Apple CEO'su Tim Cook'un mikroçip maliyetlerindeki artışı gerekçe göstererek fiyat artışlarının 'kaçınılmaz' olduğunu söylemesinin hemen ardından, yarı iletken üreticilerinin ağırlıkta olduğu Güney Kore ve Tayvan borsaları tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı. Cook, şirketin son çeyrek bilanço açıklamasında, tedarik zincirindeki darboğazların ve artan hammadde fiyatlarının ürünlerin nihai fiyatına yansıyacağını belirtmişti. Bu açıklama, küresel çip krizinin sadece teknoloji şirketlerini değil, aynı zamanda yarı iletken üretiminin kalbi olan Doğu Asya ekonomilerini de nasıl etkilediğini bir kez daha gözler önüne serdi.
Arka plan: Çip krizi ve Apple'ın stratejisi
Küresel çip kıtlığı, pandemi döneminde artan talep ve üretim kapasitelerinin yetersizliği nedeniyle 2020 sonlarından bu yana devam ediyor. Apple, dünyanın en büyük çip alıcılarından biri olarak, iPhone, iPad ve Mac ürün gruplarında bu krizden doğrudan etkileniyor. Cook, özellikle TSMC (Tayvan Yarı İletken İmalat Şirketi) ve diğer tedarikçilerden sağlanan gelişmiş işlemcilerin maliyetinin arttığını vurguladı. Apple'ın daha önce tüketiciye yansıtmamak için çaba gösterdiği bu maliyetler, artık şirketin kâr marjlarını zorlamaya başladı. Cook'un 'kaçınılmaz' ifadesi, bu nedenle piyasalar tarafından bir fiyat artışı sinyali olarak algılandı. Ancak ilginç olan, Apple'ın zam haberiyle birlikte yarı iletken üreticilerinin hisselerinin değer kazanması oldu. Bu, yatırımcıların çip talebinin güçlü kalmaya devam edeceğine dair bir işaret olarak yorumlandı.
Bölgesel ve küresel boyut: Güney Kore ve Tayvan'da rekorlar
Cook'un açıklamalarının ardından, Güney Kore'nin KOSPI endeksi yüzde 1,5 artışla tarihi bir zirveye ulaştı. Özellikle Samsung Electronics ve SK Hynix gibi yarı iletken devlerinin hisseleri yükseldi. Tayvan'da ise Taiex endeksi, TSMC'nin hisselerindeki yüzde 2'lik artış sayesinde rekor kırdı. Bu durum, küresel çip pazarının ne kadar Asya'ya bağımlı olduğunu gösteriyor. Dünyanın en büyük yarı iletken üreticileri olan TSMC ve Samsung, Apple'ın en büyük tedarikçileri konumunda. Analistler, çip talebinin önümüzdeki yıllarda da artacağını, bu nedenle de bu bölgelerdeki ekonomik büyümenin devam edeceğini öngörüyor. Ancak, bu durumun bir dezavantajı da var: Çip fiyatlarındaki artış, nihai tüketiciye yansıdığında enflasyonist baskıları artırabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Küresel çip krizi ve Apple'ın zam kararı, Türkiye'deki tüketicileri de doğrudan etkileyecek. Türkiye, yarı iletken üretiminde önemli bir oyuncu olmasa da, teknoloji ürünlerinin büyük bir kısmını ithal ediyor. Apple ürünlerine gelecek olası zamlar, zaten yüksek olan elektronik fiyatlarını daha da yukarı çekebilir. Döviz kuru ve enflasyonla mücadele eden Türkiye ekonomisi için bu ek bir yük anlamına geliyor. Aynı zamanda, çip krizi otomotiv ve beyaz eşya gibi diğer sektörleri de vurduğu için, Türkiye'nin bu alanlardaki üretim ve ihracatını da olumsuz etkileyebilir. Orta vadede, Türkiye'nin çip tedarikinde alternatif kaynaklar bulması veya yerli üretim kapasitesini artırması gerekebilir.