ABD'de yapılan yeni bir ankete göre, Amerikalıların giderek daha büyük bir kısmı yapay zekanın (AI) iyilikten çok zarar getirdiğine inanıyor. Bentley Üniversitesi ve Gallup tarafından Salı günü açıklanan ankete katılanların yüzde 39'u, yapay zekanın faydadan çok zarar sağladığını belirtirken, bu oran 2022'de yalnızca yüzde 31'di. Anket, teknolojinin uzun vadeli etkilerine ilişkin endişelerin arttığı bir dönemde yapay zekaya yönelik algıdaki önemli bir kaymayı ortaya koyuyor.
Artan Endişe ve Değişen Algılar
Anket, 3-14 Ocak 2025 tarihleri arasında, 18 yaş ve üzeri 7.709 ABD'li yetişkinle telefon ve çevrimiçi olarak gerçekleştirildi. Katılımcıların yüzde 33'ü yapay zekanın faydasının zararından daha fazla olduğunu söylerken, yüzde 28'i ise eşit olduğunu veya kararsız olduğunu ifade etti. Geçen yıl yapılan benzer bir ankette, katılımcıların yüzde 42'si yapay zekanın yararlı olduğunu, yüzde 31'i ise zararlı olduğunu düşünüyordu. Bu yılki veriler, fayda algısının azaldığını ve zarar algısının arttığını net bir şekilde ortaya koyuyor.
Ankete göre, yapay zekanın iş kayıplarına yol açması, gizlilik endişeleri ve etik kaygılar öne çıkıyor. Katılımcıların büyük çoğunluğu yapay zekanın işyerlerinde uygulanmasının bazı meslekleri ortadan kaldırabileceğini düşünüyor. Ayrıca, yapay zekanın siber güvenlik tehditleri oluşturabileceği ve toplumsal eşitsizlikleri artırabileceği yönünde endişeler de dile getiriliyor.
Yapay Zekaya Yönelik Tutumlar ve Güven
Ankette, Amerikalıların yapay zekaya yönelik tutumlarının, teknolojinin günlük yaşamdaki kullanım alanına göre değiştiği görülüyor. Örneğin, katılımcıların çoğunluğu yapay zekayı müşteri hizmetleri gibi alanlarda kabul ederken, sağlık hizmetleri ve hukuk gibi hayati kararların verildiği kritik alanlarda insan kontrolünün korunması gerektiğini düşünüyor. Bu durum, yapay zekanın bazı alanlarda faydalı olabileceği ancak tam otonomiye izin verilmemesi gerektiği yönünde bir görüş ayrılığına işaret ediyor.
Katılımcıların yaklaşık üçte ikisi, yapay zekanın yönetimine ilişkin federal düzenlemelerin eksik olduğunu ve hükümetin bu teknolojiyi daha etkin bir şekilde denetlemesi gerektiğini belirtti. Bu bulgu, teknoloji şirketlerinin yapay zeka üzerindeki kontrolüne ilişkin artan bir güven sorununu yansıtıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'deki bu algı değişikliği, yapay zeka teknolojilerinin küresel pazarda hızla yayılmasıyla paralel bir gelişme. Avrupa Birliği, yapay zeka yasalarını sıkılaştırırken, Çin ise yapay zekayı devlet kontrolünde ve gözetleme amaçlı kullanıyor. ABD'nin teknoloji alanındaki lider konumu, bu tür anket sonuçlarının küresel ekonomi ve güvenlik politikaları üzerinde doğrudan etkileri olabileceği anlamına geliyor.
Uzmanlar, yapay zekanın üretkenlik artışından sağlık teşhislerine kadar pek çok alanda fayda sağlama potansiyeline rağmen, halk nezdindeki olumsuz algının, teknoloji şirketlerinin daha şeffaf ve etik çözümler üretmesini zorunlu kıldığını vurguluyor. Ayrıca, yapay zekanın askeri alanlarda kullanımı, uluslararası çatışma risklerini artırıyor ve kapsamlı kurallar getirilmesi gerektiği yönünde çağrıları güçlendiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu anket sonuçları, Türkiye'nin yapay zeka stratejilerini gözden geçirmesi açısından önemli bir gösterge niteliği taşıyor. Türkiye, ulusal yapay zeka stratejisini 2021'den itibaren uyguluyor ve kısa süre önce yeni bir plan hazırlığına girişti. ABD'deki algı kayması, yapay zekanın toplumsal kabulüne yönelik düzenleyici çerçevelerin ne kadar hayati olduğunu vurguluyor. Türkiye, bu teknolojik dönüşümde ekonomik rekabet gücünü korumak için ABD ve AB'deki gelişmeleri yakından takip etmeli. Ayrıca, toplumsal güveni artırmak için etik ilkeler ve veri güvenliği konularında proaktif adımlar atmalı.