Brezilya'da Amazon Yağmur Ormanları'ndaki ormansızlaşma, son 40 yılın en düşük seviyesine geriledi. Çevre Bakanlığı'nın açıkladığı verilere göre, Ağustos 2023 ile Temmuz 2024 arasında kaydedilen ormansızlaşma oranı, geçen yıla kıyasla yüzde 30'dan fazla azalarak yaklaşık 6.000 kilometrekareye düştü. Bu, 1980'lerden bu yana en düşük yıllık kayıp. Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva, seçimlerin ikinci turuna bir haftadan az bir süre kala çevre alanındaki sicilini güçlendirmiş oldu. Lula, ikinci turda rakibi Flávio Bolsonaro ile karşılaşacak.
Ormansızlaşmadaki Düşüşün Arka Planı
Amazon'daki ormansızlaşma, 2019-2022 yılları arasında Jair Bolsonaro hükümeti döneminde zirveye ulaşmıştı. Bolsonaro, çevre koruma politikalarını zayıflatarak tarım ve madencilik faaliyetlerinin önünü açmış, uluslararası kamuoyunda yoğun eleştiri almıştı. Lula, 2023 başında göreve gelmesinin ardından çevre denetimini güçlendirdi, yasadışı ağaç kesimine karşı operasyonları artırdı ve Amazon Fonu'nu yeniden canlandırdı. Bu politikaların meyveleri, son bir yılda alınan sonuçlarla somutlaştı. Uydu görüntülerine dayanan verilere göre, ormansızlaşma oranı son 12 ayda önemli ölçüde geriledi. Çevre Bakanı Marina Silva, bu düşüşün "kararlı politikaların sonucu" olduğunu belirtti.
Ancak uzmanlar, ormansızlaşmanın hâlâ endişe verici boyutlarda olduğunu vurguluyor. 6.000 kilometrekarelik kayıp, New York City'nin yüzölçümünün yaklaşık yedi katına denk geliyor. Ayrıca, Amazon'un bazı bölgelerinde yangınların arttığı ve ormanın karbon yutma kapasitesinin azaldığı yönünde raporlar var. Bilim insanları, Amazon'un ekosisteminin geri dönüşü olmayan bir eşiğe yaklaştığı uyarısında bulunuyor.
Seçim Öncesi Siyasi Dengeler
Lula'nın çevre politikalarındaki başarısı, ikinci tur seçimleri öncesinde önemli bir koz olarak görülüyor. Ancak rakibi Flávio Bolsonaro, ekonomik büyüme ve tarım sektörünün çıkarlarını savunarak Lula'nın çevre politikalarını "kalkınma karşıtı" olmakla suçluyor. Seçim kampanyası, Amazon'un geleceği ve Brezilya'nın iklim taahhütleri açısından kritik bir referanduma dönüşmüş durumda. Uluslararası toplum, Brezilya'nın iklim değişikliğiyle mücadeledeki rolüne büyük önem veriyor; zira Amazon, dünyanın en büyük kara karbon yutaklarından biri.
Lula hükümeti, 2030 yılına kadar ormansızlaşmayı tamamen durdurma taahhüdünde bulunmuştu. Son veriler, bu hedefe doğru ilerleme kaydedildiğini gösterse de, hedefe ulaşmak için daha fazla çaba gerekiyor. Çevre örgütleri, hükümetin denetim kapasitesini artırması ve yerel toplulukların haklarını koruması gerektiğini belirtiyor.
Küresel İklim Müzakereleri ve Brezilya'nın Rolü
Brezilya'nın Amazon'daki başarısı, küresel iklim müzakerelerinde de yankı buluyor. Kasım ayında Bakü'de yapılacak COP29 zirvesi öncesinde, Brezilya'nın ormansızlaşmayı azaltma performansı, gelişmekte olan ülkelere finansal destek sağlanması tartışmalarında örnek olarak gösterilebilir. Ayrıca, Brezilya'nın 2025'te COP30'a ev sahipliği yapması bekleniyor; bu da ülkenin iklim diplomasisindeki liderlik iddiasını güçlendirecek.
Ancak, Amazon'un korunması sadece Brezilya'nın değil, tüm dünyanın sorumluluğunda. Uluslararası toplum, Brezilya'nın çabalarını desteklemek için somut adımlar atmalı. Özellikle, gelişmiş ülkelerin iklim finansmanı taahhütlerini yerine getirmesi, Amazon Fonu gibi mekanizmalara katkı sağlaması kritik önem taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Amazon'daki ormansızlaşmanın azalması, küresel iklim değişikliğiyle mücadele açısından olumlu bir gelişme olarak Türkiye'yi de yakından ilgilendiriyor. İklim değişikliğinin etkileri, Akdeniz havzasında sıcaklık artışı, kuraklık ve orman yangınları olarak kendini gösteriyor. Brezilya'nın orman koruma başarısı, Türkiye'nin kendi orman yangınlarıyla mücadelesi ve karbon yutaklarını koruma politikaları için ilham verici olabilir. Ayrıca, Türkiye'nin Paris Anlaşması kapsamındaki taahhütleri ve yeşil kalkınma hedefleri doğrultusunda, ormanların korunması ve sürdürülebilir arazi kullanımı öncelikli alanlar arasında. Uluslararası iklim müzakerelerinde Brezilya ile işbirliği, Türkiye'nin iklim diplomasisini güçlendirebilir. Öte yandan, Amazon'daki gelişmeler, küresel tarım ve gıda fiyatlarını etkileyebilecek faktörler arasında; zira ormansızlaşmanın azalması, tarımsal genişlemeyi sınırlayabilir ve emtia piyasalarında dalgalanmalara yol açabilir. Türkiye, tarımsal üretim ve gıda güvenliği açısından bu gelişmeleri takip etmeli.