PARİS (AA) - Fransa'da aşırı sağcı Marine Le Pen'in 2027 cumhurbaşkanlığı seçimini kazanma ihtimali, bir temyiz mahkemesinin bu hafta AB fonlarını zimmetine geçirme suçundan aldığı mahkumiyet kararını onamasına rağmen oldukça yüksek. İki ayrı kamuoyu yoklaması, Le Pen'in seçimlerin favorisi olarak kaldığını gösteriyor.
Mahkumiyet Kararı ve Siyasi Etkisi
Fransız temyiz mahkemesi, Le Pen'in Avrupa Parlamentosu'ndaki yardımcılarına ödenen AB fonlarını partisi Ulusal Birlik'in (RN) faaliyetleri için kullanması nedeniyle 2021'de verilen mahkumiyet kararını bu hafta onadı. Karar, Le Pen'in üç yıl süreyle kamu görevinden men edilmesini ve 300 bin avro para cezası ödemesini öngörüyor. Ancak Le Pen, kararı siyasi bir kumpas olarak nitelendirerek temyize başvuracağını açıkladı. Uzmanlar, Le Pen'in seçmen kitlesinin bu karara rağmen kendisine sadık kaldığını belirtiyor.
Anketlere göre seçmenlerin yalnızca yüzde 28'i Le Pen'in mahkumiyet kararının onanmasını seçim tercihlerini etkileyecek bir faktör olarak görüyor. Le Pen'in tabanı, kararı 'derin devlet' ve 'küreselci elitler' tarafından bir engelleme girişimi olarak algılıyor. Bu durum, Le Pen'in mağduriyet söylemini güçlendiriyor ve seçmen sadakatini pekiştiriyor. Kararın siyasi etkisi, Le Pen'in adaylığının resmen engellenmemiş olmasıyla sınırlı kalıyor; ancak kamu görevinden men cezası kesinleşirse, 2027 seçimlerine katılamayabilir.
Seçim Dinamikleri ve Rakip Senaryolar
İki farklı anket kuruluşu, Le Pen'in merkez sağ ve merkez sol rakiplerine karşı açık ara önde olduğunu ortaya koyuyor. IFOP anketine göre Le Pen, ilk turda oyların yüzde 32'sini alırken, ikinci turda herhangi bir rakibi karşısında en az yüzde 52 oyla kazanıyor. CSA anketi ise Le Pen'in yüzde 30,5 oy oranıyla birinci çıktığını, ikinci turda ise yüzde 55-45 gibi bir farkla galip geldiğini gösteriyor. Le Pen'in en güçlü rakibi olarak görülen merkez sağ adayı Edouard Philippe, oyların yüzde 22'sini alırken, solun birleşik adayı ise yüzde 18'de kalıyor. Macron'un halefi olarak görülen isimler ise yüzde 10'un altında seyrediyor.
Le Pen'in seçim başarısı, Fransız seçmeninin göç, güvenlik ve ekonomik milliyetçilik konularındaki endişelerine dayanıyor. Le Pen, bu konulardaki söylemleriyle işçi sınıfı ve kırsal kesimde güçlü destek buluyor. Ancak kararın kesinleşmesi halinde, Le Pen'in adaylığının hukuken engellenmesi RN'yi krize sürükleyebilir ve parti içinde genç lider Jordan Bardella'nın öne çıkmasına yol açabilir. Anketler, Bardella'nın da Le Pen'e benzer bir performans gösterebileceğini işaret ediyor.
Avrupa ve Küresel Yansımalar
Le Pen'in olası zaferi, Avrupa Birliği ve NATO için ciddi sonuçlar doğurabilir. Le Pen, 'Fransa önce' politikası izleyerek AB'den ayrılmayı değil, ancak üye ülkelerin egemenliğini artıracak bir reform talep ediyor. Aynı zamanda NATO'nun askeri kanadından çekilmek ve Rusya'ya yaptırımları hafifletmek gibi vaatleri var. Bu, AB'nin ortak dış politikasını ve savunma işbirliğini zora sokabilir. ABD ve İngiltere gibi ülkeler, Le Pen'in zaferini popülist dalganın bir parçası olarak endişeyle izliyor. Fransa'nın nükleer caydırıcılık ve BM Güvenlik Konseyi'ndeki rolü de tartışmaya açılabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Le Pen'in cumhurbaşkanı olması, Türkiye-AB ilişkilerinde yeni bir döneme işaret edebilir. Le Pen, geçmişte Türkiye'nin AB üyeliğine şiddetle karşı çıkmış, sığınmacı anlaşmasını eleştirmiş ve Fransa'nın Doğu Akdeniz'deki çıkarlarını sert bir dille savunmuştur. Bu, Türkiye'nin AB ile müzakerelerini daha da zora sokabilir. Öte yandan, Le Pen'in Rusya'ya yaptırımlara karşı çıkması, Türkiye'nin enerji merkezi olma hedefini dolaylı olarak etkileyebilir. Ayrıca, Le Pen'in güvenlik odaklı politikası, Türkiye'den sığınmacı kabulünü daha da kısıtlayabilir. Türkiye'nin Fransa ile ikili ilişkileri, özellikle savunma sanayii ve terörle mücadele alanlarında gerginleşebilir. Bu nedenle, Ankara'nın seçim sürecini yakından takip etmesi ve olası bir Le Pen yönetimine yönelik diplomatik hazırlık yapması stratejik önem taşıyor.