İngiltere'de siyaset sahnesi, Manchester Belediye Başkanı Andy Burnham'ın gelecekte başbakanlık koltuğuna oturup oturamayacağı sorusuyla çalkalanıyor. 54 yaşındaki İşçi Partili siyasetçi, özellikle Kuzey İngiltere'de büyük popülerlik kazanmış durumda. Ancak mevcut Başbakan Keir Starmer, partisinin başında kalacağını ve herhangi bir liderlik mücadelesine karşı koyacağını açıkça belirtti. Peki, Burnham'ın yükselişi ne kadar hızlı gerçekleşebilir ve bu durum İngiliz siyasetinde ne anlama geliyor?
Andy Burnham Kimdir ve Neden Önemli?
Andy Burnham, 2001-2017 yılları arasında Leigh milletvekili olarak parlamentoda görev yaptıktan sonra 2017'de Manchester Belediye Başkanı seçildi. Gordon Brown hükümetinde Kültür, Medya ve Spor Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı yapan Burnham, özellikle kamu hizmetlerine verdiği önem ve bölgesel kalkınma projeleriyle tanınıyor. Covıd-19 salgını sırasında merkezi hükümetle sık sık karşı karşıya gelen Burnham, kriz yönetimindeki tavrıyla ulusal çapta dikkat çekti.
Burnham'ın başbakanlık hedefi yeni değil. 2010 ve 2015'teki liderlik yarışlarında Jeremy Corbyn ve Ed Miliband'a karşı aday olmuştu. Son anketler, Burnham'ın İşçi Partisi tabanında Starmer'dan daha yüksek bir popülariteye sahip olduğunu gösteriyor. Özellikle partinin geleneksel kalesi olan Kuzey İngiltere'de, Burnham'ın "Kuzey'in Sesi" olarak anılması, onu potansiyel bir lider adayı yapıyor.
Starmer'ın Duruşu ve Olası Bir Liderlik Mücadelesi
Başbakan Keir Starmer, Burnham'ın liderlik heveslerine karşı net bir tavır aldı. Starmer, partisinin birliğini korumak ve iktidarını sürdürmek için herhangi bir meydan okumayı geri püskürteceğini belirtti. Ancak Starmer'ın popülaritesi, özellikle ekonomi ve göç politikaları konusunda yıpranmış durumda. Bazı yorumcular, Starmer'ın 2024 genel seçimlerini kazanmasının ardından 2025'te partinin orta vadede liderlik değişikliğine gidebileceğini öne sürüyor.
İngiliz siyasetinde liderlik değişiklikleri genellikle parlamento partisinin oylamasıyla gerçekleşiyor. Burnham'ın şu anda parlamento üyesi olmaması, doğrudan bir liderlik başvurusu yapmasını engelliyor. Ancak bir ara seçimde milletvekili seçilmesi durumunda, süreç hızlanabilir. Ayrıca, partinin kuralları, liderlik yarışına katılmak için adayın milletvekili olmasını şart koşuyor. Bu nedenle Burnham'ın önce parlamentoya dönmesi gerekiyor.
Bölgesel ve küresel boyutta, Burnham'ın başbakan olması durumunda Birleşik Krallık'ın merkeziyetçi yapısında önemli değişiklikler olabilir. Burnham, bölgesel yönetimlerin güçlendirilmesini ve Londra dışındaki bölgelere daha fazla yetki devredilmesini savunuyor. Bu yaklaşım, özellikle İskoçya ve Galler'deki ayrılıkçı hareketlerin bastırılmasına yönelik bir strateji olarak görülebilir. Ayrıca, Burnham'ın AB ile daha yakın ilişkiler kurulmasından yana olduğu biliniyor; bu da Brexit sonrası Britanya'nın Avrupa ile ilişkilerinde yeni bir sayfa açabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Andy Burnham'ın başbakan olması, Türkiye-İngiltere ilişkilerinde doğrudan bir değişiklik yaratmasa da, Burnham'ın bölgesel kalkınma ve adalet vurgusu, Türkiye'nin AB ile ilişkilerinde dolaylı bir etki yapabilir. Burnham'ın AB yanlısı duruşu, İngiltere'nin AB ile ticaret anlaşmalarını derinleştirme potansiyelini artırabilir; bu da Türkiye'nin AB ile ilişkilerinde dengeleyici bir faktör olabilir. Ayrıca, Burnham'ın kamu sağlığı ve eğitim gibi konulardaki ilerici politikaları, Türkiye'nin sosyal politikalarına model oluşturabilir. Ancak şu an için bu senaryo, Starmer'ın direnişi ve Burnham'ın parlamentoya dönmesi gerekliliği nedeniyle uzak görünüyor.