Kanada polisi, havacılık tarihinin en sıra dışı dolandırıcılık vakalarından birine imza atan eski bir Air Canada pilotunun 16 yıl boyunca geçerli bir pilot lisansı olmadan ticari uçuşlar yaptığını tespit etti. Barrie kentinde yaşayan 58 yaşındaki Geoffrey Wall, 2009 ile 2025 yılları arasında yurt içi ve yurt dışına 900'ün üzerinde sefer düzenlemekle suçlanıyor. Havayolu şirketi tarafından 2025 yılının başında yapılan rutin bir belge denetimi sırasında lisansının geçerliliğini yitirdiği fark edilen Wall, olayın ortaya çıkmasının ardından derhal işten çıkarıldı ve Kanada Federal Polisi (RCMP) tarafından gözaltına alındı.
Uzun yıllara yayılan lisanssız uçuş kariyeri
Savcılık iddianamesine göre, Wall'ın lisans sorunu ilk kez 2009 yılında başladı. Kanunlara göre ticari pilotların belirli aralıklarla tıbbi muayeneden geçmesi ve lisans yenileme başvurusu yapması gerekirken, Wall bu süreci bilinçli olarak atladı. Uçağın kalkış ve iniş kayıtları, yolcu manifestoları ve kokpit ses kayıtları incelendiğinde Wall'ın bu süre zarfında hem Airbus A320 hem de Boeing 777 gibi geniş gövdeli uçakları kullandığı tespit edildi. Air Canada içi soruşturma kapsamında, mürettebat ve hava trafik kontrolörlerinin Wall'ın pilotluk yeteneklerinde herhangi bir zafiyet fark etmediği, aksine deneyimli ve güvenilir bir kaptan olarak tanındığı belirtildi.
Wall, hakkındaki suçlamalar arasında sahtecilik, dolandırıcılık ve havacılık güvenlik kurallarını ihlal sayılıyor. Kanada Ulaştırma Bakanlığı da konuyla ilgili geniş çaplı bir soruşturma başlatırken, diğer havayolu şirketlerinin de benzer belge denetimlerini sıkılaştırması bekleniyor. Havacılık hukuku uzmanları, Wall gibi bir pilotun 16 yıl boyunca fark edilmemesini sistemik bir güvenlik açığı olarak değerlendiriyor.
Küresel havacılıkta güvenlik endişeleri
Vaka, dünyanın en sıkı denetim mekanizmalarından birine sahip Kanada havacılık sektöründe bile personel belgelerinin yeterince doğrulanmaması durumunun ortaya çıkabileceğini gösterdi. Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) verilerine göre, pilot lisansı sahteciliği veya usulsüzlükleri yılda ortalama 20-30 vakayla sınırlı olsa da, tespit edilen her vaka milyonlarca yolcunun güvenliği açısından ciddi soru işaretleri doğuruyor. Uzmanlar, özellikle COVID-19 pandemisi sonrası personel sirkülasyonunun arttığı dönemlerde belge kontrollerinin zayıfladığını, bu tür olayların zincirleme bir şekilde tekrarlanabileceğini ifade ediyor.
Bu olay aynı zamanda, pilotların eğitim ve lisans süreçlerinde dijital doğrulama sistemlerine geçilmesi yönündeki çağrıları da güçlendirdi. Halihazırda birçok ülke, pilot lisanslarını blokzincir tabanlı sertifikalarla güvence altına almaya çalışıyor. Kanada, bu tür bir sistemi henüz uygulamaya koymuş değil. Soruşturma devam ederken, Wall'ın 2025 yılının sonbaharında mahkeme karşısına çıkması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Haberdeki gelişme, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, küresel havacılık güvenlik standartlarının sorgulanmasına yol açması açısından önem taşıyor. Türk Hava Yolları ve diğer Türk havayolu şirketleri, uluslararası denetim mekanizmalarının bir parçası olarak pilot lisanslarının geçerliliğini sürekli teyit etmek zorunda. Bu vaka, Türkiye'deki havacılık otoritelerinin personel belgelerini dijital doğrulama ve biyometrik verilerle destekleme çabalarının ne kadar isabetli olduğunu gösteriyor. Özellikle Türkiye'nin coğrafi konumu itibarıyla transit uçuşların yoğun olduğu bir merkez olması, bu tür denetimlerin kritik önemini artırıyor. Uzmanlar, Kanada'daki olayın Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından örnek alınarak benzer açıkların kapatılması için bir fırsat olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.