ABD'de bir federal yargıç, Başkan Donald Trump yönetiminin, geçici koruma statüsü (TPS) sahibi binlerce göçmenin çalışma izinlerini iptal etme yönündeki kararını geçici olarak bloke etti. Kaliforniya Kuzey Bölgesi Bölge Mahkemesi Yargıcı Jon S. Tigar tarafından verilen ihtiyati tedbir kararı, El Salvador, Sudan ve Ukrayna'dan gelen yaklaşık 350.000 TPS sahibinin, dava sonuçlanana kadar çalışma yetkilerini kaybetmesini engelliyor. Karar, göçmen hakları örgütlerinin açtığı davada, Trump yönetiminin TPS programını sonlandırma girişiminin yasalara aykırı olduğu gerekçesine dayanıyor.
Gelişmenin arka planı
TPS, ABD'ye sığınan ancak ülkelerindeki savaş, doğal afet veya olağanüstü durumlar nedeniyle geri dönemeyen göçmenlere geçici olarak verilen bir statü. Trump yönetimi, 2017'den itibaren bu programı kademeli olarak sonlandırmaya çalışıyor. El Salvador, Sudan ve Ukrayna'dan gelen TPS sahipleri, bu karardan en fazla etkilenen gruplar arasında. Yargıç Tigar, kararında, hükümetin TPS'yi sonlandırma gerekçelerinin 'keyfi ve kaprisli' olduğunu belirtti. Davacılar, Trump yönetiminin kararının ırkçı motivasyonlar taşıdığını ve yasal süreci ihlal ettiğini savunuyor.
Mahkeme kararı, göçmen topluluklarında rahatlama yaratırken, Beyaz Saray'dan henüz resmi bir açıklama gelmedi. TPS sahipleri, ABD'de ortalama 10 yıldan fazla süredir yaşıyor ve çoğu işgücüne entegre durumda. Çalışma izinlerinin iptali, hem bireyler hem de işverenler için ciddi sonuçlar doğuracaktı. Bu grup, özellikle inşaat, hizmet ve tarım sektörlerinde yoğun olarak çalışıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Karar, ABD göç politikasının sadece iç hukuk değil, aynı zamanda uluslararası insan hakları normlarıyla da ilgili olduğunu ortaya koyuyor. El Salvador, geçmişteki iç savaş ve çete şiddeti nedeniyle TPS kapsamında; Sudan, uzun süreli çatışmalar; Ukrayna ise Rusya işgali sonrası bu statüye dahil edilmişti. Karar, bu ülkelerle ABD arasındaki diplomatik ilişkileri de etkileyebilir. Ukrayna'da savaş devam ederken, TPS'nin sonlandırılması Kiev yönetimi tarafından eleştirilmişti. Ayrıca, kararın diğer TPS ülkeleri (Honduras, Haiti, Nepal gibi) için de emsal teşkil edebileceği belirtiliyor. Göçmen hakları savunucuları, bu kararın Trump yönetiminin göçmen karşıtı politikalarına karşı kazanılmış önemli bir zafer olduğunu vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin göç politikaları açısından dolaylı da olsa önemli ipuçları taşıyor. Türkiye, Suriye başta olmak üzere milyonlarca geçici koruma statüsü sahibine ev sahipliği yapıyor. ABD'deki bu yargı kararı, geçici koruma statülerinin hukuki güvence altına alınmasının önemini gösteriyor. Ayrıca, Türkiye'nin AB ile göç anlaşmaları kapsamında benzer hukuki tartışmalar yaşaması olası. Küresel göç yönetişiminde, koruma statülerinin keyfi olarak sonlandırılamayacağı yönündeki bu emsal, Türkiye'nin uluslararası hukuk pozisyonunu güçlendirebilir. Diğer yandan, bu kararın ABD-Türkiye ilişkilerinde doğrudan bir etkisi bulunmuyor.