Almanya Federal Konseyi (Bundesrat), Cuma günü oylayarak İsrail’in varlık hakkını kamuoyunda inkâr etmeyi veya yok edilmesi çağrısı yapmayı suç sayan bir yasa teklifini ilerletti. Anadolu Ajansı’nın aktardığına göre, Hesse eyaleti tarafından sunulan tasarı, bu tür eylemleri 5 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırmayı öngörüyor. Teklif, önümüzdeki haftalarda Federal Meclis’te (Bundestag) görüşülecek ve yasalaşması halinde Almanya’da antisemitizmle mücadele kapsamında önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Gelişmenin arka planı
Almanya’nın üst kanadı Bundestag’da 16 eyaletin temsil edildiği Federal Konsey, Hesse eyaletinin sunduğu yasa teklifini ivedilikle görüşerek kabul etti. Tasarıya göre, İsrail’in varlığını reddeden, devletin yok edilmesini talep eden veya bu yönde çağrı yapan söylemler, kamu düzenini bozma potansiyeli taşıdığı gerekçesiyle suç kapsamına alınıyor. Bu tür eylemler için öngörülen ceza, 3 aydan 5 yıla kadar hapis veya adli para cezası şeklinde olabilecek. Ayrıca, İsrail’i terör devleti olarak nitelendiren veya Yahudi karşıtı nefret söylemi içeren ifadeler de benzer şekilde cezalandırılacak.
Hesse Eyaleti Başbakanı Boris Rhein, teklifi sunarken “Almanya’da antisemitizme yer yok” vurgusu yaparken, İsrail’in varlık hakkına yönelik saldırıların ifade özgürlüğü sınırlarını aştığını belirtti. Federal Adalet Bakanı Marco Buschmann ise yasa teklifini desteklerken, “Almanya’nın Yahudi karşıtı söylemlerle mücadelede kararlılık göstermesi gerekiyor” ifadelerini kullandı. Bununla birlikte, bazı hukukçular yasa teklifinin ifade özgürlüğünü aşırı kısıtlayabileceği endişesini dile getiriyor. Hamburg Üniversitesi’nden anayasa hukuku profesörü Markus Möstl, “İsrail’i eleştirmek suç olmamalı, ancak nefret söylemi ile meşru eleştiri arasındaki çizgi dikkatle çizilmeli” dedi.
Bölgesel ve küresel boyut
Almanya’nın bu adımı, Avrupa’da artan antisemitizm ve İsrail karşıtı söylemlere karşı atılan en kapsamlı yasal düzenlemelerden biri olarak öne çıkıyor. Özellikle 7 Ekim 2023’te Hamas’ın İsrail’e yönelik saldırısının ardından Almanya’da Yahudi karşıtı olaylarda belirgin bir artış yaşanmıştı. Federal Konsey’in kararı, İsrail’e yönelik “var olma hakkını inkâr” söylemini suç kapsamına alarak, Almanya’nın antisemitizmle mücadelede diğer Avrupa ülkelerine örnek olma niyetini yansıtıyor. Avrupa Birliği’nde şu ana kadar sadece Fransa, Belçika ve Avusturya benzer yasal düzenlemelere sahip.
Ancak yasa teklifi, özellikle Filistin dayanışma gösterileri ve İsrail’in Gazze politikalarını eleştiren gruplar arasında tepki çekti. Filistin Dayanışma Kampanyası sözcüsü, “Bu yasa, İsrail’in işgal ve apartheid politikalarını eleştiren herkesi susturmayı hedefliyor” dedi. Alman Sol Parti’den milletvekili Nicole Gohlke ise yasa teklifinin “siyasi muhalefeti baskılamak için kullanılabileceği” uyarısında bulundu. Yasa Federal Meclis’ten geçerse, Almanya’da Filistin yanlısı protestoların daha sıkı şekilde kontrol edilmesi bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Almanya’nın bu düzenlemesi, Türkiye’nin İsrail’e yönelik eleştirel söylemini etkileyebilir. Türkiye, İsrail’in Gazze operasyonlarını sıkça eleştiren ülkelerden biri; ancak Almanya’daki yasal sınırlamalar, özellikle Almanya’da yaşayan Türk kökenli vatandaşların ifade özgürlüğünü kısıtlayabilir. Türk-Alman ilişkilerinde hassas bir konu olan antisemitizmle mücadele, Ankara’nın Filistin davasına verdiği destekle çelişebilir. Ayrıca, bu yasa model alınırsa AB genelinde benzer düzenlemelerin yaygınlaşması, Türkiye’nin Avrupa’daki diplomatik zemini daraltabilir. Bununla birlikte, Türkiye’nin kendi hukuk sisteminde benzer bir düzenleme bulunmuyor; ancak bölgesel dengeler açısından Almanya’nın bu hamlesi, Avrupa’nın İsrail’e yönelik artan yasal korumacılığının bir yansıması olarak izlenmeli.