Afganistan'da çocuk ölümlerinin en ölümcül biçimi olan akut yetersiz beslenme (wasting), ülkenin üçte birinde kritik seviyelere ulaştı. Birleşmiş Milletler verilerine göre, 34 ilin 11'inde beş yaş altı çocuklarda görülen bu durum, acil müdahale gerektiren ciddi bir insani krize işaret ediyor. Uzmanlar, ekonomik çöküş, kuraklık ve sağlık sisteminin çökmesi nedeniyle milyonlarca çocuğun hayati risk altında olduğunu belirtiyor.
Krizin Arka Planı: Ekonomik Çöküş ve Kuraklık
Taliban'ın 2021'de yönetimi devralmasının ardından uluslararası yardımların kesilmesi ve bankacılık sisteminin çökmesi, ülkeyi derin bir ekonomik krize sürükledi. Bu durum, gıda fiyatlarının hızla artmasına ve ailelerin temel gıdalara erişimini zorlaştırdı. Dünya Gıda Programı (WFP), Afganistan'da yaklaşık 20 milyon kişinin akut gıda güvensizliği yaşadığını tahmin ediyor. Kuraklık ise tarımsal üretimi vurdu; bu yıl mahsul rekoltesi son yılların en düşük seviyesinde.
Çocuklarda görülen akut yetersiz beslenme, vücudun hızla zayıflamasına ve bağışıklık sisteminin çökmesine neden oluyor. Bu durum, zatürre ve ishal gibi hastalıklara yakalanma riskini artırıyor ve tedavi edilmezse ölümle sonuçlanabiliyor. UNICEF, bu yıl 875.000 çocuğun akut yetersiz beslenme tedavisine ihtiyaç duyacağını, bunların 200.000'inin ise hayati tehlike altında olduğunu açıkladı. Ancak sağlık tesisleri yetersiz, ilaç ve terapötik besin sıkıntısı had safhada.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Uluslararası Toplumun Sınavı
Afganistan'daki bu insani kriz, bölgeyi istikrarsızlaştırma potansiyeli taşıyor. Komşu ülkeler, mülteci akınları ve güvenlik riskleri nedeniyle endişeli. Uluslararası toplum, Taliban'la diplomatik ilişkiler konusunda ikilem yaşarken, insani yardım koridorları büyük ölçüde kesintiye uğradı. Birleşmiş Milletler, 2024 için Afganistan'a yönelik 3,2 milyar dolarlık insani yardım çağrısında bulundu ancak fonların sadece %15'i karşılandı. Uzmanlar, bu krizi sadece Afganistan'ın sorunu olarak görmenin hatalı olduğunu, küresel gıda fiyatlarındaki artış ve iklim değişikliğiyle bağlantılı olarak bu tür krizlerin daha da yaygınlaşabileceği konusunda uyarıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Afganistan'daki bu insani kriz, Türkiye'yi doğrudan ilgilendirmesine rağmen, bölgesel istikrar açısından önemli sonuçlar doğuruyor. Türkiye, Afganistan'da uzun süredir insani yardım faaliyetleri yürütüyor ve Taliban sonrası dönemde de bu desteğini sürdürmeye çalışıyor. Olası bir kitlesel göç dalgası, Türkiye üzerinden Avrupa'ya yönelebilir; bu nedenle krizi daha fazla büyümeden önlemek, Türkiye'nin göç güvenliği ve bölgesel istikrar açısından kritik önem taşıyor. Ayrıca, Türkiye'nin insani yardım alanındaki proaktif politikası, bu krizde de uluslararası toplumun dikkatini çekme ve çözüm üretme potansiyeli taşıyor.