Bir terapist, annelerin eşleri eve döndüğünde yaşadığı 'garip' duygusal kaymayı açıklıyor. Uzmana göre, eşin kısa bir duş alması veya tuvalete gitmesi bile annelerde tetikleyici bir etki yaratabiliyor; çünkü bu eylemler, eşin özgürce yalnız kalma fırsatına sahip olduğunu hatırlatıyor. Bu durum, annelerin üzerindeki sürekli bakım yükünü ve kendilerine zaman ayıramamayı vurguluyor.
Gelişmenin Arka Planı
Terapist, annelerin bu duygusal kayma deneyimini açıklarken, eşlerin eve gelmesiyle birlikte annelerin sorumluluklarının azalmayıp aksine arttığını belirtiyor. Eşin varlığı, annelerin çoğu zaman farkında olmadan çocuk bakımı ve ev işlerindeki birincil sorumluluklarını hafifletmiyor; aksine, eşin rahatlama anları annelere kendi dinlenme eksikliklerini hatırlatıyor. Bu durum, modern aile yapısındaki cinsiyet rollerinin ve ev içi iş bölümünün derin bir yansıması olarak görülüyor.
Araştırmalar, kadınların hâlâ ev işi ve çocuk bakımının büyük kısmını üstlendiğini gösteriyor. Örneğin, 2023'te yapılan bir TIME dergisi anketi, kadınların erkeklere kıyasla günde ortalama 2 saat daha fazla ücretsiz ev işi yaptığını ortaya koydu. Bu eşitsizlik, annelerin eşleri evdeyken bile sürekli "tetikte" olma hissini besliyor.
Bölgesel veya Küresel Boyut
Bu fenomen yalnızca belirli bir ülkeye özgü değil; küresel bir annelik deneyimini yansıtıyor. Gelişmiş ülkelerde bile, babaların ev içi sorumluluklara katılımı artsa da, anneler hâlâ duygusal emek ve çocuk bakımının merkezinde yer alıyor. Terapistler, bu durumun annelerin ruh sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğini belirtiyor: tükenmişlik, kaygı ve çiftler arasında gerginlik. Uzmanlar, çiftlerin bu dinamiği fark etmesi ve daha adil bir iş bölümü oluşturması gerektiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de kadınlar ev işi ve çocuk bakımında birincil sorumlu olarak görülüyor. TÜİK verileri, kadınların erkeklere kıyasla günde 4 saat daha fazla ücretsiz ev işi yaptığını gösteriyor. Bu durum, annelerin eşleri eve geldiğinde benzer bir stres yaşama olasılığını yükseltiyor. Türkiye'de kadın istihdamı oranı düşük olduğundan, ev hanımı anneler üzerindeki baskı daha da yoğun olabiliyor. Bu araştırma, Türkiye'de toplumsal cinsiyet rollerinin yeniden düşünülmesi ve ev içi emeğin değerinin anlaşılması açısından önemli bir farkındalık yaratıyor.