II. Dünya Savaşı'nda müttefik olan Almanya ve Japonya, savaşın ardından geçen 80 yılın ardından yeniden askeri güçlerini artırma ve ortak savunma projeleri geliştirme kararı aldı. Berlin ve Tokyo, Çin'in yükselen askeri gücü ve Rusya'nın Ukrayna'ya müdahalesi gibi jeopolitik gerilimlerin arttığı bir dönemde, iş birliğini derinleştiriyor. İki ülke, savaş sonrası anayasalarının getirdiği kısıtlamaları aşarak, hava savunma sistemleri, siber güvenlik ve deniz güvenliği alanlarında ortak tatbikatlar yapıyor.
Gelişmenin Arka Planı
Almanya Şansölyesi Olaf Scholz, geçtiğimiz ay yaptığı açıklamada, Almanya'nın savunma harcamalarını GSYİH'nın %2'sine çıkarma hedefini yineleyerek, ''Güvenliğimiz için daha fazla yatırım yapmalıyız'' dedi. Japonya Başbakanı Fumio Kişida da, savunma bütçesini 2027 yılına kadar iki katına çıkararak GSYİH'nın %2'sine ulaştırma planını duyurdu. İki ülke, 2022 yılında imzaladıkları güvenlik iş birliği anlaşması kapsamında, ortak bir silah üretim projesi başlatmayı düşünüyor. Özellikle Almanya'nın Eurofighter Typhoon savaş uçağı ve Japonya'nın F-35 programı çerçevesinde teknoloji paylaşımı gündemde.
Bu iş birliği, 1940'lardaki ittifakın aksine, bu kez barışçıl ve savunma odaklı bir yapıya sahip. Ancak eleştirmenler, bu adımların Asya-Pasifik ve Avrupa'da yeni bir silahlanma yarışını tetikleyebileceği uyarısında bulunuyor. Öte yandan, iki ülkenin de savaş sonrası anayasalarında ''barışçıl ulus'' statüsünü koruma amacı taşıyan maddeler bulunuyor; bu nedenle yasal değişikliklerin hızla geçmesi beklenmiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Almanya ve Japonya'nın askeri iş birliği, yalnızca kendi bölgelerini değil, küresel güç dengelerini de etkiliyor. Avrupa'da Almanya'nın askeri varlığını artırması, NATO'nun doğu kanadını güçlendirirken, Japonya'nın savunma harcamalarını artırması, Çin'in Güney Çin Denizi'ndeki iddialarına karşı bir yanıt olarak görülüyor. ABD, her iki müttefikinin de savunma kapasitelerini artırmasını memnuniyetle karşılıyor. Ancak Çin ve Rusya, bu gelişmeleri ''provokatif'' olarak nitelendiriyor.
İki ülke arasındaki ilişkilerin derinleşmesi, savunma sanayiinde ortak projelerin yanı sıra, ekonomik iş birliğine de yansıyor. Almanya, Japonya'nın en büyük ticaret ortaklarından biri; iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2023 yılında 40 milyar avroyu aştı. Ayrıca, Berlin ve Tokyo, Afrika ve Hint-Pasifik bölgesinde kalkınma projelerinde de ortak hareket ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Almanya ve Japonya'nın yeniden silahlanma sürecini, küresel askeri dengelerdeki değişim ve NATO'nun Avrupa'daki yapılanması açısından yakından izlemeli. Özellikle Almanya'nın savunma harcamalarını artırması, Türkiye'nin NATO içindeki konumunu dolaylı olarak etkileyebilir. Ayrıca, Japonya ile Türkiye arasında savunma sanayiinde potansiyel iş birliği fırsatları doğabilir; iki ülke daha önce zırhlı araç ve denizaltı projelerinde görüşmeler yapmıştı. Ancak bu süreç, Türkiye'nin doğrudan bir tehdit algılamadığı için, kısa vadede acil bir dış politika değişikliği gerektirmemektedir.