Asya borsaları, Wall Street'te yaşanan dalgalı bir seansın ardından düşüşle açılmaya hazırlanıyor. Yatırımcılar, İran ile ABD arasındaki artan gerilimin yanı sıra, Mayıs ayında ABD enflasyonunun hızlanabileceğine işaret eden verilere odaklanmış durumda. Bu gelişmeler, küresel risk iştahını olumsuz etkilerken, Asya-Pasifik piyasalarında satış baskısı yaratıyor.
Gelişmenin Arka Planı
ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirimlerine ne zaman başlayacağına dair belirsizlik sürerken, yatırımcılar enflasyon verilerinden ipucu arayacak. Mayıs ayı Tüketici Fiyat Endeksi’nin (TÜFE) yıllık bazda yüzde 3.4'e yükselmesi bekleniyor. Bu oran Nisan ayında yüzde 3.4 olarak gerçekleşmişti.
Ayrıca, ABD ile İran arasındaki diplomatik gerilim, özellikle Orta Doğu’da çatışma riskini artırıyor. ABD’nin bölgedeki askeri varlığını artırması ve İran’ın nükleer faaliyetlerini hızlandırması, petrol fiyatlarında yukarı yönlü hareketliliğe neden oldu. Brent petrolün varil fiyatı 82 doların üzerinde seyrediyor.
Wall Street’te dün S&P 500 endeksi yüzde 0.3, Dow Jones Sanayi Endeksi yüzde 0.5 değer kaybetti. Teknoloji ağırlıklı Nasdaq ise yatay kapandı. Bu kayıplar, Asya borsalarında da benzer bir tabloya yol açıyor. Japonya’da Nikkei 225 vadeli işlemleri yüzde 0.8 gerilerken, Avustralya’da ASX 200 endeksi yüzde 0.5 düştü. Hong Kong Hang Seng ve Çin Şanghay Bileşik endekslerinde de satıcılı bir seans bekleniyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Asya borsalarındaki bu düşüş, küresel yatırımcıların risk iştahındaki zayıflamanın bir yansıması. Enflasyon endişeleri ve jeopolitik riskler, gelişmekte olan piyasalar başta olmak üzere tüm piyasalarda volatiliteyi artırıyor. Çin’de açıklanan imalat sanayi PMI verilerinin beklentilerin altında kalması da endişeleri besliyor. ABD’deki enflasyon verilerinin yüksek gelmesi halinde, Fed’in faiz indirimlerini daha da ertelemesi bekleniyor ki bu da küresel likiditeyi olumsuz etkileyebilir.
İran gerilimi ise bir başka risk faktörü. ABD, İran’a yönelik yeni yaptırımlar uygularken, İran da karşı hamleler yapabileceğini sinyal veriyor. Bu durum, özellikle enerji piyasalarını etkiliyor ve petrol fiyatlarındaki artış, dünya genelinde enflasyon baskılarını körüklüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Küresel piyasalardaki bu dalgalanma, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeleri de yakından ilgilendiriyor. ABD enflasyonu ve faiz politikaları, TL varlıklarının performansını doğrudan etkiliyor. Ayrıca, İran ile ABD arasındaki gerilim, Türkiye’nin enerji maliyetlerini artırabilir; zira Türkiye petrol ve doğalgaz ihtiyacının önemli bir kısmını ithal ediyor. Enerji fiyatlarındaki yükseliş, cari açığı ve enflasyonu olumsuz etkileyebilir. Diğer yandan, Türkiye’nin İran ile ticari ve diplomatik ilişkileri, bölgesel istikrar açısından kritik bir denge unsuru olarak öne çıkıyor. Yatırımcıların Türkiye’ye yönelik risk algısı, küresel konjonktürle birlikte şekillenecek.