Apollo Global Management Başekonomisti Torsten Slok, dizel fiyatlarındaki hızlı yükselişin enflasyon üzerinde yukarı yönlü risk oluşturduğunu ancak Federal Reserve'in (Fed) bu etkiyi Tüketici Fiyat Endeksi'nde (TÜFE) enerji kalemi dışında görebileceği için hesaba katmayabileceğini belirtti. Slok, Bloomberg Surveillance programında yaptığı değerlendirmede, “Bu aslında TÜFE sepetinde enerji satırından ziyade başka alanlara yansıyor” dedi.
Dizel Fiyatlarındaki Artışın Arka Planı
Dizel fiyatları, ham petrol fiyatlarındaki dalgalanmalara ek olarak rafineri kapasitesi, mevsimsel talep ve jeopolitik risklerden etkileniyor. Son dönemde küresel ekonomik toparlanma ve lojistik talebindeki artış, dizel talebini yükseltti. Özellikle ABD'de stok seviyelerinin düşük seyretmesi fiyatları yukarı çekiyor. Slok'un uyarısı, enerji maliyetlerindeki artışın sadece akaryakıt istasyonlarındaki fiyatlarla sınırlı kalmayıp, taşımacılık, üretim ve gıda gibi geniş bir yelpazede maliyet baskısı yarattığına işaret ediyor.
Fed'in enflasyon hedeflemesinde enerji fiyatları genellikle geçici faktörler olarak görülüp çekirdek enflasyondan dışlanır. Ancak Slok, dizel maliyetlerinin nakliye ve diğer sektörler üzerinden çekirdek enflasyona sızabileceğini vurguluyor. Bu durum, Fed'in faiz politikasını belirlerken enerji kaynaklı enflasyonu göz ardı etme riskini artırıyor.
Bloomberg'in haberine göre Slok, “Eğer dizel fiyatları yüksek kalırsa, bu durum enflasyonun düşüş trendini yavaşlatabilir ve Fed'in daha uzun süre sıkı kalmasına neden olabilir” ifadelerini kullandı. Uzmanlar, dizel fiyatlarındaki artışın küresel ticaret ve tedarik zincirleri üzerinde ek maliyetler yaratabileceğini belirtiyor.
Küresel ve Bölgesel Boyut
Dizel fiyatlarındaki yükseliş sadece ABD ile sınırlı değil; Avrupa ve Asya'da da benzer bir eğilim gözleniyor. Avrupa'da doğal gaz fiyatlarındaki dalgalanmalar ve Rusya-Ukrayna savaşı sonrası enerji arz güvenliği endişeleri dizel talebini artırıyor. Çin'de ekonomik teşviklerin altyapı harcamalarını desteklemesi, dizel talebini yükselten bir diğer faktör.
Küresel ölçekte dizel, ağır vasıta taşımacılığının belkemiği olduğu için fiyat artışları enflasyon üzerinde doğrudan ve dolaylı etkiler yaratıyor. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) verilerine göre, dizel talebi pandemi sonrası toparlanma sürecinde güçlü seyrediyor. Arz tarafında ise rafineri yatırımlarının yetersizliği ve bazı rafinerilerin kapanması arzı kısıtlıyor.
Fed'in yanı sıra Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve diğer merkez bankaları da enerji kaynaklı enflasyon baskılarıyla karşı karşıya. Eğer dizel fiyatları yüksek kalırsa, merkez bankalarının faiz indirim döngülerini geciktirmesi söz konusu olabilir. Bu da küresel ekonomik büyümeyi olumsuz etkileyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ihtiyacının büyük bölümünü ithal ettiği için dizel fiyatlarındaki artış doğrudan cari açık ve enflasyon üzerinde baskı oluşturur. Akaryakıt fiyatlarındaki yükseliş, taşımacılık ve lojistik maliyetlerini artırarak iç piyasada fiyatları yukarı çeker. Ayrıca, Fed'in faiz politikasını daha uzun süre sıkı tutması, gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akımlarını ve TL üzerindeki baskıyı etkileyebilir. Türkiye'nin enerji ithalat faturası artarken, Merkez Bankası'nın enflasyonla mücadelesi zorlaşabilir. Bu gelişme, Türkiye'nin enerji arz güvenliği ve ekonomik istikrarı açısından yakından takip edilmelidir.