Arjantin Merkez Bankası Başkanı Santiago Bausili, geçtiğimiz günlerde Şanghay'da Çin Merkez Bankası yetkilileriyle bir araya geldi. Bu görüşme, Buenos Aires yönetiminin Washington'un baskılarına rağmen Pekin ile finansal bağlarını yeniden güçlendirme yönünde attığı en somut adım olarak değerlendiriliyor. Görüşmenin detayları henüz kamuoyuyla paylaşılmazken, iki taraf arasında daha önce askıya alınan para takası (swap) anlaşmasının yeniden canlandırılması için zemin yoklandığı belirtiliyor. Arjantin, döviz rezervlerini desteklemek ve ekonomik krizle mücadele etmek için Çin ile swap hattından yaklaşık 5 milyar dolar kullanmış, ancak ABD'nin diplomatik girişimleri sonucu bu hattı kapatmayı kabul etmişti. Şimdi ise Bausili'nin ziyareti, Arjantin'in bu kararından geri adım attığı şeklinde yorumlanıyor.
Swap hattının kısa tarihi: ABD baskısı ve Arjantin'in manevraları
Arjantin ile Çin arasındaki swap anlaşması, ilk olarak 2009 yılında imzalanmıştı. Anlaşma, Arjantin'in Çin yuanı karşılığında peso vermesini ve böylece döviz rezervlerini artırmasını sağlıyordu. Ancak 2023 yılında, Arjantin'in o dönemki hükümeti Washington'un yoğun baskısıyla karşılaştı. ABD Hazine Bakanlığı, swap hattının Arjantin'in IMF ile olan anlaşmasını zayıflattığını ve dolarizasyon sürecini baltaladığını öne sürerek Buenos Aires'i bu hattan çıkmaya ikna etti. Arjantin, 2023 sonunda swap hattını kullanmayı durdurdu ve bazı yuan cinsinden varlıklarını dolara çevirdi. Ancak ülkenin ekonomik durumu kötüleşmeye devam edince, yeni hükümet 2024'te Çin'e yeniden yanaşmak zorunda kaldı. Bausili'nin Şanghay ziyareti, bu sürecin en somut işareti olarak kayıtlara geçti.
Uzmanlar, Arjantin'in swap hattını yeniden aktif hale getirmek için Çin ile müzakereleri hızlandırdığını belirtiyor. Görüşmelerde, anlaşmanın vadesinin uzatılması ve kullanım limitinin artırılması gibi konuların ele alındığı tahmin ediliyor. Arjantin Merkez Bankası'nın resmi açıklamasında ise görüşmenin "iki ülke arasındaki finansal iş birliğini güçlendirme çerçevesinde" gerçekleştiği belirtilirken, swap hattına doğrudan atıf yapılmadı. Bu durum, Arjantin'in ABD'yi rahatsız etmemek için temkinli bir dil kullandığı şeklinde yorumlanıyor.
Küresel yansımalar: Dolar hegemonyasına meydan okuma
Arjantin'in Çin ile swap hattını yeniden canlandırma girişimi, sadece iki ülke arasındaki ikili ilişkiler açısından değil, küresel finans sistemin geleceği açısından da önem taşıyor. Çin, son yıllarda yuanın uluslararasılaşması için yoğun çaba harcıyor. Arjantin gibi krizdeki ülkelere swap hatları açarak, hem kendi para birimine olan talebi artırıyor hem de doların egemenliğine alternatif yaratıyor. ABD ise bu gelişmeleri yakından takip ediyor. Washington, Çin'in bu hamlelerinin küresel finansal istikrarı bozabileceğini ve dolara olan güveni sarsabileceğini düşünüyor. Arjantin örneği, Latin Amerika'da Çin'in artan etkisinin bir göstergesi olarak da okunabilir. Brezilya ve Şili gibi ülkeler de Çin ile swap anlaşmaları imzalamış durumda. Bu durum, ABD'nin geleneksel etki alanında Çin'in alternatif bir finansal mimari kurma çabası olarak değerlendiriliyor.
Bölgesel düzeyde, Arjantin'in swap hattına geri dönmesi, diğer Latin Amerika ülkeleri için de emsal teşkil edebilir. Özellikle yüksek enflasyon ve döviz sıkıntısı çeken ülkeler, Arjantin'in bu adımını yakından izliyor. Çin ise bu fırsatı değerlendirerek bölgedeki nüfuzunu artırmayı hedefliyor. Ancak Arjantin'in swap hattını kullanırken IMF ile uyumlu hareket etmek zorunda olduğu unutulmamalı. IMF, Arjantin'e 44 milyar dolarlık bir kredi programı yürütüyor ve programın şartları, swap gibi alternatif finansman kaynaklarını kısıtlıyor. Dolayısıyla, Arjantin'in Çin ile anlaşmayı sonuçlandırması halinde, IMF ile yeni bir uyum süreci başlatması gerekebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Arjantin'in Çin ile swap hattını yeniden canlandırma girişimi, Türkiye için de benzer bir deneyimi akla getiriyor. Türkiye, 2020-2023 yılları arasında Çin ile swap anlaşmaları yaparak döviz rezervlerini desteklemiş, ancak ABD'nin itirazları nedeniyle bu anlaşmaların kapsamını daraltmak zorunda kalmıştı. Şimdi Arjantin'in yaşadığı ikilem, Türkiye'nin de karşı karşıya olduğu bir stratejik tercihi yansıtıyor: Bir yanda küresel finansal sisteme entegrasyon ve ABD ile ilişkiler, diğer yanda Çin ile artan ticari ve finansal bağlar. Arjantin'in swap hattına dönüşü, Türkiye için de bu hattın yeniden müzakere edilmesi ihtimalini gündeme getirebilir. Ancak Türkiye'nin Arjantin'e kıyasla daha güçlü IMF ilişkisi ve NATO üyeliği gibi faktörler, Çin ile finansal iş birliğini sınırlandırabilir. Bu gelişme, küresel jeopolitik dengelerde Çin'in artan rolünü ve dolar hegemonyasına alternatif arayışlarını göstermesi açısından Türkiye için de önemli bir emsal niteliği taşıyor.