Arkansas eyaleti, federal gıda yardımı programı SNAP (Supplemental Nutrition Assistance Program) kapsamında şekerleme ve gazlı içecek alımını yasaklama kararını, geçtiğimiz hafta bir federal mahkemenin benzer bir yasağı askıya almasına rağmen uygulamaya koyma niyetini açıkladı. Vali Sarah Huckabee Sanders liderliğindeki eyalet yönetimi, sağlıklı beslenmeyi teşvik etmek ve obezite oranlarını düşürmek amacıyla 2023 yazında yürürlüğe giren yasanın, mahkeme kararının ardından revize edilmiş bir versiyonunu hayata geçirecek. Bu adım, eyaletlerin federal yardım programları üzerindeki yetki sınırlarını ve beslenme politikalarını yeniden tartışmaya açtı.
Yasağın arka planı ve mahkeme süreci
Arkansas, Nisan 2023'te kabul ettiği yasayla SNAP yararlanıcılarının şekerleme, sakız, dondurma, gazlı içecek ve benzeri yüksek kalorili gıdaları satın almasını engellemeyi hedeflemişti. Eyalet, bu ürünlerin 'temel besin kategorisine' girmediğini ve obezite, diyabet gibi kronik hastalıkları artırdığını savundu. Ancak, federal yargıç Lee Rudofsky, Aralık ayında verdiği kararda, yasağın USDA'nın (Tarım Bakanlığı) program üzerindeki yetkisini ihlal ettiği gerekçesiyle yürürlüğü durdurdu. Mahkeme, eyaletlerin yalnızca USDA'dan özel izin alması halinde kısıtlama getirebileceğine hükmetti.
Buna rağmen, Arkansas Sağlık Bakanlığı, USDA ile müzakerelerin sürdüğünü ve yeni bir düzenleme paketi hazırlandığını duyurdu. Vali Sanders, 'Ailelerin sağlıklı tercihler yapmasını istiyoruz. Federal hükümetin bu konuda adım atmaması üzücü, ancak biz kendi yolumuzu çizeceğiz.' ifadelerini kullandı. Eyalet, yasağın 'eğitim ve teşvik' bileşeniyle birlikte uygulanmasını planlıyor; örneğin, yararlanıcıların meyve-sebze alımında ek indirimler alması gibi.
Bölgesel ve küresel boyut
SNAP kısıtlamaları, ABD'de uzun süredir tartışılan bir konu. Birçok muhafazakâr eyalet, programın maliyetini kontrol altına almak ve sağlık harcamalarını azaltmak için benzer düzenlemeler önermişti. Ancak, gıda endüstrisi ve sivil toplum kuruluşları, bu tür yasakların düşük gelirli aileleri damgalayacağını ve gıda güvenliğini tehdit edeceğini savunuyor. Küresel ölçekte, şeker tüketiminin azaltılmasına yönelik politikalara (örneğin Meksika'daki şekerli içecek vergisi veya İngiltere'deki şeker vergisi) kıyasla bu yaklaşım daha doğrudan bir müdahale niteliği taşıyor.
Arkansas'ın bu adımı, diğer eyaletler için de emsal teşkil edebilir. Tennessee, Mississippi ve Louisiana gibi komşu eyaletler de benzer yasakları değerlendiriyor. Eğer Arkansas başarılı olursa, federal düzeyde USDA'nın program kurallarının yeniden gözden geçirilmesi gündeme gelebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin gıda yardımı ve sosyal politika uygulamalarıyla doğrudan ilgili olmasa da, sağlıklı beslenme teşvikleri ve bütçe yönetimi bağlamında önemli bir örnek oluşturuyor. Türkiye'de de benzer şekilde, sosyal yardım programları (örneğin, SYDV) kapsamında gıda yardımlarının içeriği tartışılmaktadır. ABD'deki bu yasaklama girişimi, harcamaların hedeflenmesi ve beslenme kalitesinin artırılması açısından dikkat çekici. Ancak, mahkemenin müdahalesi, Türkiye'deki idari yargı süreçleriyle kıyaslandığında, yürütme ve yargı arasındaki dengeyi göstermesi bakımından da değerlendirilebilir. Küresel gıda politikalarındaki bu eğilim, Türkiye'nin kendi programlarında benzer reformlara ilham verebilir.