Almanya'da cumartesi günü yaklaşık 150 bin kişi, aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin geçen hafta Saksonya-Anhalt eyalet seçimlerinde kazandığı ezici zaferin ardından ülke genelinde 20'den fazla şehirde sokaklara döküldü. Göstericiler, AfD'nin yükselişine karşı demokrasi ve hoşgörü mesajı verdi. Polis, gösterilerin büyük ölçüde barışçıl geçtiğini bildirdi.
Saksonya-Anhalt Seçimleri ve AfD'nin Yükselişi
Geçen pazar günü yapılan Saksonya-Anhalt eyalet seçimlerinde AfD, oyların yaklaşık yüzde 27'sini alarak birinci parti oldu. Bu sonuç, partinin doğu Almanya'daki en büyük başarısı olarak kaydedildi. AfD, göç karşıtı ve İslam eleştirmeni söylemiyle biliniyor. Seçim sonuçları, Almanya'nın ana akım partileri için büyük bir sarsıntı yarattı. Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) ve Sosyal Demokrat Parti (SPD) oy kaybederken, Yeşiller ve Sol Parti de beklenenin altında kaldı. AfD'nin bu zaferi, Eylül ayında yapılacak genel seçimler öncesinde siyasi iklimi daha da geriyor.
Protestoların Kapsamı ve Mesajları
Cumartesi günü düzenlenen gösteriler, başkent Berlin'in yanı sıra Hamburg, Köln, Frankfurt, Münih ve Leipzig gibi büyük şehirlerde yoğunlaştı. Göstericiler, "Nazileri değil, insanları koruyun", "AfD'ye hayır" ve "Demokrasi savunmada" yazılı pankartlar taşıdı. Sendikalar, sivil toplum kuruluşları ve siyasi partiler de protestolara destek verdi. Polis, toplam katılımcı sayısının 150 bini aştığını tahmin ediyor. Organizatörler ise rakamın daha yüksek olduğunu savunuyor.
AfD'nin yükselişi, Almanya'da son yıllarda artan göçmen karşıtlığı ve ekonomik hoşnutsuzlukla besleniyor. Özellikle doğu eyaletlerinde işsizlik ve yoksulluk oranları batıya göre daha yüksek. Parti, koronavirüs kısıtlamalarını da eleştirerek tabanını genişletti. Ancak ana akım partiler, AfD ile koalisyon kurmayı reddediyor. Bu durum, eyalet hükümetlerinin kurulmasını zorlaştırıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
AfD'nin zaferi, Avrupa'da yükselen aşırı sağ dalgasının bir parçası olarak görülüyor. Fransa'da Ulusal Toplanma (RN), İtalya'da Lega ve İspanya'da Vox gibi partiler de benzer bir yükselişte. Almanya'daki gelişme, Avrupa Birliği'nin iç dinamiklerini ve göç politikalarını etkileyebilir. Özellikle 2021 sonbaharında yapılacak Almanya genel seçimleri, AB'nin geleceği açısından kritik önem taşıyor. AfD'nin hükümete girmesi halinde, Almanya'nın AB içindeki yapıcı rolü zayıflayabilir. Ayrıca, aşırı sağın güçlenmesi, Türkiye gibi ülkelerle ilişkilerde de yeni gerilimlere yol açabilir. AfD, Türkiye'nin AB üyeliğine açıkça karşı çıkıyor ve göçmen karşıtı politikaları savunuyor.
Protestolar, Alman toplumunun önemli bir kesiminin aşırı sağa karşı olduğunu gösteriyor. Ancak seçim sonuçları, bu kesimin sandığa yeterince yansımadığını ortaya koyuyor. Siyaset bilimciler, ana akım partilerin seçmenlerin ekonomik ve sosyal kaygılarına daha etkili yanıt vermesi gerektiğini vurguluyor. Aksi halde AfD'nin yükselişinin süreceği belirtiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Almanya'daki aşırı sağ yükselişi, Türkiye'yi doğrudan ilgilendiriyor. Almanya'da yaşayan yaklaşık 3 milyon Türk kökenli insan, AfD'nin göçmen karşıtı söylemlerinden olumsuz etkilenebilir. AfD'nin güçlenmesi, Türkiye-AB ilişkilerinde de yeni sorunlara yol açabilir. Parti, Türkiye'nin AB üyeliğine karşı ve göçmen karşıtı politikaları savunuyor. Ayrıca, Almanya'nın AB içindeki dengeleyici rolü zayıflarsa, Türkiye'nin AB ile diyaloğu daha da zorlaşabilir. Türkiye, Almanya'daki Türk toplumunun haklarını korumak için diplomatik girişimlerini sürdürmeli.