ABD merkezli şirket lobileri, dünyanın ormanları korumaya yönelik en ilerici mevzuatı olarak nitelendirilen AB Ormansızlaşma Yönetmeliği'ni (EUDR) ertelemek ve zayıflatmak amacıyla iki yıllık bir “blitz” kampanyası yürüttü. Çevre örgütü Mighty Earth'un yeni araştırmasına göre, lobiciler AB kurumları nezdinde yoğun bir baskı oluşturarak yasanın uygulanmasını geciktirmeyi ve içeriğini sulandırmayı hedefledi. Söz konusu yönetmelik, AB pazarına giren kahve, kakao, soya, palm yağı, kauçuk, sığır eti ve ahşap gibi ürünlerin ormansızlaşmaya yol açmamasını şart koşuyor.
Yasanın arka planı ve lobi faaliyetleri
AB Ormansızlaşma Yönetmeliği, 2023 yılında kabul edilerek dünyanın en kapsamlı orman koruma düzenlemesi olarak tarihe geçti. Yasa, AB pazarına arz edilen veya ihraç edilen ilgili emtiaların 31 Aralık 2020 sonrasında ormansızlaştırılmış arazilerden elde edilmediğinin kanıtlanmasını zorunlu kılıyor. Şirketlerin tedarik zincirlerini izlemesi ve risk değerlendirmesi yapması gerekiyor. Ancak Mighty Earth'un raporuna göre, ABD'li tarım ve gıda devleri, ticaret birlikleri ve avukatlık büroları, yasanın uygulanmasını en az bir yıl erteletmek ve yükümlülükleri hafifletmek için AB Komisyonu, Parlamento ve üye ülkeler nezdinde sistematik bir lobi faaliyeti yürüttü. İki yıllık dönemde çok sayıda toplantı, mektup ve pozisyon belgesiyle karar alıcılar üzerinde baskı kuruldu.
Rapor, lobicilerin özellikle yasanın kapsamını daraltmaya ve küçük ölçekli üreticilere getirilen muafiyetleri genişletmeye çalıştığını belgeliyor. Ayrıca, ABD hükümetinin ticaret politikası aracılığıyla dolaylı olarak yasayı zayıflatma çabalarına destek verdiği iddia ediliyor. Mighty Earth, bu faaliyetlerin şeffaflıktan uzak yürütüldüğünü ve kamuoyunun yeterince bilgilendirilmediğini vurguluyor.
Küresel boyut ve tepkiler
EUDR, sadece Avrupa'da değil, küresel ölçekte orman kaybını durdurmayı amaçlayan bir düzenleme. Yasa, Brezilya'dan Endonezya'ya, Kongo Havzası'ndan Güneydoğu Asya'ya kadar geniş bir coğrafyada üreticileri ve tedarik zincirlerini etkiliyor. Çevre örgütleri, yasanın zayıflatılmasının iklim kriziyle mücadelede geri adım anlamına geleceği uyarısında bulunuyor. Öte yandan, bazı üretici ülkeler ve sanayi grupları, yasanın uygulanmasının zor ve maliyetli olduğunu savunarak erteleme talep ediyordu. AB Komisyonu'nun son dönemde yasayı bir yıl erteleme kararı alması, lobi faaliyetlerinin etkisini gösterdiği şeklinde yorumlanıyor. Karar, çevre camiasında hayal kırıklığı yaratırken, lobicilerin kısmi bir başarı elde ettiği belirtiliyor.
Mighty Earth raporu, AB kurumlarının karar alma süreçlerinde şeffaflık ve lobi denetimi konusundaki eksiklikleri bir kez daha gözler önüne seriyor. Avrupa Parlamentosu'ndaki bazı milletvekilleri, lobi faaliyetlerinin kamu yararına aykırı olduğunu ve yasanın sulandırılmaması gerektiğini dile getirdi. Ancak şimdiye kadar somut bir adım atılmadı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
AB'nin ormansızlaşma yasası, Türkiye'nin AB ile ticaretinde önemli bir unsur. Türkiye, AB'ye önemli miktarda tarım ve orman ürünü ihraç ediyor; yasanın kapsamına giren ahşap, kauçuk ve bazı gıda ürünleri Türk ihracatçıları için de geçerli olacak. Yasanın zayıflatılması kısa vadede ihracatçıların uyum maliyetlerini azaltabilir, ancak uzun vadede çevresel standartların gerilemesi küresel iklim hedeflerini olumsuz etkiler. Türkiye, AB pazarına erişimini sürdürmek için sürdürülebilir tedarik zincirleri kurma yönünde adımlar atmalı. Ayrıca, lobi faaliyetlerinin şeffaflığı konusu, Türkiye'nin AB ile ilişkilerinde de gündeme gelebilir.