Yarı iletken endüstrisini yakından takip edenler için, Hollandalı ASML şirketinin Çin’e EUV (aşırı ultraviyole) litografi makineleri gönderebileceği yönündeki söylentiler ve şirketin bu iddiaları yalanlaması, ilk bakışta neredeyse absürt bir tartışma gibi görünebilir. ABD’nin Çin’e yönelik teknoloji ambargosu kapsamında ASML’in EUV satışına izin vermeyeceği bilinen bir gerçekken, bu dedikoduların çıkması bile tedarik zincirindeki gerilimi gözler önüne seriyor. Söz konusu makine bir dizüstü bilgisayar boyutunda değil; onlarca ton ağırlığında, milyarlarca dolarlık bir sistem ve dünyada sadece birkaç ülkede üretilebiliyor.
EUV söylentileri ve jeopolitik arka plan
Söylentiye göre, ASML bir Çinli müşterisine EUV makinesi tedarik edebileceği sinyali vermişti. Ancak ASML CEO’su Peter Wennink ve yönetim kurulu, bu iddiaları kesin bir dille reddetti. ABD, 2023’te Hollanda ile yaptığı anlaşma kapsamında ASML’in Çin’e belirli gelişmiş litografi ekipmanlarını ihraç etmesini engellemişti. EUV, 7 nanometre ve altı çip üretiminde kullanılan en kritik teknoloji olduğu için ABD’nin Çin’in yarı iletken sektörünü hedef alan yaptırımlarının tam ortasında yer alıyor.
Çin’in bu makinelere erişiminin engellenmesi, Pekin’in yerli üretim çabalarını hızlandırmasına yol açtı. Çinli şirketler SMIC gibi firmalar aracılığıyla EUV benzeri teknolojiler geliştirmeye çalışıyor, ancak bu sürecin yıllar alacağı tahmin ediliyor. ABD ise müttefikleri Hollanda ve Japonya’yı da kapsayan bir kontrol rejimi kurarak Çin’in teknolojik sıçrama yapmasını engellemeye çalışıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu tartışma, yarı iletken tedarik zincirindeki asıl gerçeği ortaya çıkarıyor: ABD-Çin teknoloji savaşı, küresel üretim ağlarını yeniden şekillendiriyor. ASML gibi kritik bir şirket, iki süper güç arasında baskı altında. Avrupa Birliği de Çin’e karşı teknoloji transferini sınırlamak için yeni düzenlemeler hazırlıyor. Tayvan merkezli TSMC’nin ABD ve Japonya’da yeni fabrikalar kurması da bu zincirin parçası. Gelişmiş yarı iletkenler olmadan, yapay zeka, savunma sistemleri ve 5G/6G gibi stratejik sektörlerde bağımsızlık mümkün değil.
Tayvan’daki jeopolitik gerginliklerle birleşen bu rekabet, çip üretim kapasitesinin coğrafi dağılımını yeniden tanımlıyor. ABD’nin CHIPS Yasası ile yerli üretimi teşvik etmesi, Avrupa’nın da benzer adımlar atması, tedarik zincirinde çeşitlenmeyi hedefliyor. Ancak Çin’in teknolojik atılım yapma kararlılığı devam ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Yarı iletken tedarikindeki bu rekabet, Türkiye’nin savunma ve teknoloji sektörleri için kritik uyarılar içeriyor. Türkiye, milli muharip uçak KAAN ve SİHA’lar gibi projelerde ileri çip teknolojilerine bağımlı. Küresel yarı iletken pazarının iki blok arasında bölünmesi, Türkiye’nin tedarik kanallarını daraltabilir. NATO üyesi olarak ABD ve müttefikleriyle iş birliği sürerken, Çin’le de teknoloji alışverişi yapan Türkiye, bu krizden etkilenmemek için yerli çip tasarımı ve üretiminde stratejik adımlar atmalı. Kısa vadede, tedarik güvenliği sağlamak için alternatif ortaklıklar ve yatırımlar şart.