Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer, geçtiğimiz yıl boyunca Avrupa Birliği ile bir dizi anlaşma müzakere etti. Ancak hem Birleşik Krallık hem de AB yetkilileri, görüşmelerin henüz bitmediğini ve önümüzdeki dönemde çözülmesi gereken önemli başlıklar olduğunu belirtiyor. Peki, Starmer’ın Brexit sonrası masasında hangi dosyalar bekliyor? İşte ayrıntılar.
Gümrük ve ticaret: Yeni bir model mi geliyor?
Starmer hükümeti, AB ile ticaretteki pürüzleri gidermek için yeni bir gümrük düzenlemesi üzerinde çalışıyor. Özellikle gıda ve tarım ürünlerinde yaşanan sınır denetimleri, tedarik zincirinde aksamalara neden oluyor. Londra, Brüksel’den “hafifletilmiş gümrük kontrolleri” talep ediyor ancak AB, tek pazarın bütünlüğünü korumakta ısrarcı. Uzmanlar, tarafların bir “orta yol” bulmasının aylar alabileceğini söylüyor.
Bir diğer kritik konu ise hizmet ticareti. Brexit sonrası Birleşik Krallık’ın finansal hizmetler sektörü, AB pazarına erişimde önemli kısıtlamalarla karşı karşıya. Starmer, şehir bankalarının Avrupa’daki müşterilerine daha kolay hizmet vermesi için bir “eşdeğerlik” anlaşması istiyor. Ancak AB, bu tür bir düzenlemeyi ancak Birleşik Krallık’ın düzenleyici standartlarını kendine yaklaştırması durumunda kabul edeceğini sinyalini veriyor.
Balıkçılık ve enerji: Çözüm bekleyen diğer dosyalar
Brexit müzakerelerinin en çetrefilli konularından biri olan balıkçılık hakları, yeniden masaya yatırılıyor. Fransız ve İngiliz balıkçılar arasında zaman zaman gerginliğe yol açan kotalar konusunda henüz bir uzlaşı sağlanmış değil. Starmer, “sürdürülebilir bir anlaşma” vurgusu yaparken, AB, mevcut kotaların korunmasını istiyor.
Enerji alanında ise Birleşik Krallık, AB’nin yenilenebilir enerji projelerine katılmayı ve elektrik ticaretini kolaylaştırmayı hedefliyor. Ancak İngiltere’nin enerji piyasasının Avrupa ağına entegrasyonu, teknik ve hukuki açıdan karmaşık bir süreç. Brüksel, Londra’nın “kurallara uygun hareket etmesi” şartıyla enerji işbirliğine sıcak bakıyor.
Güvenlik ve dış politika: Yeni bir ortaklık mı?
Savunma ve güvenlik alanında Birleşik Krallık, AB’nin ortak güvenlik politikalarına daha yakın bir işbirliği talep ediyor. Özellikle Rusya-Ukrayna savaşı sonrası Avrupa savunmasının güçlendirilmesi konusunda Londra’nın önemli bir rol üstlenebileceği belirtiliyor. Ancak AB, Birleşik Krallık’ın “karar alma süreçlerine tam katılımı” olmaksızın bu işbirliğinin sınırlı kalacağını ifade ediyor. Yine de uzmanlar, iki tarafın ortak tatbikatlar ve istihbarat paylaşımı konusunda anlaşmaya yakın olduğunu söylüyor.
Göç ve sınır güvenliği de gündemdeki diğer başlıklar. Starmer, AB’nin sığınmacı paylaşım programına katılmayı reddediyor ancak yasadışı göçle mücadelede işbirliğini artırmak istiyor. İngiltere’nin özellikle kanallardan geçişleri önlemek için Fransa ile ortak devriyeler konusunda anlaşmaya vardığı ancak AB düzeyinde kapsamlı bir mutabakatın henüz sağlanamadığı kaydediliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Birleşik Krallık-AB müzakerelerinin sonuçlanması, Türkiye’yi doğrudan etkileyebilecek gelişmeleri de beraberinde getirebilir. Özellikle gümrük birliği ve ticaret anlaşmalarının güncellenmesi durumunda Türkiye, Birleşik Krallık ile olan ticari ilişkilerinde yeni fırsatlar veya zorluklarla karşılaşabilir. Ayrıca, İngiltere’nin AB ile güvenlik alanında kuracağı daha yakın işbirliği, savunma sanayi ve terörle mücadele konularında Türkiye ile koordinasyonu etkileyebilir. Türkiye, Brexit sonrası İngiltere ile STA çerçevesinde ticaretini sürdürüyor. Ancak AB’nin yeni düzenlemeleri, Türk ihracatçılarının rekabet gücünü etkileyebilir. Ankara’nın, süreci yakından takip etmesi ve olası etkileri minimize etmek için diplomatik girişimlerini hızlandırması gerekiyor.