İngiltere’nin kuzeybatısındaki Makerfield seçim bölgesinde 18 Haziran’da yapılan ara seçimi ezici bir farkla kazanan eski İçişleri Bakanı ve Greater Manchester Belediye Başkanı Andy Burnham, ülkenin bir sonraki Başbakanı olma yolunda önemli bir adım attı. Muhalefetteki İşçi Partisi’nin (Labour) popüler isimlerinden Burnham’ın bu zaferi, mevcut lider Keir Starmer’a karşı bir meydan okuma olarak yorumlanıyor. Peki, 54 yaşındaki siyasetçi, hangi senaryolarla ve ne kadar kısa sürede Britanya’nın en üst siyasi makamına ulaşabilir?
Gelişmenin arka planı
Burnham, 2024 genel seçimlerinde İşçi Partisi’nin iktidara gelmesiyle birlikte Westminster’a dönmek için sabırsızlanıyordu. Starmer’ın liderliğinden memnun olmayan parti içi muhaliflerin desteklediği Burnham, Makerfield’da yüzde 62 oy oranıyla tarihi bir zafer kazandı. Analistlere göre bu sonuç, parti tabanının Starmer yönetiminden duyduğu rahatsızlığın bir yansıması. Starmer’ın merkez sağa kayma stratejisi, partinin geleneksel solcu seçmenini küstürmüş durumda.
Burnham’ın başbakanlık yolundaki en kısa senaryo, Starmer’ın istifa etmesi ve ardından yapılacak liderlik seçiminde Burnham’ın rakipsiz kalması. Ancak Starmer’ın kolay kolay çekilmeyeceği, partinin kurumsal desteğine sahip olduğu biliniyor. İkinci senaryo ise Burnham’ın parti içi bir güven oylamasıyla Starmer’ı devirmesi. Bunun için gerekli olan milletvekili imza sayısı (mevcut durumda 74) Burnham’ın hızla topladığı belirtiliyor.
Üçüncü ve en dramatik senaryo, erken genel seçim. Eğer Starmer hükümeti ciddi bir krizle sarsılırsa (ekonomik daralma, büyük bir skandal veya koalisyon ortaklarının çekilmesi gibi), Burnham ve destekçileri seçim çağrısı yapabilir. Anketler, Burnham liderliğindeki bir İşçi Partisi’nin Muhafazakâr Parti karşısında 15 puan önde olduğunu gösteriyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Burnham’ın yükselişi, İngiltere’nin iç siyasetinde sola kayışı temsil ediyor. Brexit sonrası ekonomik toparlanmanın yavaşladığı bir dönemde, daha fazla kamu yatırımı ve gelir dağılımına odaklanan bir başbakan, Birleşik Krallık’ın uluslararası itibarını da etkileyebilir. Özellikle AB ile ilişkilerde daha yumuşak bir hat izleyeceği, NATO bütçesine katkıyı sürdüreceği ancak sosyal harcamaları artırmak için kemer sıkma politikalarını terk edeceği belirtiliyor. Küresel piyasalar, İngiltere’nin mali disiplininden uzaklaşma ihtimaline temkinli yaklaşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Andy Burnham’ın başbakan olması, Türkiye-İngiltere ilişkilerinde doğrudan bir değişim yaratmasa da, Avrupa’da yükselen sol popülizm dalgasının parçası olarak görülebilir. Burnham’ın göçmen hakları ve demokrasi vurgusu, Türkiye’nin AB ile vize serbestisi müzakerelerini dolaylı olarak etkileyebilir. Ayrıca, küresel finans merkezi Londra’nın daha regüle bir ekonomiye yönelmesi, Türk yatırımcıları da etkileyecek bir faktör. Ancak kısa vadede, Burnham’ın başbakanlığı henüz kesinleşmediği için Türkiye açısından belirgin bir sonuç çıkarmak zor.