ABD Temsilciler Meclisi Adalet Komitesi Başkanı Jim Jordan, İngiltere Kültür Bakanı Lisa Nandy'ye bir mektup göndererek, İngiltere'nin sosyal medya platformlarını 'güvenilir haber' kaynaklarına öncelik vermeye zorlayan yasa tasarısı hakkında acil brifing talep etti. Cumhuriyetçi senatör Jordan, söz konusu düzenlemenin ifade özgürlüğünü tehdit ettiğini ve ABD'li teknoloji şirketlerini hedef aldığını savundu. İngiltere hükümeti, 'haber önceliği' planıyla kamu yararını gözeten haberlerin sosyal medya akışlarında daha görünür olmasını amaçlıyor. Ancak eleştirmenler, bu düzenlemenin hükümetin medya üzerindeki kontrolünü artıracağı ve sansüre yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
Gelişmenin arka planı
İngiltere Kültür, Medya ve Spor Bakanlığı tarafından hazırlanan yasa tasarısı, dijital platformların algoritmalarını şeffaf hale getirmelerini ve 'güvenilir haber' olarak belirlenen kaynaklara öncelik vermelerini zorunlu kılıyor. Tasarıya göre, kamu yayıncısı BBC ve Ofcom tarafından belirlenen diğer kuruluşlar 'güvenilir haber' statüsü kazanacak. Bu düzenleme, özellikle COVID-19 pandemisi döneminde artan yanlış bilgi endişeleriyle gündeme geldi.
Jim Jordan, 7 sayfalık mektubunda tasarının ABD merkezli teknoloji şirketleri üzerinde doğrudan etkisi olacağını belirterek, İngiltere hükümetinin bu adımının 'ABD vatandaşlarının ifade özgürlüğünü ihlal etme potansiyeli taşıdığını' yazdı. Jordan ayrıca, tasarının ABD Anayasası'nın Birinci Ek Maddesi'ne aykırı olduğunu ve 'hükümetin onayladığı haberler' sisteminin totaliter rejimleri anımsattığını ifade etti.
Bölgesel veya küresel boyut
İngiltere'nin 'haber önceliği' planı, küresel çapta medya düzenlemesi tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Avustralya ve Kanada gibi ülkeler, dijital platformların haber içeriği için yayıncılara ödeme yapmasını zorunlu kılan benzer yasalar çıkarırken, ifade özgürlüğü savunucuları bu tür düzenlemelerin hükümetlerin medya üzerindeki etkisini artırabileceği uyarısında bulunuyor.
ABD'li kongre üyeleri, özellikle Cumhuriyetçi kanat, İngiltere'nin bu girişimini Amerikan teknoloji devlerine yönelik bir saldırı olarak değerlendiriyor. Beyaz Saray'dan henüz resmi bir açıklama gelmezken, Ticaret Bakanlığı'nın konuyu yakından takip ettiği bildiriliyor. Öte yandan, İngiltere hükümeti tasarının 'demokratik değerleri korumayı' amaçladığını ve ABD ile işbirliği içinde hazırlandığını vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'nin 'haber önceliği' planı, Türkiye'nin son yıllarda tartıştığı sosyal medya düzenlemeleri ve dezenformasyonla mücadele yasalarına benzerlik gösteriyor. Bu gelişme, ABD'nin ifade özgürlüğü endişeleriyle medya düzenlemelerine karşı çıkma eğilimini ortaya koyarken, Türkiye'nin de benzer uluslararası baskılarla karşılaşabileceğini gösteriyor. Türkiye, kendi dijital medya yasalarını şekillendirirken, bu tür düzenlemelerin küresel teknoloji şirketleri ve ABD ile ilişkilerde yaratabileceği gerilimleri dikkate almak zorunda kalacak. Ayrıca, İngiltere örneği, Türkiye'deki benzer yasaların uluslararası alanda nasıl algılanacağına dair önemli bir referans noktası oluşturuyor.