New York'ta yapılan Demokrat Parti ön seçimlerinde, ünlü akademisyen Mahmud Mamdani'nin desteklediği ilerici adaylar, güçlü İsrail lobisi Aipac'a (Amerikan İsrail Kamu İşleri Komitesi) karşı ezici bir zafer elde etti. 25 Haziran 2024 tarihinde gerçekleşen seçimlerde, Mamdani'nin açık desteğiyle yarışan adaylar, özellikle New York'un 12. ve 16. kongre bölgelerinde Aipac'ın finanse ettiği adayları geride bıraktı. Bu sonuç, Amerikan siyasetinde İsrail yanlısı lobinin etkisinin giderek sorgulandığı bir dönemde, ilerici hareketin yükselişinin somut bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Gelişmenin arka planı
Mahmud Mamdani, Uganda asıllı Columbia Üniversitesi profesörü ve Filistin meselesine duyarlılığıyla tanınan bir entelektüeldir. Mamdani'nin desteklediği adaylar, seçim kampanyalarında İsrail-Filistin çatışmasına ilişkin eleştirel duruşları ve Aipac'ın geleneksel olarak desteklediği adayların aksine, Filistin haklarına vurgu yapmalarıyla öne çıktı. Aipac, bu seçimlerde New York'un çeşitli bölgelerinde adaylara toplamda milyonlarca dolar aktararak istenmeyen adayları engellemeye çalıştı. Ancak, Mamdani'nin özellikle genç seçmenler ve ilerici taban üzerindeki etkisi, Aipac'ın finansal gücünü geride bıraktı.
New York'un 12. kongre bölgesinde, Mamdani'nin desteğini alan ilerici aday Diana Reyna, Aipac'ın yoğun destek verdiği rakibine karşı yüzde 55 oy oranıyla galip geldi. Benzer şekilde, 16. bölgede ise Mamdani destekli Kevin Parker, Aipac destekli adayın önünde yüzde 51 gibi bir oyla zafer kazandı. Bu sonuçlar, Aipac'ın geleneksel seçim stratejilerinin artık eskisi kadar etkili olmadığını gösteriyor. Özellikle Amerikan kamuoyunda İsrail'in Gazze politikalarına yönelik artan eleştiriler, ilerici adayların bu söylemini güçlendiren bir faktör oldu.
Bölgesel ve küresel boyut
New York'taki bu seçim sonuçları, yalnızca yerel bir gelişme olmanın ötesinde, Amerikan dış politikasında potansiyel bir kırılmaya işaret ediyor. Aipac, onlarca yıldır ABD siyasetinde iki partili desteği koruyarak İsrail'e yıllık 3,8 milyar dolarlık askeri yardımın sürmesini sağlıyor. Ancak ilerici hareketin yükselişi, Kongre'de İsrail politikalarına daha eleştirel yaklaşan bir grubun güçlenmesine yol açabilir. Mamdani'nin başarısı, Filistin dayanışma hareketinin Amerikan siyasetinde somut bir güç haline geldiğini gösteriyor.
Küresel ölçekte ise bu gelişme, Batı ülkelerindeki İsrail karşıtı hareketin siyasi kanatta da kendini göstermeye başladığının bir işareti olarak okunabilir. Avrupa'da benzer eğilimler, Almanya ve Fransa gibi ülkelerde sol partilerin Filistin meselesine daha fazla önem vermesiyle paralellik gösteriyor. New York seçimleri, bu trendin bir parçası olarak, İsrail-Filistin çatışmasında uluslararası kamuoyunun giderek daha eleştirel bir noktaya evrildiğini ortaya koyuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin meselesinde tarihsel olarak duyarlı bir pozisyona sahip. New York'taki bu seçim sonuçları, ABD'de İsrail'e eleştirel bir sesin yükselmesi ve Aipac gibi lobilerin etkisinin sorgulanması, Türkiye'nin uzun süredir savunduğu çok taraflı ve adil bir Orta Doğu vizyonuyla örtüşüyor. Ancak bu gelişme, Türk dış politikasını doğrudan etkileyecek bir dönüşüm henüz yaratmış değil. Bununla birlikte, ABD Kongresi'nde Filistin yanlısı adayların sayısının artması, Türkiye'nin Washington nezdinde lobi faaliyetleri için yeni fırsatlar yaratabilir. Öte yandan, Türkiye-İsrail ilişkilerinin normalleşme sürecinde, bu tür iç siyasi gelişmelerin dengeli bir şekilde değerlendirilmesi gerekiyor.