İngiltere'nin rekabet düzenleyicisi Rekabet ve Piyasalar Kurumu (CMA), Apple'ın iPhone'lardaki temassız ödeme (tap-to-pay) teknolojisi üzerindeki kontrolünü kırmak için yasal süreç başlatmaya hazırlanıyor. Kurum, Büyük Teknoloji şirketini rakip ödeme sağlayıcılarının dijital cüzdan teknolojisine erişmesine izin vermeye zorlamayı planlıyor. Bu hamle, Apple'ın mobil ödeme pazarındaki hakimiyetine yönelik Avrupa genelinde artan baskının bir parçası.
Rekabet kurumunun hamlesi ve arka planı
CMA, uzun süredir Apple'ın iPhone'larda NFC (Yakın Alan İletişimi) teknolojisini yalnızca kendi Apple Pay hizmetine açmasını rekabet ihlali olarak değerlendiriyor. Kurum, bu uygulamanın üçüncü taraf ödeme sağlayıcılarının pazara girişini engellediğini ve tüketici seçeneklerini sınırladığını savunuyor. Apple ise güvenlik ve gizlilik gerekçeleriyle bu kontrolü savunuyor; şirket, NFC çipine erişimin kötüye kullanılabileceğini ve kullanıcı verilerinin risk altına girebileceğini belirtiyor.
İngiltere'deki dava, Apple'ın Avrupa Birliği'nde Dijital Piyasalar Yasası (DMA) kapsamında aldığı kararlarla paralellik taşıyor. AB, Mart 2024'te yürürlüğe giren DMA ile Apple'ı iPhone'larda alternatif uygulama mağazalarına ve ödeme sistemlerine izin vermeye zorlamıştı. Apple, AB düzenlemelerine uyum sağlamak için bazı adımlar atmış olsa da, İngiltere'nin Brexit sonrası kendi rekabet rejimini uygulamaya koyması, şirket için yeni bir cephe açılması anlamına geliyor.
CMA'nın resmi bir soruşturma başlatması ve ardından Apple'a karşı ihlal kararı alması durumunda, şirket ciddi para cezalarıyla karşılaşabilir. İngiliz rekabet hukuku, ihlal eden şirketlere küresel cirosunun yüzde 10'una varan cezalar öngörüyor. Apple'ın yıllık cirosu göz önüne alındığında bu, milyarlarca dolarlık bir yaptırım anlamına gelebilir.
Küresel boyut ve sektör etkileri
Apple'ın mobil ödeme pazarındaki hakimiyeti, dünya genelinde rekabet otoritelerinin dikkatini çekmiş durumda. ABD'de Adalet Bakanlığı ve Federal Ticaret Komisyonu da benzer soruşturmalar yürütüyor. Avustralya, Hollanda ve Güney Kore gibi ülkelerde de Apple'ın NFC erişimine yönelik incelemeler var. Bu gelişmeler, dijital ödeme ekosisteminin yeniden şekillenebileceğine işaret ediyor.
Apple Pay, 2014'teki lansmanından bu yana hızla büyüdü ve şu anda dünya genelinde yüz milyonlarca kullanıcıya ulaştı. Şirket, bu hizmet üzerinden işlem başına küçük bir komisyon alıyor ve bu da önemli bir gelir kalemi oluşturuyor. Rakip ödeme sağlayıcılarının NFC'ye erişebilmesi, Apple'ın bu gelir modelini sarsabilir ve bankaların, fintech şirketlerinin kendi temassız ödeme çözümlerini sunmasının önünü açabilir.
Uzmanlar, İngiltere'deki davanın küresel bir emsal teşkil edebileceğini belirtiyor. Eğer CMA başarılı olursa, diğer ülkelerdeki düzenleyiciler de benzer adımlar atabilir. Bu da Apple'ın iş modelinde önemli bir değişikliğe yol açabilir. Öte yandan, Apple'ın güvenlik gerekçeleri, düzenleyicilerin karşılaşacağı en büyük zorluklardan biri olarak öne çıkıyor. Şirket, NFC erişiminin güvenli bir şekilde nasıl sağlanacağı konusunda teknik çözümler sunabilir, ancak bu süreç zaman alabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Apple'ın mobil ödeme teknolojisine yönelik bu düzenleyici baskı, Türkiye'deki dijital ödeme pazarını da yakından ilgilendiriyor. Türkiye'de Apple Pay henüz resmi olarak faaliyet göstermiyor; ancak yerli ödeme sistemleri ve bankalar, temassız ödemelerde kendi çözümlerini geliştiriyor. İngiltere'deki dava, Türkiye'nin de dahil olduğu küresel bir eğilimin parçası: dijital platformların rekabet kurallarına uyumu. Türkiye'de Rekabet Kurumu, son yıllarda teknoloji devlerine yönelik soruşturmalarını artırdı. Eğer Apple, İngiltere'de NFC erişimine izin vermek zorunda kalırsa, bu uygulama Türkiye dahil diğer pazarlara da yayılabilir ve yerli ödeme sağlayıcılarının rekabet gücünü artırabilir. Ayrıca, Türkiye'nin kendi dijital para birimi ve ödeme sistemleri projeleri için de bir emsal oluşturabilir.