ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, NATO savunma bakanlarının katıldığı bir toplantıda müttefiklerini 'utanç verici' olarak nitelendirdiği bir tutum sergilemekle suçladı. Hegseth, ABD’nin İran’da yürüttüğü askeri operasyonlara Avrupalı müttefiklerin yeterli desteği vermediğini belirterek, 'Bu bir ittifakın parçası olmanın gerektirdiği sorumluluk değil' dedi. Trump yönetiminin sert söylemini sürdüren Bakan, Avrupa ülkelerinin kendi güvenliklerine yeterince yatırım yapmadığını da vurguladı.
Gelişmenin Arka Planı
NATO Genel Merkezi’nde düzenlenen toplantıda Hegseth, ABD’nin son dönemde İran’a yönelik artan askeri operasyonlarına Avrupa’nın katkısının asgari düzeyde kaldığını söyledi. Savunma Bakanı, 'Müttefiklerimizin bu krizde sadece seyirci kalmayı tercih etmesi kabul edilemez' ifadelerini kullandı. Hegseth ayrıca, Avrupa’nın kendi savunma harcamalarını artırmamasının ittifakın geleceğini tehdit ettiğini belirtti.
Toplantıda konuşan bazı Avrupalı yetkililer ise ABD’nin İran politikasının tek taraflı olduğunu ve NATO’nun savunma amaçlı bir ittifak olduğunu hatırlatarak, İran’daki operasyonun doğrudan NATO’nun sorumluluk alanına girmediğini savundu. Almanya Savunma Bakanı, 'NATO, üyelerinin topraklarını savunmak için vardır. İran’da yürütülen bir harekât ortak bir karara dayanmıyorsa, her ülkenin katkı düzeyi farklı olabilir' dedi.
Ancak Hegseth, ABD’nin İran’daki varlığının NATO’nun güney kanadının güvenliği için kritik olduğunu ileri sürerek, 'Biz sizin için savaşırken siz arkanıza yaslanıp izliyorsunuz' diye konuştu.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu sert açıklamalar, ABD ile Avrupalı müttefikler arasında uzun süredir devam eden savunma harcamaları ve stratejik öncelikler konusundaki gerilimi bir kez daha gün yüzüne çıkardı. Özellikle Trump yönetiminin 'Önce Amerika' politikası çerçevesinde NATO’nun Avrupa’daki varlığını sorgulaması ve müttefiklerden daha fazla katkı talep etmesi, ittifak içinde derin bir güvensizliğe yol açmış durumda.
İran’daki askeri operasyon, ABD’nin Ortadoğu’daki angajmanını artırırken, Avrupa ülkeleri diplomatik çözümlerden yana tavır alıyor. Fransa ve Almanya, ABD’nin İran’a yönelik askeri baskısını artırmasına karşı çıkarak, nükleer anlaşma çerçevesinde diyaloğu yeniden canlandırmayı tercih ediyor. Bu durum, NATO içinde Ortadoğu stratejisi konusunda bir fikir ayrılığı olduğunu gösteriyor.
Öte yandan, Hegseth’in sözleri, NATO’nun gelecekteki rolüne ilişkin tartışmaları da alevlendirdi. Bazı analistler, eğer bu tür suçlamalar devam ederse, ittifakın iç uyumunun ciddi şekilde zedeleneceği uyarısında bulunuyor. ABD’nin Avrupa’dan asker çekme tehditleri, Polonya ve Baltık ülkeleri gibi Rusya tehdidi altındaki ülkeleri endişelendirirken, Fransa ve Almanya’nın savunma özerkliği arayışını hızlandırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, NATO’nun güney kanadında kilit bir müttefik olarak bu gerilimden doğrudan etkileniyor. ABD’nin İran operasyonlarına yönelik tutumu, Türkiye’nin sınır komşusu İran’da istikrarsızlık riskini artırabilir. Ayrıca Hegseth’in NATO’nun dayanışmasını sorgulaması, Türkiye’nin ittifak içindeki pozisyonunu yeniden değerlendirmesine yol açabilir. Türkiye, bir yandan Rusya ile ilişkilerini dengelerken, diğer yandan ABD ve Avrupa arasındaki bu ayrışmada kendi çıkarlarını korumak zorunda. Özellikle Doğu Akdeniz ve Suriye’deki askeri angajmanları, NATO’nun içindeki bu gerilimden bağımsız düşünülemez. Türkiye, müttefikler arasındaki uyumun bozulmasının kendi güvenlik çıkarlarına zarar vermemesi için aktif diplomasi yürütmelidir.