İngiltere'de, Afganistan'daki bir askeri operasyon sırasında 'yanlış kişilerin' vurulduğunu öne süren bir askerin, üstleri tarafından 'Taliban özürcüsü' olarak nitelendirildiği ortaya çıktı. İngiliz Parlamentosu'nda kurulan bir soruşturma komisyonunda dinlenen Christopher Green adlı eski asker, 2010 yılında Afganistan'ın Helmend vilayetinde gerçekleştirilen bir gece baskınında Uluslararası Güvenlik Destek Gücü (ISAF) tarafından 'yanlış kişilerin' öldürüldüğüne dair endişelerin erken bir aşamada dile getirildiğini, ancak bu uyarıların dikkate alınmadığını ifade etti.
Gece baskını ve ölümler
Green, ifadesinde, operasyonun hedefinin Taliban komutanları olduğunu, ancak baskında ölenlerin aslında sivil olabileceğini söyledi. Olayın ardından yaptığı resmi şikayet üzerine, amirleri tarafından 'Taliban seven bir özürcü' olarak etiketlendiğini belirten Green, bu durumun askeri disiplin ve hesap verebilirlik açısından ciddi bir zafiyet yarattığını vurguladı. Soruşturma, İngiliz özel kuvvetlerinin Afganistan'daki gece baskınlarında sivil ölümlerine neden olduğu iddialarını araştırıyor. Benzer şikayetler daha önce de gündeme gelmiş, ancak askeri yetkililer tarafından genellikle 'düşman unsurların etkisiz hale getirildiği' gerekçesiyle reddedilmişti. Green'in ifadesi, bu tür olayların üstünün örtülmeye çalışıldığı yönündeki eleştirileri yeniden alevlendirdi.
Gece baskınları, Afganistan savaşı sırasında NATO güçlerinin en sık kullandığı taktiklerden biriydi. Ancak sivil kayıpların artması, yerel halkın yabancı güçlere olan güvenini sarsmış ve Taliban'ın propagandasına malzeme sağlamıştı. Birleşmiş Milletler raporlarına göre, 2009-2013 yılları arasında gece baskınlarında ölen sivillerin sayısı binlerle ifade ediliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu iddialar, yalnızca İngiltere'nin değil, tüm NATO ülkelerinin Afganistan müdahalesinin meşruiyetini sorgulatan bir boyut taşıyor. Batılı güçlerin 20 yıllık Afganistan varlığı, sivil kayıplar ve insan hakları ihlalleri nedeniyle sık sık eleştirilmişti. Taliban'ın 2021'de yeniden iktidara gelmesiyle birlikte, bu tür soruşturmalar geçmişteki hataların hesabını verme açısından önem kazanıyor. Green'in ifşaatı, aynı zamanda askeri hiyerarşide muhbirlere yönelik baskı ve sindirme kültürünü de gözler önüne seriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, NATO üyesi olarak Afganistan misyonuna katkı sağlamış ve sivil kayıpların önlenmesi için hassasiyet göstermiştir. Bu tür iddialar, uluslararası askeri operasyonların hesap verebilirlik mekanizmalarının zayıflığını ortaya koyarken, Türkiye'nin de dahil olduğu benzer operasyonlarda şeffaflığın önemini hatırlatıyor. Ayrıca, Taliban ile müzakere süreçlerinde Türkiye'nin arabulucu rolü düşünüldüğünde, geçmişteki sivil kayıpların bölgesel güvenlik dinamiklerine etkisi göz ardı edilmemelidir.