ABD-İsrail ilişkilerinde yeni bir cephe açıldı. Amerikan İsrail Kamu İşleri Komitesi (AIPAC) ile bağlantılı bir siyasi eylem komitesi (PAC), Michigan'daki Demokratik Senato ön seçiminde mevcut Temsilci Haley Stevens'ı desteklemek için yaklaşık 15 milyon dolar harcadı. Stevens, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile kamuoyu önünde yaşadığı sert tartışmayla biliniyor. Bu hamle, AIPAC'ın geleneksel olarak Cumhuriyetçilere ve İsrail yanlısı Demokratlara verdiği desteğin ötesine geçerek, partinin içindeki en tartışmalı figürlerden birini finanse etmesiyle dikkat çekiyor.
Gelişmenin Arka Planı
Haley Stevens, 2018'de Michigan'ın 11. bölgesinden Temsilciler Meclisi'ne seçilen bir Demokrat. İsrail konusunda ilerici kanadın eleştirilerine rağmen güçlü bir İsrail destekçisi olarak biliniyor. Ancak 2023'te Netanyahu'nun yargı reformu tartışmaları sırasında Stevens, İsrail Başbakanı'nı 'demokrasiyi zayıflatmakla' suçlayan bir mektuba imza attı. Netanyahu'nun ofisi bu mektubu 'utanç verici' olarak nitelendirdi ve iki isim arasında Twitter üzerinden sert bir polemik yaşandı. AIPAC'ın Stevens'a yatırım yapması, örgütün Netanyahu karşıtı Demokratlarla işbirliği yapabileceğinin sinyalini veriyor. Uzmanlar, bunun AIPAC'ın uzun vadeli stratejisinin bir parçası olduğunu belirtiyor: İsrail'e koşulsuz destek veren herhangi bir adayı desteklemek, liderle kişisel anlaşmazlıklara rağmen.
AIPAC bağlantılı PAC'ler, 2024 seçim döngüsünde şimdiden 100 milyon doların üzerinde harcama yaptı. Michigan ön seçimi, özellikle Yahudi seçmenlerin yoğun olduğu bölgelerde kritik öneme sahip. Stevens'ın rakibi, ilerici kanadın desteklediği ve İsrail'i sık sık eleştiren bir aday. AIPAC'ın Stevens'a yatırımı, ilerici hareketin İsrail politikasına karşı bir cephe olarak da yorumlanıyor. Ön seçimde kazananın, Kasım ayında Cumhuriyetçi rakibiyle yarışacağı ve Senato'da kilit bir oy haline gelebileceği belirtiliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu gelişme, ABD-İsrail ilişkilerinde son yıllarda yaşanan gerilimi yansıtıyor. Biden yönetimi ile Netanyahu hükümeti arasında Batı Şeria'daki yerleşim birimleri, İran nükleer programı ve Filistin meselesi gibi konularda derin anlaşmazlıklar bulunuyor. AIPAC'ın Netanyahu'ya mesafeli durması, örgütün İsrail hükümetinin bizzat kendisine değil, ABD'deki İsrail yanlısı duruşa odaklandığını gösteriyor. Ayrıca, bu durum Amerikan Yahudi toplumunda da tartışmalara yol açıyor; bazı gruplar AIPAC'ın çok fazla Cumhuriyetçi yanlısı olduğunu düşünürken, diğerleri örgütün partizan olmayan yapısını savunuyor. Michigan ön seçimi, bu çatışmanın bir mikrokozmosu olarak değerlendirilebilir. Öte yandan, Stevens'ın Netanyahu ile yaşadığı polemik, İsrail siyasetine doğrudan müdahale olarak da yorumlandı. Netanyahu'nun ofisi, AIPAC'ı 'İsrail'e ihanet etmekle' suçlayan açıklamalar yaptı. Bu durum, İsrail'deki siyasi yelpazede ABD'ye yönelik güven duygusunu sorgulatabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, ABD-İsrail ilişkilerindeki her dalgalanma Orta Doğu dengelerini etkiliyor. Türkiye, son yıllarda İsrail ile ticari ve diplomatik ilişkileri normalleştirmeye çalışırken, ABD'deki İsrail lobisinin iç çekişmeleri bölgesel dinamikleri dolaylı olarak etkileyebilir. AIPAC'ın Netanyahu karşıtı Demokratları desteklemesi, ABD'nin İsrail politikasında Demokratların etkisini artırabilir ve bu da Türkiye-İsrail ilişkilerinde yeni fırsatlar veya gerilimler yaratabilir. Ayrıca, ABD'deki Yahudi toplumunun Cumhuriyetçilerden Demokratlara kayması, Türkiye'nin ABD Kongresi'ndeki imajını da şekillendirebilir. Ancak bu etkiler dolaylı ve uzun vadeli olacaktır.