Abu Dabi merkezli yatırım şirketi L’imad, ABD'nin önde gelen özel sermaye fonlarından Apollo Global Management’ın hava kargo iştirakine hissedar olmak için görüşmelere başladı. Konuya yakın kaynaklara göre müzakereler henüz erken aşamada ve kesin bir anlaşma garantisi bulunmuyor. Olası bir ortaklık, Körfez sermayesinin küresel havacılık ve lojistik sektöründeki etkisini daha da artırabilir.
Gelişmenin Arka Planı
L’imad, Abu Dabi'nin ekonomik çeşitlendirme stratejisi kapsamında son yıllarda ulaştırma, enerji ve teknoloji alanlarında agresif yatırımlar yapan bir yatırım fonu olarak biliniyor. Apollo Global Management ise 1990'da kurulan ve yönetimi altında 500 milyar doları aşkın varlık bulunan dev bir özel sermaye şirketi. Apollo’nun hava kargo birimi, pandemi sonrası e-ticaret patlamasıyla değer kazanan lojistik varlıkları arasında yer alıyor.
Görüşmelerin odağında, Apollo’nun hava kargo operasyonlarının bir bölümünün satışı veya sermaye artırımı yoluyla L’imad’a hisse devri bulunuyor. Kaynaklar, tarafların henüz bağlayıcı bir anlaşmaya varmadığını ve görüşmelerin başarısızlıkla sonuçlanabileceğini vurguluyor. Ne Apollo ne de L’imad konuyla ilgili resmi açıklama yaptı.
Hava kargo sektörü, Kovid-19 salgını sırasında tedarik zinciri krizleriyle birlikte stratejik önem kazandı. Kargo uçaklarına olan talep, e-ticaret devlerinin küresel dağıtım ağlarını genişletmesiyle zirveye çıktı. Ancak son dönemde yakıt maliyetleri, jeopolitik gerilimler ve ekonomik yavaşlama sinyalleri sektörde dalgalanmalara yol açıyor. Buna rağmen Körfez sermayesi, uzun vadeli getiri potansiyeli nedeniyle hava kargo varlıklarına ilgi gösteriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Abu Dabi, son yıllarda Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) ekonomik gücünü çeşitlendirme vizyonu doğrultusunda lojistik ve havacılık sektörüne büyük yatırımlar yapıyor. Etihad Airways’in kargo kolu Etihad Cargo, bölgesel bir oyuncu olarak öne çıkıyor. L’imad’ın Apollo ile ortaklık kurması hâlinde, Abu Dabi’nin küresel hava kargo pazarındaki payı genişleyebilir ve BAE, Doğu ile Batı arasındaki ticaret koridorlarında daha etkin bir aktör hâline gelebilir.
Öte yandan Apollo Global Management, son yıllarda altyapı ve lojistik varlıklara yönelik yatırımlarını artırıyor. Şirket, 2021’de hava kargo operasyonlarını bünyesine katarak sektöre giriş yapmıştı. Apollo’nun Körfez sermayesiyle ortaklık kurması, ABD ile BAE arasındaki ekonomik bağları güçlendirebilir. Ancak ABD’de yabancı yatırımları denetleyen CFIUS (Yabancı Yatırım Komitesi) gibi kurumların onay süreci, anlaşmanın önündeki en büyük engellerden biri olarak görülüyor.
Küresel hava kargo pazarı, 2024’te yaklaşık 140 milyar dolar büyüklüğe ulaştı. Asya-Pasifik, Kuzey Amerika ve Avrupa arasındaki ticaret hatlarında kargo uçuşları yoğunlaşırken, Körfez ülkeleri coğrafi konumları sayesinde aktarma merkezi olma avantajını kullanıyor. L’imad-Apollo görüşmeleri, bu rekabette yeni bir denge unsuru yaratabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, son yıllarda hava kargo ve lojistik alanında bölgesel bir üs olma iddiasını güçlendiriyor. İstanbul Havalimanı, küresel kargo trafiğinde ilk sıralara yükselirken, Türk Hava Yolları’nın kargo kolu Turkish Cargo, dünya genelinde etkin bir oyuncu hâline geldi. Abu Dabi merkezli L’imad’ın Apollo’nun hava kargo birimine ortak olması, Körfez sermayesinin sektördeki ağırlığını artırarak Turkish Cargo’nun rekabet gücünü zorlayabilir. Ayrıca BAE ile Türkiye arasındaki ekonomik ilişkiler son dönemde normalleşme sürecinde; bu tür bir yatırım, iki ülke arasındaki ticari bağları olumlu etkileyebilir. Ancak küresel lojistik pastasından daha fazla pay almak isteyen Türkiye’nin, Körfez sermayesinin agresif hamlelerine karşı stratejik ortaklıklar geliştirmesi gerekebilir. Hava kargo, Türkiye’nin ihracat hedefleri açısından kritik önem taşıyor; bu nedenle gelişme yakından takip edilmeli.