ABD'de 6 Kasım ara seçimleri yaklaşırken, Cumhuriyetçi seçmenin önemli bir kesimini oluşturan çiftçiler, artan üretim maliyetleri, ticaret savaşlarının olumsuz etkileri ve işgücü sıkıntısıyla mücadele ediyor. Başkan Donald Trump'a büyük destek veren kırsal bölgelerdeki çiftçiler, bir yandan ekonomik zorluklarla boğuşurken diğer yandan siyasi sadakatlerini koruma ikilemi yaşıyor. Son haftalarda yapılan anketler, çiftçiler arasında Trump'a desteğin hala güçlü olduğunu ancak ekonomik endişelerin arttığını gösteriyor.
Artan Maliyetler ve Ticaret Savaşlarının Gölgesinde Çiftçilik
ABD Tarım Bakanlığı verilerine göre, 2018 yılında çiftçilerin üretim maliyetleri geçen yıla oranla yüzde 4 artarak 370 milyar doları aştı. Özellikle mazot, gübre ve tohum fiyatlarındaki artış çiftçilerin kazancını eritiyor. Aynı zamanda, Çin başta olmak üzere birçok ülkeye uygulanan gümrük tarifeleri, ABD tarım ürünlerine yönelik misilleme vergilerini beraberinde getirdi. Soya fasulyesi, mısır ve domuz eti gibi ürünlerin ihracatında ciddi düşüşler yaşandı. Örneğin, Çin'in ABD soya fasulyesi ithalatı 2017'de 12 milyar dolar seviyesindeyken, 2018'de 3 milyar doların altına indi.
Bu durum, tarım sektöründe faaliyet gösteren birçok aileyi zor durumda bıraktı. Iowa, Nebraska, Kansas gibi Cumhuriyetçi eyaletlerde çiftçiler, artan borçlarla ve düşen gelirlerle başa çıkmaya çalışıyor. Federal hükümet, zararı telafi etmek için 12 milyar dolarlık bir yardım paketi açıkladı ancak çiftçiler bu yardımın yeterli olmadığını ve uzun vadeli çözüm sunmadığını belirtiyor.
Öte yandan, tarım işçisi bulmakta zorlanan çiftçiler, göçmen işgücüne erişimde de sıkıntı yaşıyor. Sıkı göç politikaları, mevsimlik işçi bulmayı zorlaştırırken, ücretlerin artmasına neden oluyor. Bazı çiftçiler, bu koşullar altında üretimi sürdürmenin giderek imkansız hale geldiğini söylüyor.
Ara Seçimler Öncesi Sadakat ve Ekonomik Çıkarlar Arasında Sıkışan Seçmen
Trump, 2016 seçimlerinde kırsal kesimde büyük bir zafer kazanmıştı. Ancak aradan geçen iki yılda, çiftçilerin ekonomik durumu kötüleşti. Yine de birçok çiftçi, Trump'ın politikalarının uzun vadede kendilerine fayda sağlayacağına inanıyor ve sadakatlerini koruyor. Bununla birlikte, bazı çiftçiler ise artık dayanacak güçlerinin kalmadığını ve oylarını değiştirebileceklerini ifade ediyor.
Ara seçimler, Temsilciler Meclisi ve Senato'nun kontrolünü belirleyecek. Tarım eyaletlerindeki bu dengeler, özellikle Senato'da Cumhuriyetçilerin çoğunluğunu koruması açısından kritik önemde. Çiftçilerin oyları, bu eyaletlerde seçim sonuçlarını doğrudan etkileyebilir. Demokratlar ise çiftçilerin yaşadığı sıkıntıları dile getirerek, alternatif politikalar öneriyor ve bu seçmen kitlesini kazanmaya çalışıyor.
Uzmanlar, çiftçilerin ekonomik kaygılarına rağmen kültürel ve ideolojik bağlar nedeniyle Trump'a olan sadakatlerini sürdürebileceğini belirtiyor. Ancak maliyetlerin daha da artması ve ticaret savaşlarının uzaması durumunda bu sadakatin sarsılabileceği de ifade ediliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki çiftçilerin yaşadığı sıkıntılar ve ticaret savaşları, küresel tarım piyasalarını doğrudan etkiliyor. Türkiye, ABD ile yaşanan siyasi gerilimlere rağmen tarım ürünleri ticaretini sürdürüyor. Ancak ABD'nin uyguladığı tarifeler ve misilleme vergileri, Türkiye'nin ABD'ye yaptığı tarım ihracatını olumsuz etkileyebilir. Özellikle fındık, kuru meyve ve tütün gibi ürünlerde ABD pazarında rekabet koşulları değişebilir. Ayrıca, küresel tarım fiyatlarındaki dalgalanmalar, Türkiye'nin gıda enflasyonu üzerinde baskı oluşturabilir. Türkiye'nin, ABD'deki çiftçi destek paketlerini ve ticaret politikalarını yakından izlemesi, kendi tarım sektörünün çıkarlarını koruması açısından önem taşıyor.