ABD Temsilciler Meclisi üyesi Demokrat Judy Chu, askeri birliklerde yaşanan taciz olaylarını ayrı bir suç kapsamında değerlendirmeyi amaçlayan yeni bir yasa tasarısı sundu. California Temsilcisi Chu’nun uzun süredir üzerinde çalıştığı bu girişim, Savunma Bakanı Pete Hegseth’in geçen yıl daha sert askeri eğitim çağrısı yapmasının ardından yeniden gündeme geldi. Tasarı, özellikle son yıllarda artan taciz iddiaları ve orduda yaşanan güven sorunlarına karşı kapsamlı bir hukuki çözüm getirmeyi hedefliyor.
Tasarının İçeriği ve Gerekçesi
Tasarı, askeri personelin birbirine uyguladığı fiziksel veya psikolojik tacizi, mevcut askeri ceza kanunundan bağımsız olarak ayrı bir suç maddesiyle tanımlıyor. Yasa tasarısına göre, taciz eylemleri artık yalnızca askeri disiplin cezaları kapsamında değil, aynı zamanda sivil ceza hukuku çerçevesinde de değerlendirilecek. Judy Chu, yaptığı açıklamada, “Askeri taciz, ordumuzun temel değerlerine aykırıdır ve kurbanları yıllarca etkileyen derin yaralar açar. Bu tasarı, tacizcilerin hesap vermesini sağlayarak caydırıcılığı artıracaktır” ifadelerini kullandı.
Tasarının hazırlanmasında, ABD ordusunda geçmişte yaşanan ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran birçok taciz vakası etkili oldu. Özellikle 2020 ve 2021 yıllarında Fort Hood üssünde yaşanan bir dizi taciz ve cinayet olayı, ordunun tacizle mücadele mekanizmalarını sorgulatmıştı. Chu’nun daha önce de benzer düzenlemeler için girişimlerde bulunduğu ancak yeterli desteği alamadığı biliniyor. Savunma Bakanı Pete Hegseth’in geçen yıl Kongre’de yaptığı konuşmada, “Ordumuzun savaşa hazır olması için sert eğitim şarttır, ancak bu sertlik tacizi meşrulaştırmamalıdır” sözleri, yasa tasarısının yeniden gündeme gelmesinde önemli bir rol oynadı. Tasarı, silahlı kuvvetler içindeki taciz olaylarına sıfır tolerans politikasının bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Kongre’deki Destek ve Muhalefet
Tasarıya Demokrat Parti içerisinden geniş destek gelirken, Cumhuriyetçi kanattan farklı sesler yükseliyor. Bazı Cumhuriyetçi üyeler, yeni düzenlemenin askeri disiplini zayıflatacağını ve komutanların yetkilerini kısıtlayacağını savunuyor. Kentucky Temsilcisi Thomas Massie, konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Askeri birliklerin kendi iç düzenlemeleri varken, sivil mahkemelerin müdahalesi emir-komuta zincirini bozabilir” dedi. Ancak tasarı, askeri taciz mağdurlarının haklarını savunan sivil toplum kuruluşlarından tam not aldı. Askeri Adalet İzleme Grubu’nun raporuna göre, ABD ordusunda her yıl binlerce taciz vakası bildiriliyor, ancak bunların yalnızca küçük bir kısmı yargıya taşınabiliyor. Yeni düzenleme, mağdurların şikayet süreçlerini kolaylaştırmayı ve adalete erişimi hızlandırmayı amaçlıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD’de askeri tacizin ayrı bir suç haline getirilmesi, Türk Silahlı Kuvvetleri’nde de benzer düzenlemelerin tartışılmasına zemin hazırlayabilir. Türkiye’de özellikle askeri okullarda ve kışlalarda yaşanan taciz olayları zaman zaman gündeme gelirken, bu tür suçların cezalandırılması askeri disiplin kuralları çerçevesinde yürütülüyor. ABD örneği, Türkiye’nin askeri mevzuatında taciz suçlarının daha net tanımlanması ve sivil yargı denetimine açılması yönünde bir model oluşturabilir. Ayrıca, iki ülke arasındaki askeri iş birliği ve ortak tatbikatlar göz önüne alındığında, benzer standartların NATO müttefikleri arasında uyumlaştırılması, gelecekteki iş birliklerinin hukuki zeminini güçlendirebilir. Bu gelişme, Türkiye’nin askeri personel hakları ve insan onurunu koruma konusundaki uluslararası sözleşmelere uyum çabalarıyla da örtüşüyor.