ABD Temsilciler Meclisi üyesi Cumhuriyetçi Mike Lawler, Haiti uyruklu binlerce göçmenin geçici koruma statüsünün (TPS) uzatılması için çağrıda bulundu. Lawler, Yüksek Mahkeme'nin Trump yönetiminin bu korumaları sonlandırma kararını onaylamasının ardından yaptığı açıklamada, bu adımın “bir kriz yaratacağı” uyarısında bulundu. Yüksek Mahkeme, 6'ya 3 oyla, Trump yönetiminin Haiti ve Suriyeli binlerce göçmen için TPS'yi feshetme yetkisini tanıdı. Lawler, New York'un 17. bölgesini temsil ediyor ve bölgesinde önemli sayıda Haitili göçmen yaşıyor.
TPS Programı ve Tartışmalar
Geçici Koruma Statüsü (TPS), ABD'ye sığınan ancak ülkelerindeki doğal afet, silahlı çatışma veya olağanüstü durumlar nedeniyle geri dönemeyen kişilere verilen bir statüdür. Haiti, 2010 yılındaki yıkıcı depremin ardından TPS kapsamına alınmış, daha sonra çeşitli nedenlerle statü defalarca uzatılmıştı. Trump yönetimi 2017'de programı sonlandırma kararı almış, ancak bu karar mahkeme engeline takılmıştı. Yüksek Mahkeme'nin son kararı, yönetimin yetkisini teyit ederek binlerce Haitili ve Suriyeli göçmenin statüsünü tehlikeye attı. Lawler, “Bu insanlar yıllardır burada yaşıyor, çalışıyor ve toplumun bir parçası haline geldi. Statülerinin sona ermesi aileleri parçalayacak ve insani bir krize yol açacaktır” dedi.
Tahminlere göre, ABD'de yaklaşık 50 bin Haitili TPS statüsüne sahip. Programın sona ermesi durumunda bu kişiler sınır dışı edilme riskiyle karşı karşıya kalacak. Lawler ve diğer bazı Kongre üyeleri, Başkan Biden yönetimine TPS'yi yenileme çağrısı yapıyor. Beyaz Saray ise konuyla ilgili henüz net bir açıklama yapmadı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Haiti, son yıllarda siyasi istikrarsızlık, çete şiddeti ve ekonomik çöküşle boğuşuyor. Ülke, Devlet Başkanı Jovenel Moise'nin 2021'de suikasta uğramasının ardından derin bir krize girdi. Birleşmiş Milletler, Haiti'deki güvenlik durumunun endişe verici olduğunu ve sivillerin kitlesel olarak yer değiştirdiğini bildiriyor. Bu koşullar altında, TPS'nin sona erdirilmesi, sınır dışı edilenlerin Haiti'de karşılaşacağı tehlikeler nedeniyle uluslararası toplumdan tepki çekiyor. İnsan hakları örgütleri, ABD'nin bu kararının uluslararası hukuka aykırı olduğunu savunuyor. Ayrıca, benzer durumdaki Suriyeli göçmenlerin de etkilenmesi, Orta Doğu'daki insani krizin daha da derinleşmesine yol açabilir.
Lawler'ın çağrısı, Kongre içinde de bölünmelere neden oldu. Bazı Cumhuriyetçiler, TPS'nin uzatılmasının yasadışı göçü teşvik edeceğini savunurken, diğerleri insani gerekçelerle destek veriyor. Demokratlar ise genel olarak TPS'nin genişletilmesinden yana. Konu, 2024 başkanlık seçimleri öncesinde göç politikalarının yeniden tartışmaya açılmasına neden olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, ABD'nin göç politikalarındaki sertleşmenin bir yansıması olarak Türkiye için dolaylı önem taşıyor. Türkiye, Suriye'den gelen milyonlarca mülteciye ev sahipliği yaparken, benzer bir koruma statüsü tartışması yaşamamış olsa da, ABD'nin mülteci politikalarındaki değişim uluslararası normları etkileyebilir. Ayrıca, Haiti örneğindeki gibi insani krizlerin kötüleşmesi, küresel göç dalgalarını artırabilir; bu da Türkiye'nin bulunduğu bölgedeki istikrarsızlıkla birleşince yeni göç hareketlerine yol açabilir. Türkiye, uluslararası platformlarda mülteci haklarını savunurken, ABD'nin bu kararının emsal teşkil etmemesi için diplomatik girişimlerde bulunabilir.