ABD Senatosu'nun Maine eyaletinden Cumhuriyetçi üyesi Susan Collins, 19 Eylül 2024 Perşembe akşamı 10.000'inci ardışık oylamasını kullanarak Amerikan siyasi tarihine geçti. Collins, kırmızı bir elbise ve üzerinde mavi bir blazer ceketle kürsüye çıktı ve 70 milyar dolarlık bütçe uyumlaştırma paketini yeniden Adalet Komitesi'ne havale etmeyi öngören Demokratların önergesine destek verdi. Bu oylama, onun 1997'den bu yana hiçbir oturumu kaçırmadan katıldığı anlamına geliyor.
Rekorun arka planı: Siyasi dayanıklılığın simgesi
Collins, 1997'de Senato'ya seçildiğinden bu yana hiçbir oylamayı kaçırmadı. Bu eşsiz başarı, onun sağlık sorunlarına, yoğun kampanya dönemlerine ve hatta 2013'teki federal hükümet kapanmasına rağmen sürekliliğini korumasıyla mümkün oldu. Collins, 2015'te 6.000'inci ardışık oylamayı kullandığında bu konuda bir rekor kırmıştı. O dönemde Wisconsin Senatörü William Proxmire'e ait olan 10.000 oylama hedefine ulaşmak için yola çıktığını belirtmişti. Proxmire, 1957'den 1988'e kadar 10.252 ardışık oylamayla rekoru elinde tutuyordu. Collins, bu rekoru kırmak için 2026'ya kadar görevde kalması gerekecek. Collins'in bu disiplini, özellikle sağlık sorunları yaşadığı dönemlerde bile oylamalara katılmak için Senato'ya tekerlekli sandalyeyle gelmesiyle dikkat çekiyor. 2018'de geçirdiği bir ameliyatın ardından iyileşme sürecinde bile oylamaları kaçırmadı. Bu durum, ABD siyasetinde nadir görülen bir bağlılık örneği olarak yorumlanıyor.
Küresel ve bölgesel boyut: ABD siyasetindeki sembolik anlam
Collins'in rekoru, ABD Kongresi'nde parti içi disiplinin ve bireysel kararlılığın bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Ancak bu rekor, aynı zamanda ABD siyasetinde partiler arası kutuplaşmanın arttığı bir dönemde yaşanıyor. Collins, Cumhuriyetçi Parti içinde ılımlı kanadın temsilcilerinden biri olarak biliniyor. Özellikle 2020'deki başkanlık seçim sonuçlarına itiraz eden Cumhuriyetçi senatörlerin aksine, Collins sonuçları onaylamıştı. Ayrıca, 2018'de Yüksek Mahkeme adayı Brett Kavanaugh'un onaylanması sürecinde de belirleyici bir rol oynamıştı. Collins, kadın hakları konusundaki hassasiyetiyle tanınıyor ve bu durum onu parti içinde zaman zaman eleştirilere maruz bırakıyor. Rekor, ABD Senatosu'nun çalışma düzeni ve yasama sürecinin sürekliliği açısından da sembolik bir öneme sahip. Collins, bu vesileyle yaptığı konuşmada, oylamaların temsilî demokrasinin temel taşı olduğunu vurgulayarak, her oyun bir sorumluluk gerektirdiğini ifade etti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, doğrudan Türkiye'yi ilgilendiren bir konu olmamakla birlikte, ABD siyasetindeki kişisel disiplin ve kurumsal sadakat örneği olarak dikkat çekiyor. Türkiye-ABD ilişkilerinde önemli bir figür olan Senato, özellikle savunma ve dış politika konularında kilit rol oynuyor. Collins gibi ılımlı Cumhuriyetçilerin Senato'daki varlığı, Türkiye'ye yönelik yaptırım kararları veya askeri yardım paketleri gibi konularda dengeleyici bir unsur olabilir. Ancak bu rekorun Türk dış politikasına doğrudan bir etkisi bulunmamaktadır. Yine de, ABD siyasetindeki bireysel dayanıklılık ve kurumsal bağlılık, demokratik süreçlerin işleyişi açısından evrensel bir değer taşımaktadır.