PARİS - Fransa hükümeti, Almanya'nın Saksonya-Anhalt eyaletinde yapılan seçimlerde aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin kazandığı zaferin ardından endişelerini dile getirdi. Fransız bakanlar, Pazar günü yapılan seçimlerin Almanya ve Avrupa siyaseti üzerindeki olası etkilerini değerlendirdi.
Seçim sonuçları ve AfD'nin yükselişi
Almanya'nın doğusundaki Saksonya-Anhalt eyaletinde yapılan seçimlerde aşırı sağcı AfD partisi yüzde 23 civarında oy alarak ikinci sıraya yerleşti. Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) ise yüzde 37 oyla birinci olmasına rağmen, AfD'nin bu eyaletteki güçlü performansı ülke genelinde yankı uyandırdı. Seçim sonuçları, Almanya Başbakanı Angela Merkel'in partisi CDU için bir uyarı sinyali olarak yorumlanıyor.
AfD, göç karşıtı söylemi ve İslam eleştirisiyle biliniyor. Parti, özellikle 2015'teki göç krizi sonrasında Almanya'da yükselişe geçmişti. Saksonya-Anhalt'taki bu sonuç, AfD'nin Doğu Almanya'da ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha gösterdi.
Fransa'nın endişeleri
Fransız hükümet sözcüsü, seçim sonuçlarının ardından yaptığı açıklamada, "Almanya'daki bu gelişmeyi yakından takip ediyoruz. Aşırı sağın yükselişi sadece Almanya için değil, tüm Avrupa için endişe vericidir" dedi. Fransa, Avrupa Birliği'nin motoru olarak gördüğü Almanya'da yaşanan siyasi dalgalanmaların AB'nin geleceğini etkileyebileceğini düşünüyor.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un ofisinden yapılan açıklamada ise, "Avrupa'da aşırı sağın yükselişi, demokratik değerlerimize yönelik bir tehdittir. Fransa, Almanya ile birlikte bu tehdide karşı ortak mücadele verecektir" ifadeleri kullanıldı. Macron, son yıllarda Avrupa'da popülist ve aşırı sağ partilerin yükselişine karşı sık sık uyarılarda bulunuyor.
Almanya'daki siyasi denklem
Saksonya-Anhalt seçimleri, Almanya'da Eylül ayında yapılacak genel seçimler öncesinde önemli bir gösterge olarak kabul ediliyor. AfD'nin bu eyaletteki başarısı, genel seçimlerde de benzer bir performans sergileyebileceği yönünde yorumlara neden oldu. Almanya'da yapılan anketler, AfD'nin ülke genelinde yüzde 10-15 arasında oy desteğine sahip olduğunu gösteriyor.
CDU'nun Saksonya-Anhalt'taki zaferi ise Merkel'in partisi için bir rahatlama sağlasa da, AfD'nin yükselişi Merkel'in göç politikalarına yönelik eleştirilerin devam ettiğini gösteriyor. Merkel, 2015'teki göç krizinde izlediği açık kapı politikası nedeniyle hem iç hem dış kamuoyunda eleştirilmişti.
Avrupa'da aşırı sağın yükselişi
AfD'nin Saksonya-Anhalt'taki başarısı, Avrupa genelinde aşırı sağ partilerin yükseliş trendinin bir parçası olarak görülüyor. Fransa'da Ulusal Birlik (Rassemblement National), İtalya'da Lega, İspanya'da Vox gibi partiler de son yıllarda oy oranlarını artırdı. Bu partiler genellikle göç karşıtı, Avrupa şüphecisi ve milliyetçi söylemleriyle öne çıkıyor.
Fransa'da 2022'de yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aşırı sağcı Marine Le Pen'in güçlü bir aday olması bekleniyor. Almanya'daki AfD zaferi, Fransa'daki aşırı sağ için de moral kaynağı olabilir. Ancak Fransız hükümeti, bu tür gelişmelerin Avrupa Birliği'nin bütünlüğünü tehdit ettiğini savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Almanya'da aşırı sağcı AfD'nin Saksonya-Anhalt eyalet seçimlerindeki zaferi, Türkiye açısından da önemli sonuçlar doğurabilir. AfD, Türkiye karşıtı söylemleriyle bilinen bir parti. Partinin güçlenmesi, Almanya'da yaşayan Türk toplumu üzerinde olumsuz etkiler yaratabilir. Ayrıca, Türkiye-AB ilişkilerinde Almanya'nın yapıcı rolü, AfD'nin yükselişiyle zayıflayabilir. Fransa'nın endişeleri, Türkiye'nin de Avrupa'daki siyasi istikrarsızlıktan kaynaklanan riskleri göz önünde bulundurması gerektiğini gösteriyor.