ABD'li Senatör Chris Van Hollen, İsrail polisinin Birleşmiş Milletler Yakın Doğu Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı'nın (Unrwa) Doğu Kudüs'teki merkezine düzenlediği baskının ardından İsrail hükümetini sert bir dille eleştirdi. Demokrat senatör, İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'i ve hükümetteki 'aşırılık yanlısı' isimleri hedef alarak, bu tür eylemlerin bölgedeki istikrarı tehdit ettiğini ve uluslararası hukuka aykırı olduğunu söyledi. Van Hollen, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, 'Unrwa'nın çalışmalarını engellemek, Filistinli mültecilere insani yardım ulaştırılmasını baltalamaktır. Bu, İsrail'in kendi güvenliğine de zarar verir' ifadelerini kullandı.
Baskının Detayları ve Arka Planı
İsrail polisi, Perşembe günü erken saatlerde Unrwa'nın Doğu Kudüs'teki ofisine baskın düzenlemiş, ajansın faaliyetlerini durdurduğunu ve ofis binasını kapatıldığını duyurmuştu. Unrwa yetkilileri, baskın sırasında ajansın ekipmanlarına el konulduğunu ve personelin gözaltına alındığını belirtti. Bu gelişme, İsrail'in Unrwa'ya yönelik baskılarını artırdığı bir dönemde yaşandı. İsrail, geçtiğimiz aylarda Unrwa çalışanlarının Hamas'a yardım ettiği iddialarıyla ajansın faaliyetlerini kısıtlama kararı almıştı. Uluslararası toplum, bu iddiaların kanıtlanmadığını ve Unrwa'nın Filistinli mülteciler için hayati önem taşıdığını vurguluyor.
Ben-Gvir, baskının ardından yaptığı açıklamada, 'Unrwa, terör örgütlerinin kolu haline gelmiştir. Bu örgütün Kudüs'teki varlığına son vermek, İsrail'in güvenliği için bir zorunluluktur' dedi. Ancak bu söylem, hem uluslararası kamuoyunda hem de İsrail içinde tepkiyle karşılandı. İsrail Savunma Kuvvetleri eski yetkilileri ve güvenlik uzmanları, Unrwa'nın kapatılmasının bölgede insani bir felakete yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
Uluslararası Tepkiler ve Bölgesel Etkiler
Van Hollen'ın açıklamaları, ABD yönetiminin İsrail'e yönelik artan eleştirilerinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Başkan Joe Biden yönetimi, Gazze'deki sivillerin korunması ve insani yardımların ulaştırılması konusunda İsrail'e baskı yapıyor. Van Hollen, özellikle İsrail hükümetindeki aşırı sağcı koalisyon ortaklarının politikalarının, ABD-İsrail ilişkilerine zarar verdiğini savunuyor. Senatör, 'İsrail'in güvenliği, Amerika'nın desteğiyle sağlanabilir. Ancak bu destek, uluslararası hukuka saygı gösteren ve bölgede istikrarı hedefleyen bir İsrail hükümetine verilmelidir' diye konuştu.
Baskın, Batı Şeria ve Gazze'de büyük tepkiye yol açtı. Filistin Yönetimi, Unrwa'ya yapılan saldırıyı 'savaş suçu' olarak nitelendirdi. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, Unrwa'nın çalışmalarının engellenmesinin kabul edilemez olduğunu belirterek, İsrail'i uluslararası yükümlülüklerini hatırlattı. Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell ise 'Unrwa'ya yönelik bu tür eylemler, Filistinli mültecilerin temel haklarını ihlal etmektedir' açıklamasında bulundu.
Uzmanlar, bu baskının Gazze'deki ateşkes müzakerelerini olumsuz etkileyebileceği görüşünde. Unrwa, Gazze'de 2 milyondan fazla kişiye gıda, sağlık ve eğitim hizmeti sağlıyor. Ajansın faaliyetlerinin durdurulması, halihazırda insani krizle boğuşan bölgede durumu daha da kötüleştirebilir. Ayrıca, İsrail ile Lübnan Hizbullah'ı arasında artan gerilim, Orta Doğu'da daha geniş bir çatışma riskini beraberinde getiriyor. Bu nedenle, Unrwa baskını yalnızca bir insani yardım meselesi değil, aynı zamanda bölgesel istikrarı tehdit eden bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, uzun süredir Unrwa'nın en büyük destekçilerinden biri konumunda. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, daha önce yaptığı açıklamalarda Unrwa'ya yapılan saldırıları kınamış ve Filistinli mültecilerin haklarının korunması gerektiğini vurgulamıştı. Bu baskın, Türkiye'nin Filistin davasına verdiği desteğin önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Türk diplomatik misyonları, uluslararası platformlarda Unrwa'ya yönelik baskıları gündeme getirerek, İsrail'in bu politikalarının bölgede kalıcı barışa zarar verdiğini savunuyor. Türkiye'nin insani yardım kuruluşları da Unrwa'nın çalışmalarını desteklemeye devam edeceklerini açıkladı. Bu gelişme, Türkiye'nin Orta Doğu'daki aktif diplomasisinin ve Filistin davasına olan bağlılığının bir yansıması olarak değerlendirilebilir.