Afganistan'ın kadın milli futbol takımının yurtdışında yaşayan 23 oyuncusu, ülkelerinde yasaklanan sporu icra etmek ve kadın haklarına dikkat çekmek amacıyla Yeni Zelanda'da bir araya geldi. Takım, Cook Adaları ile iki resmi olmayan dostluk maçı yapacak ve bu süreçte bir eğitim kampına katılacak. Bu buluşma, Taliban'ın 2021'de iktidara gelmesinden bu yana futbol otoritelerinin tanımadığı oyuncuların ilk kez tam kadro bir araya gelişi olma özelliğini taşıyor.
Afgan Kadın Futbolunun Sürgündeki Mücadelesi
Afganistan Kadın Milli Futbol Takımı, Taliban'ın Ağustos 2021'de ülkeyi ele geçirmesinin ardından ülke dışına çıkmak zorunda kalmıştı. Oyuncuların büyük bir kısmı Avustralya, Almanya, İngiltere ve ABD gibi ülkelere sığınırken, takımın uluslararası arenadaki varlığı da sona ermişti. Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği (FIFA) ve Asya Futbol Konfederasyonu (AFC), Taliban yönetiminin kadın futboluna getirdiği yasak nedeniyle Afganistan'ın kadın takımını tanımıyor.
Yeni Zelanda'daki kamp, oyuncuların bir araya gelerek hem antrenman yapma hem de dayanışma sergileme fırsatı bulduğu nadir organizasyonlardan biri. Takımın kaptanı olan ve üç yıl önce ülkesinden ayrılmak zorunda kalan bir oyuncu, BBC'ye yaptığı açıklamada, "Burada olmak, oyunu sevdiğimizi ve haklarımız için savaşmaya devam edeceğimizi göstermek demek" ifadelerini kullandı. Ancak oyuncular, ülkelerindeki kadın hakları konusunda uluslararası toplumun daha fazla harekete geçmesini bekliyor.
Küresel Bir Ses: Kadın Hakları ve Spor
Afgan kadın futbolcuların mücadelesi, sporun bir insan hakkı olarak görülmesi ve kadınların kamusal alandan dışlanmasıyla ilgili küresel bir tartışmanın parçası haline geldi. Spor yoluyla farkındalık yaratma stratejisi, ilk olarak 2022’de İran'da Mahsa Amini'nin ölümü sonrası protestolara katılan İranlı kadın sporcular tarafından da benimsenmişti. Bu olaylar, uluslararası spor federasyonlarının otoriter rejimler karşısında nasıl tavır alması gerektiği konusunda tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Yeni Zelanda Futbol Federasyonu'nun ev sahipliğinde gerçekleşen kamp, aynı zamanda bu oyuncuların FIFA'nın destek programından bağımsız olarak, sivil toplum kuruluşları ve sponsorların desteğiyle ayakta kaldıklarını gösteriyor. Cook Adaları maçı, takımın spor diplomasisi aracılığıyla Afgan kadınlarının yaşadığı baskıyı dünya gündeminde tutma hedefinin bir parçası. Oyuncular, bu tür etkinliklerin yaygınlaşması ve en azından kadın futbolunun sürgünde de olsa yaşatılması için çağrıda bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Afgan kadın futbolcuların durumu, Türkiye'nin insan haklarına verdiği önceliklerle doğrudan örtüşen bir temadır. Türkiye, geçmişte Afgan mültecilere kapılarını açan ve bölgede istikrarı destekleyen bir ülke olarak, bu tür insani söylemlerin Avrupa ve Batı kamuoyunda yankı bulmasını yakından izlemektedir. Ayrıca, Türk kadın futbolunun gelişimi ve kadın sporculara verilen destek, bu hikayenin Türk toplumunda karşılık bulmasını sağlayabilir. Ancak, konunun doğrudan Türkiye siyasetini etkilemesi beklenmese de, İslam coğrafyasındaki kadın hakları mücadelelerine duyarlılığın artması, Türkiye'nin bölgesel liderlik rolünü ve insan hakları söylemini güçlendirebilir.