İngiliz fotoğrafçı Ian Gilbert, ebeveynlerin yapay zeka (AI) araçlarını kullanarak okul fotoğraflarındaki filigranları kaldırdığını ve bunu bir başarı olarak sunduğunu belirtti. Gilbert, bu durumun fotoğrafçıların telif haklarını ihlal ettiğini ve ciddi gelir kaybına yol açtığını vurguluyor. Olay, yapay zekanın bireysel kullanımının yarattığı etik ve ekonomik sorunları gözler önüne seriyor. Okul fotoğrafçılığı sektörü, pandemi sonrası zaten zor günler geçirirken, bir de AI destekli filigran silme yöntemleriyle karşı karşıya.
Filigran Silme Nasıl Yapılıyor?
Ian Gilbert gibi profesyonel fotoğrafçılar, çektikleri okul fotoğraflarını çevrimiçi platformlarda sergilerken, izinsiz kullanımı önlemek için görsellerin üzerine filigran ekliyor. Ancak son dönemde, ücretsiz veya düşük maliyetli yapay zeka araçları, bu filigranları otomatik olarak temizleyebiliyor. Gilbert, "Ebeveynlerin bunu açıkça konuştuğunu duyuyorum. 'AI ile filigranı kaldırdım, artık fotoğraf benim' diyorlar. Bu, emeğe saygısızlık" diyor. Fotoğrafçılar, bu tür eylemlerin hem yasal hem de ahlaki sorunlar taşıdığını belirtiyor. Telif hakkı yasalarına göre, filigran kaldırılsa bile görselin telifi fotoğrafçıda kalıyor. Ancak pratikte, küçük ölçekli ihlallerin takibi neredeyse imkansız.
Okul fotoğrafçılığı, birçok ülkede serbest çalışan fotoğrafçılar için önemli bir gelir kapısı. Özellikle ABD ve İngiltere'de, okullar genellikle belirli bir fotoğrafçıyla anlaşıyor ve veliler fotoğrafları satın alıyor. Fotoğrafçılar, çekim, baskı ve dijital dağıtım için ücret alıyor. AI ile filigran silme, bu gelir modelini baltalıyor. Gilbert, "Bir fotoğrafın arkasında saatlerce süren çekim, düzenleme ve baskı emeği var. Bunu yok saymak, mesleğimizi bitirir" diye konuşuyor.
Yapay Zeka Etiği ve Telif Hakkı Tartışması
Bu olay, yapay zekanın telif hakkı ve fikri mülkiyet üzerindeki etkilerine dair küresel tartışmanın bir parçası. Son yıllarda, AI görsel üretim araçları (DALL-E, Midjourney vb.) ve düzenleme yazılımları, içerik üreticilerinin işini kolaylaştırırken, telif ihlallerini de artırıyor. Uzmanlar, mevcut yasaların AI çağına uygun olmadığını savunuyor. Örneğin, ABD'de DMCA (Dijital Binyıl Telif Hakkı Yasası) filigran kaldırmayı yasaklasa da, AI araçlarının sorumluluğu belirsiz. Avrupa Birliği'nde ise Yapay Zeka Yasası (AI Act) kapsamında bazı düzenlemeler var, ancak bireysel kullanıcıların sorumluluğu hâlâ tartışmalı.
Fotoğrafçılar, platformların da sorumluluk alması gerektiğini düşünüyor. Gilbert, "Bu AI araçlarını sunan şirketler, filigran silme özelliğini engellemeli veya en azından uyarı vermeli" diyor. Ancak teknoloji şirketleri, kullanım amacını denetlemenin zor olduğunu belirtiyor. Öte yandan, bazı veliler, okul fotoğraflarının zaten pahalı olduğunu ve AI ile tasarruf ettiklerini savunuyor. Bu durum, ekonomik sıkışıklık ile etik değerler arasındaki çatışmayı gözler önüne seriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de okul fotoğrafçılığı yaygın bir sektör. Ancak yapay zeka ile filigran silme henüz yaygınlaşmamış olsa da, dijital telif ihlalleri artıyor. Türkiye'de Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) telif haklarını koruyor, ancak denetim zayıf. Bu tür AI kullanımları, Türk fotoğrafçılarını da ekonomik olarak zorlayabilir. Ayrıca, yerli AI düzenlemeleri henüz taslak aşamasında; bu boşluk, benzer ihlalleri teşvik edebilir. Küresel ölçekte ise, AI etiği ve telif hakları konusunda uluslararası işbirliği ihtiyacı her geçen gün artıyor. Türkiye'nin de bu alanda yasal ve teknolojik altyapısını güçlendirmesi gerekiyor.