WASHINGTON, 15 Eylül - ABD Temsilciler Meclisi'nin Cumhuriyetçi üyesi Thomas Massie, Savunma Bakanı Pete Hegseth'e yönelik azil maddeleri sundu. Massie, Hegseth'i Kongre'nin onayı olmadan İran'a karşı düşmanca bir emir vermekle ve görevini kötüye kullanmakla suçladı. Bu girişim, Beyaz Saray ile Kongre arasında savaş yetkileri konusunda uzun süredir devam eden gerilimi yeniden alevlendirdi.
Azil Süreci ve Arka Plan
Thomas Massie, Cumhuriyetçi Parti içinde sıklıkla parti çizgisinden ayrılan ve anayasal yetki sınırlamalarına vurgu yapan bir isim olarak biliniyor. Azil maddelerini sunmasının temel nedeni, Hegseth'in İran'a yönelik askeri bir operasyonu Kongre'den onay almaksızın emretmesi. ABD Anayasası'na göre savaş ilanı yetkisi Kongre'ye ait; ancak son yıllarda başkanlar, 2001 ve 2002'deki yetki yasalarına dayanarak geniş askeri harekatlar düzenleyebiliyor. Massie, bu durumun anayasal düzeni ihlal ettiğini savunuyor.
Azil maddelerinin Temsilciler Meclisi'nden geçmesi için basit çoğunluk, Senato'da mahkumiyet için üçte iki çoğunluk gerekiyor. Cumhuriyetçilerin çoğunlukta olduğu Meclis'te böyle bir girişimin başarıya ulaşması şu an için düşük bir olasılık olarak değerlendiriliyor. Ancak Massie'nin hamlesi, partisi içinde ve kamuoyunda İran politikasına yönelik tartışmaları derinleştirebilir.
Hegseth, eski bir asker ve Fox News yorumcusu olarak biliniyor; Savunma Bakanlığı görevine getirilmesi sırasında da tartışmalara neden olmuştu. İran'a yönelik sert söylemleri ve olası askeri seçenekleri gündeme getirmesi, Kongre'deki bazı isimlerin tepkisini çekmişti. Massie'nin suçlaması, yalnızca bir kişisel karşıtlık değil, aynı zamanda ABD'nin Orta Doğu'daki askeri angajmanlarının hukuki dayanağına dair daha geniş bir sorgulamanın parçası.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'nin İran'a yönelik olası bir askeri müdahalesi, Orta Doğu'da zaten kırılgan olan dengeleri alt üst edebilir. İran, bölgedeki vekil güçleri aracılığıyla geniş bir etki ağına sahip; Irak, Suriye, Lübnan ve Yemen'deki unsurlar üzerinden doğrudan ve dolaylı baskı kurabiliyor. Bu nedenle Washington'da atılacak her adım, yalnızca İran'ı değil, bölgedeki tüm aktörleri etkiliyor.
Son dönemde İran ile ABD arasında nükleer program kaynaklı gerilim yeniden tırmanmış durumda. Tahran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini hızlandırması, Batı başkentlerinde endişeyle izleniyor. Diplomatik çözüm arayışları sürerken, askeri seçeneklerin masada olduğu mesajları da veriliyor. Massie'nin azil girişimi, bu askeri seçeneklerin Kongre tarafından denetlenmesi gerektiği yönündeki çağrıları güçlendirebilir.
Kongre'nin savaş yetkileri konusundaki tartışmalar yeni değil. 1973 tarihli Savaş Yetkileri Kararı, başkanın askeri güç kullanımını Kongre'ye bildirme ve onay alma zorunluluğu getiriyor. Ancak uygulamada bu karar sıklıkla aşıldı. Massie gibi isimler, başkanların tek başına savaşa girme eğilimini anayasal bir ihlal olarak görüyor ve bu konuda yasal adımlar atıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki bu azil girişimi, doğrudan Türkiye'yi hedef almasa da İran'a yönelik olası bir askeri harekatın bölgesel istikrarı bozma riski taşıması nedeniyle Ankara için önemli. Türkiye, İran ile uzun bir sınırı paylaşıyor ve enerji ihtiyacının önemli bir kısmını İran'dan karşılıyor. Ayrıca Irak ve Suriye'deki gelişmeler, Türkiye'nin güvenlik ve ekonomi politikalarını doğrudan etkiliyor. ABD'nin İran'a müdahalesi, mülteci akınları, ticaret yollarının kesilmesi ve Kürt gruplarla ilgili dengeleri sarsabilir. Bu nedenle Ankara, Washington'daki savaş yetkisi tartışmalarını yakından izliyor.