Altın fiyatları, ABD'de açıklanan ve beklentilerin üzerinde gelen enflasyon verisinin ardından değer kaybetti. Yatırımcılar, bu verinin Federal Reserve'ün (Fed) bu hafta içinde faiz artırımına gitme olasılığını artırdığını değerlendiriyor. Spot altın, ons başına 1.950 dolar seviyelerine gerilerken, vadeli işlemlerde de düşüş eğilimi hakim oldu.
Enflasyon Verisi ve Fed Beklentileri
ABD Çalışma Bakanlığı tarafından açıklanan verilere göre, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) Mayıs ayında aylık bazda %0,4 artış gösterdi. Yıllık enflasyon ise %4,0 seviyesinde gerçekleşti; bu oran, piyasa beklentilerinin hafif üzerinde. Çekirdek enflasyon ise %5,3 ile yine güçlü bir seyir izledi. Bu veriler, enflasyonun Fed'in %2 hedefinin oldukça üzerinde olduğunu ve para politikasında sıkılaştırmanın devam edebileceğini gösteriyor.
Verinin ardından para piyasaları, Fed'in 14 Haziran'daki toplantısında 25 baz puanlık bir faiz artırımına gitme olasılığını %70'in üzerine çıkardı. CME Group'un FedWatch aracına göre, bu olasılık veri öncesinde %60 civarındaydı. Fed Başkanı Jerome Powell, enflasyonla mücadelede kararlı olduklarını yineleyerek, gerekirse ek adımlar atılabileceği sinyalini vermişti.
Altın, faiz artırımı beklentilerinden olumsuz etkileniyor. Çünkü altın, faiz getirisi sağlamayan bir varlık; faiz oranları yükseldikçe, tahvil gibi getirili enstrümanların cazibesi artıyor ve altına olan talep azalabiliyor. Ayrıca, güçlü dolar da altın fiyatlarını baskılıyor. Dolar endeksi, verinin ardından %0,3 yükselerek 103,5 seviyesine çıktı.
Küresel Piyasalara Etkileri
Altın fiyatlarındaki düşüş, sadece ABD ile sınırlı değil; küresel piyasalarda da yankı buldu. Avrupa borsaları karışık bir seyir izlerken, Asya'da altın madenciliği şirketlerinin hisseleri değer kaybetti. Analistler, Fed'in faiz kararının ardından altının yönünün netleşeceğini belirtiyor. Öte yandan, jeopolitik riskler ve merkez bankalarının altın alımları, uzun vadede altın için destekleyici faktörler olarak öne çıkıyor.
Dünya Altın Konseyi'nin son raporuna göre, merkez bankaları 2023'ün ilk çeyreğinde 228 ton altın alımı gerçekleştirdi; bu, son 10 yılın en yüksek çeyreklik alımı. Çin ve Rusya gibi ülkeler, dolar rezervlerini çeşitlendirmek için altın alımlarını sürdürüyor. Bu durum, altın fiyatlarının orta vadede desteklenebileceğine işaret ediyor.
Ancak kısa vadede, Fed'in sıkılaştırma politikası ve güçlü dolar, altın üzerinde baskı oluşturmaya devam edebilir. Yatırımcılar, Fed'in faiz kararının yanı sıra, Powell'ın basın toplantısındaki mesajlarını da yakından takip edecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Altın fiyatlarındaki düşüş, Türkiye ekonomisi ve yatırımcıları için önemli sonuçlar doğurabilir. Türkiye, altın ithalatında dünyanın önde gelen ülkelerinden biri; ayrıca hanehalkı tasarruflarında altın önemli bir yer tutuyor. Fed'in faiz artırımı, TL üzerinde ek baskı yaratabilir ve dolar/TL kurunu yukarı yönlü hareketlendirebilir. Bu durumda, yurt içi altın fiyatları düşüşten daha az etkilenebilir; çünkü TL'deki değer kaybı, ons altındaki düşüşü telafi edebilir. Öte yandan, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) para politikası da Fed'in adımlarından etkilenebilir. TCMB, faiz indirimine gitmekte zorlanabilir ve bu da piyasa faizlerini yukarı çekebilir. Sonuç olarak, küresel altın fiyatlarındaki dalgalanma, Türk yatırımcılar ve politika yapıcılar için yakından izlenmesi gereken bir gelişme.