Eski ABD Başkanı Donald Trump, 2024 başkanlık seçimlerine doğru ilerlerken Hispanik seçmenler arasında önemli bir destek artışı yakalamış durumda. Son kamuoyu yoklamalarına göre, Trump’ın Latin kökenli Amerikalılar arasında popülaritesi, 2020’ye kıyasla belirgin biçimde yükseldi ve bu eğilim, onun 2024’teki zaferinde kilit bir faktör olarak öne çıkıyor. Anket verileri, özellikle Florida, Teksas ve Arizona gibi kritik eyaletlerdeki Latin seçmenlerin Cumhuriyetçi adaya yöneldiğini ortaya koyuyor.
Arka Plan: Hispanik Seçmenlerdeki Değişim
Uzun yıllar boyunca, Hispanik seçmenler ağırlıklı olarak Demokrat Parti’ye oy vermişti. Ancak 2020’de Trump, bu grubun %32’sini kazanarak Cumhuriyetçi bir aday için rekor kırmıştı. 2024’te ise bu oranın %38’e kadar çıktığı tahmin ediliyor. Bu değişimin ardında, Trump’ın ekonomi politikalarına duyulan güven, işsizlik oranlarının düşük seyretmesi ve Latin toplumunun iş dünyasındaki yükselişi gibi faktörler bulunuyor. Ayrıca, Trump’ın göçmenlik konusundaki sert söylemine rağmen, bazı Latin grupları, özellikle Küba ve Venezuela kökenliler, sosyalist rejimlere karşı duruşu nedeniyle Trump’ı destekliyor.
Anketlerde dikkat çeken bir diğer nokta, genç Latin seçmenlerin giderek daha fazla Cumhuriyetçi Parti’ye yönelmesi. 18-29 yaş arası Hispanikler arasında Trump’a destek, dört yıl öncesine göre %11 arttı. Bu eğilim, Demokratların geleneksel seçmen tabanında bir çatlak oluşturabilir.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Trump’ın Hispanik seçmenler arasındaki yükselişi, yalnızca ABD iç siyasetini değil, aynı zamanda Latin Amerika ile ilişkileri de etkiliyor. Trump yönetimi döneminde, özellikle Küba ve Venezuela’ya yönelik sert yaptırımlar, bu ülkelerdeki muhalif gruplar tarafından desteklenmişti. Eğer Trump yeniden başkan seçilirse, bu politikaların daha da sertleşmesi bekleniyor. Öte yandan, Meksika ile ticaret anlaşmaları (USMCA) ve sınır güvenliği konularında Trump’ın daha önce izlediği politikalar, Latin Amerika ülkeleriyle diplomatik gerilimlere yol açabilir.
Küresel ölçekte ise, ABD’nin en büyük azınlık grubunun seçim tercihleri, ülkenin demografik dönüşümünü ve siyasi kutuplaşmayı yansıtıyor. Hispanik seçmenlerin Cumhuriyetçilere kayması, ABD’nin iki partili sisteminde derinlemesine bir değişimin habercisi olabilir. Bu durum, özellikle göçmenlik reformu, sağlık hizmetleri ve eğitim gibi konularda yeni siyasi dengelerin oluşmasına neden olacaktır.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Trump’ın Latin seçmenler arasında güç kazanması, Türk-Amerikan ilişkileri üzerinde dolaylı etkiler yaratabilir. Trump döneminde ABD-Türkiye ilişkileri, özellikle Suriye, S-400 ve YPG konularında sık sık gerilmişti. Eğer Trump yeniden seçilirse, Latin Amerika politikasının yanı sıra Avrasya ve Ortadoğu politikaları da yeniden şekillenecek. Türkiye’nin, ABD’deki etnik grupların seçim dinamiklerini dikkate alması, kendi lobi faaliyetleri ve diplomatik stratejileri açısından önem taşıyor. Ayrıca, Trump’ın ekonomik milliyetçiliği, Türkiye’nin ABD’ye ihracatını ve yatırım ilişkilerini etkileyebilir.