Afganistan Savunma Bakanlığı, Pakistan'dan sınırı geçtikten sonra çıkan çatışmada 28 savaşçının öldürüldüğünü açıkladı. Bakanlık, Pakistan istihbaratının eski Afgan güvenlik görevlilerini eğiterek sınırın diğer tarafına gönderdiğini öne sürdü. İslamabad yönetimi henüz iddialara yanıt vermedi. Olay, iki komşu ülke arasında son aylarda artan gerilimin son halkası olarak değerlendiriliyor.
Olayın Arka Planı ve Tarafların İddiaları
Afganistan Savunma Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamaya göre, sınırı geçen grup, Pakistan topraklarında eğitildikten sonra Afganistan'a sızdı. Bakanlık, söz konusu kişilerin eski Afgan Ulusal Güvenlik Güçleri (ANDSF) mensupları olduğunu ve Pakistan Inter-Services Intelligence (ISI) tarafından yönlendirildiğini iddia etti. Açıklamada, "Bu unsurlar, Pakistan istihbaratının talimatıyla Afganistan'a karşı terör faaliyetleri yürütmek üzere gönderilmiştir" ifadelerine yer verildi.
Pakistan hükümeti henüz konuya ilişkin resmi bir açıklama yapmadı. Ancak Pakistanlı yetkililer geçmişte benzer suçlamaları reddetmiş, Afganistan'ın kendi topraklarında Pakistan'a yönelik saldırılar düzenleyen gruplara göz yumduğunu savunmuştu. İki ülke arasındaki sınır, tarihsel olarak tartışmalı Durand Hattı üzerinde bulunuyor ve bu hat Afganistan tarafından resmen tanınmıyor.
Ölen 28 savaşçının kimlikleri henüz netleşmedi. Afgan yetkililer, olayın ardından bölgeye takviye güç sevk edildiğini ve sınır hattında güvenlik önlemlerinin artırıldığını bildirdi. Bağımsız kaynaklar, çatışmanın tam olarak hangi sınır kapısı yakınında yaşandığına dair bilgi vermedi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Afganistan ile Pakistan arasındaki ilişkiler, Taliban'ın 2021'de Kabil'de yönetimi ele geçirmesinden bu yana istikrarsız bir seyir izliyor. Pakistan, Afganistan'daki Taliban yönetimini henüz resmen tanımadı; ancak ticari ve güvenlik konularında temaslar sürüyor. İki ülke arasında sınır güvenliği, mülteci akını ve terör gruplarına destek suçlamaları sık sık gündeme geliyor.
Pakistan, özellikle son iki yılda kendi topraklarında artan terör saldırılarından Afganistan'daki militanları sorumlu tutuyor ve Kabil yönetiminden bu gruplara karşı operasyon yapmasını talep ediyor. Afganistan ise Pakistan'ın kendi iç sorunlarını Afganistan'a yansıttığını savunuyor. Bu karşılıklı suçlamalar, iki komşu arasındaki güven bunalımını derinleştiriyor.
Uluslararası toplum, Afganistan'ın istikrarı ve bölgesel güvenlik açısından iki ülke arasındaki diyaloğun sürmesini önemsiyor. Son olay, Kabil ile İslamabad arasında arabuluculuk çabalarını zorlaştırabilir. Özellikle Çin ve Katar'ın taraflar arasında denge kurma girişimleri bulunuyor. Ancak sınırda yaşanan her çatışma, barış çabalarını baltalıyor.
Öte yandan, öldürülen savaşçıların eski Afgan güvenlik görevlileri olduğu iddiası, Taliban yönetiminin eski rejim mensuplarına yönelik politikalarını da gündeme getiriyor. Taliban, iktidara geldiğinden bu yana eski güvenlik personelini hedef almakla suçlanıyor; ancak yönetim bu suçlamaları reddediyor. Pakistan'ın bu kişileri kullanarak Afganistan'da istikrarsızlık yaratmaya çalıştığı iddiası, Kabil'in İslamabad'a yönelik en sert suçlamalarından biri olarak kayda geçti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Afganistan ve Pakistan ile köklü tarihi ve kültürel bağlara sahip; her iki ülkeyle de ekonomik ve güvenlik iş birliğini sürdürüyor. Afganistan-Pakistan sınırındaki gerilim, Türkiye'nin bölgesel istikrar politikalarını doğrudan etkiliyor. Özellikle Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) ve Kızılay üzerinden yürütülen insani yardım faaliyetleri, istikrarsızlıktan olumsuz etkilenebilir. Ayrıca, Pakistan ile savunma sanayii iş birliği ve Afganistan'a yönelik transit ticaret, Türkiye'nin ekonomik çıkarları arasında. Türkiye, iki ülke arasında arabuluculuk yapabilecek ender aktörlerden biri olarak öne çıkıyor. Sınır çatışmalarının tırmanması, Türkiye'nin Güney Asya'daki diplomatik açılımlarını ve bölgesel güvenlik denklemindeki konumunu zorlaştırabilir. Bu nedenle Ankara'nın taraflara itidal çağrısı yapması ve diyaloğu teşvik etmesi bekleniyor.