Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) ülkeleri, işletmeler ve tüketiciler için sınır ötesi dijital ekonomiyi kolaylaştırmayı amaçlayan bir anlaşma üzerinde çalışıyor. Ancak analistlere göre, bu hedefe ulaşmak büyük ölçüde hükümetlerin kendi iç yasalarını önerilen anlaşma çerçevesinde uyumlu hale getirip getiremeyeceğine bağlı. Anlaşmanın önümüzdeki dönemde imzalanması planlanıyor.
Dijital Ekonomi Çerçevesi Anlaşması Nedir?
ASEAN Dijital Ekonomi Çerçevesi Anlaşması (DEFA), üye ülkeler arasında dijital ticaretin önündeki engelleri kaldırmayı ve bölgesel dijital entegrasyonu derinleştirmeyi hedefliyor. Anlaşma kapsamında elektronik işlemler, dijital ödemeler, veri akışları ve çevrimiçi tüketici koruması gibi alanlarda ortak kurallar belirlenmesi öngörülüyor. ASEAN'ın 2025 yılına kadar imzalanması planlanan bu anlaşma, bölgenin dijital ekonomisini 1 trilyon dolara taşıma hedefinin kritik bir parçası olarak görülüyor.
Ancak her üye ülkenin kendi veri yerelleştirme politikaları, siber güvenlik yasaları ve elektronik ticaret düzenlemeleri bulunuyor. Endonezya, Vietnam ve Tayland gibi ülkelerde verilerin ülke içinde tutulmasını zorunlu kılan düzenlemeler, sınır ötesi veri akışını kısıtlıyor. Bu farklılıklar, şirketlerin bölgede tek bir dijital pazar gibi faaliyet göstermesini zorlaştırıyor.
Ulusal Yasaların Uyumlaştırılması Zorluğu
Analistler, DEFA'nın başarısının üye ülkelerin kendi mevzuatlarını anlaşma hükümleriyle uyumlu hale getirmesine bağlı olduğunu vurguluyor. Singapur merkezli düşünce kuruluşu ISEAS-Yusof Ishak Enstitüsü'nden bir uzman, "Anlaşma kağıt üzerinde kapsamlı görünüyor, ancak uygulama aşamasında ulusal çıkarlar ve bürokratik direnç devreye girebilir" değerlendirmesinde bulundu. Özellikle veri akışları konusunda ülkelerin güvenlik endişeleri ön plana çıkıyor.
Dijital ekonomi anlaşması, ASEAN'ın 2025 vizyonu kapsamında öncelikli alanlardan biri. Bölgede e-ticaret hızla büyüyor; Google, Temasek ve Bain & Company'nin raporuna göre Güneydoğu Asya'nın dijital ekonomisi 2023'te 218 milyar dolara ulaştı ve 2030'a kadar 600 milyar doları aşması bekleniyor. Ancak bu potansiyelin açığa çıkması için sınır ötesi işlemlerin kolaylaşması gerekiyor.
DEFA müzakerelerinde e-ticaret, dijital ödemeler, veri akışları ve dijital kimlik gibi konular masada. Ancak ülkelerin farklı yaklaşımları, özellikle veri yerelleştirme ve siber güvenlik konularında anlaşmayı zorlaştırıyor. Örneğin, Vietnam'ın siber güvenlik yasası, yerel sunucularda veri depolamayı zorunlu kılıyor. Endonezya ise belirli sektörlerde veri yerelleştirme şartı getirmiş durumda.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ASEAN'ın dijital ekonomi entegrasyonu, sadece bölge için değil, küresel ticaret için de önemli. Bölge, ABD-Çin teknoloji rekabetinin ortasında kalırken, dijital kuralların belirlenmesi jeopolitik bir boyut da taşıyor. Çin'in Dijital İpek Yolu projesi ve ABD'nin Hint-Pasifik ekonomik çerçevesi, ASEAN ülkelerini farklı standartlar arasında seçim yapmaya zorluyor. DEFA, ASEAN'ın kendi dijital standartlarını oluşturma çabası olarak da okunabilir.
Anlaşmanın imzalanması halinde bile, uygulama ve uyum süreci yıllar alabilir. ASEAN'ın karar alma mekanizması konsensüs temelli olduğu için, her üye ülkenin onayı gerekiyor. Bu da süreci yavaşlatabilir. Analistler, öncelikle dijital ticareti kolaylaştıracak somut adımların atılması gerektiğini belirtiyor.
Öte yandan, özel sektör DEFA'dan büyük beklentiler içinde. Bölgede faaliyet gösteren teknoloji şirketleri, tek bir dijital pazarın oluşmasının maliyetleri düşüreceğini ve inovasyonu hızlandıracağını savunuyor. Ancak hükümetlerin veri egemenliği konusundaki hassasiyeti, iş dünyasının beklentileriyle çatışabiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ASEAN'ın dijital ekonomi entegrasyonu, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de küresel dijital ticaret kurallarının şekillenmesi açısından dolaylı etkiler yaratabilir. Türkiye, son yıllarda dijital hizmet vergisi ve veri yerelleştirme düzenlemeleriyle kendi dijital egemenlik alanını genişletiyor. ASEAN'ın veri akışları ve ulusal yasalar arasındaki denge arayışı, Türkiye'nin AB ile dijital ticaret müzakerelerinde ve DTÖ çerçevesindeki pozisyonuna emsal oluşturabilir. Ayrıca, Türk teknoloji şirketlerinin Güneydoğu Asya pazarına açılımı, bölgesel dijital kuralların netleşmesiyle hızlanabilir. Ancak şu aşamada somut bir yansıma beklenmiyor.