Almanya'da aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisi, Saksonya-Anhalt eyalet seçimlerinde en fazla oyu alarak siyasi yükselişini sürdürdü. Parti şimdi gözünü 26 Eylül'de yapılacak Mecklenburg-Batı Pomeranya ve Berlin eyalet seçimlerine dikti. Anketler, AfD'nin bu eyaletlerde de önemli kazanımlar elde edebileceğini gösteriyor.
Saksonya-Anhalt zaferi ve AfD'nin yükselişi
6 Haziran'da yapılan Saksonya-Anhalt eyalet seçimlerinde AfD, yüzde 23,4 oy oranıyla Hristiyan Demokrat Birlik'in (CDU) ardından ikinci sırada yer aldı. Ancak bu sonuç, partinin 2016'daki yüzde 24,3'lük oy oranına kıyasla hafif bir düşüşe işaret etse de, AfD'nin eyaletteki en güçlü ikinci parti konumunu koruduğunu gösterdi. Seçim sonuçları, Almanya'nın doğusunda aşırı sağın kalıcı bir siyasi güç haline geldiğini ortaya koydu.
AfD'nin yükselişi, özellikle göçmen karşıtı söylemleri ve COVID-19 kısıtlamalarına yönelik eleştirileriyle destek bulmasından kaynaklanıyor. Parti, Saksonya-Anhalt'ta yürüttüğü kampanyada, eyaletteki göçmen nüfusunu hedef alan sert söylemler kullandı ve iklim politikalarına karşı çıktı. Bu strateji, özellikle kırsal kesimlerde ve küçük şehirlerde etkili oldu.
CDU ise eyalette yüzde 37,1 oy alarak birinci parti konumunu korudu, ancak bu sonuç partinin 2016'daki yüzde 29,3'lük oy oranının oldukça üzerinde. CDU'nun oy artışında, AfD'ye kayabilecek seçmenleri merkeze çekme stratejisi etkili oldu. Sosyal Demokratlar (SPD) ise yüzde 8,4 ile tarihi bir yenilgi aldı.
Mecklenburg-Batı Pomeranya ve Berlin seçimleri
AfD'nin bir sonraki hedefi, 26 Eylül'de yapılacak Mecklenburg-Batı Pomeranya eyalet seçimleri ve aynı gün yapılacak Berlin eyalet seçimleri. Mecklenburg-Batı Pomeranya, Almanya'nın en yoksul eyaletlerinden biri ve AfD burada güçlü bir tabana sahip. 2016 seçimlerinde parti yüzde 20,8 oy almıştı. Son anketler, AfD'nin bu eyalette oy oranını yüzde 22-24 bandına çıkarabileceğini gösteriyor. Berlin'de ise AfD, 2016'da yüzde 14,2 oy almıştı; son anketler yüzde 12-14 aralığında bir desteğe işaret ediyor.
Mecklenburg-Batı Pomeranya'da Başbakan Manuela Schwesig liderliğindeki SPD hükümeti, AfD'nin yükselişine karşı zorlu bir mücadele veriyor. Anketler, SPD'nin birinci parti olma özelliğini koruyabileceğini ancak AfD'nin ikinci sıraya yerleşebileceğini gösteriyor. Berlin'de ise Yeşiller ve SPD arasındaki rekabet öne çıkarken, AfD'nin oy oranını koruması veya hafifçe artırması bekleniyor.
AfD'nin bu eyaletlerdeki performansı, Almanya'nın genel siyasi atmosferi açısından da önemli. Eylül seçimleri, federal seçimler öncesi son büyük sınav olarak görülüyor. Aralık 2021'de yapılacak genel seçimlerde AfD'nin ne kadar güçlü olacağı, bu eyalet seçimlerindeki sonuçlara bağlı olarak şekillenecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Almanya'da aşırı sağcı AfD'nin yükselişi, Türkiye'yi doğrudan ilgilendiren sonuçlar doğurabilir. AfD, göçmen karşıtı ve İslamofobik söylemleriyle biliniyor; partinin güçlenmesi, Almanya'daki Türk toplumunun yaşam koşullarını ve sosyal uyumunu olumsuz etkileyebilir. Ayrıca AfD, Türkiye'nin Avrupa Birliği üyelik sürecine de karşı çıkıyor. Partinin eyalet seçimlerinde elde edeceği başarı, Almanya'nın Türkiye'ye yönelik politikalarını dolaylı olarak etkileyebilir ve Avrupa'daki aşırı sağ dalganın güçlenmesine katkı sağlayabilir. Bu durum, Türkiye'nin Avrupa ile ilişkilerinde yeni zorluklar yaratabilir.