Avrupa Birliği'ne üye ülkeler, işgal altındaki Filistin topraklarında bulunan yasa dışı İsrail yerleşim birimleriyle ticaretin tamamen yasaklanmasını öngören bir teklifi gündeme getirmeye hazırlanıyor. Bu hamle, uluslararası hukuka aykırı olarak inşa edilen yerleşim birimlerinin ekonomik olarak desteklenmesini engellemeyi amaçlıyor. Teklifin, AB dışişleri bakanlarının önümüzdeki hafta yapacağı toplantıda resmen ele alınması bekleniyor.
Yerleşim birimleriyle ticaretin boyutu
AB ülkeleri, yıllardır İsrail yerleşim birimlerinde üretilen ürünlerin etiketlenmesi konusunda farklı uygulamalara sahipti. Ancak şimdi daha kapsamlı bir yasak gündemde. Teklife göre, yerleşim birimlerinde üretilen tarım ürünleri, inşaat malzemeleri ve teknoloji ürünleri gibi birçok kalem AB pazarına giremeyecek. Bu yasağın, İsrail ekonomisine yılda yaklaşık 200 milyon avroluk bir kayıp yaşatması öngörülüyor. Öte yandan, AB ülkeleri arasında bu konuda tam bir görüş birliği bulunmuyor. Macaristan ve Çekya gibi ülkeler, yasağın İsrail'le ilişkileri gerecek endişesiyle teklife karşı çıkıyor.
Yerleşim birimleri, 1967'den bu yana işgal altında olan Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te bulunuyor. Uluslararası Adalet Divanı ve Birleşmiş Milletler, bu yerleşim birimlerini yasa dışı ilan etmiş durumda. AB, daha önce yerleşim birimlerinden gelen ürünlerin 'İsrail malı' olarak etiketlenmemesi gerektiğini belirten bir yönerge yayımlamıştı. Ancak bu yönerge, üye ülkeler tarafından farklı şekillerde uygulanmıştı. Yeni teklif, etiketlemeden öteye geçerek doğrudan bir ticaret yasağı getiriyor.
G7 zirvesi ve İran'la barış arayışı
Bu gelişmeler yaşanırken, bir yandan da G7 ülkelerinin liderleri yıllık zirve için bir araya geliyor. Zirvenin ana gündem maddelerinden biri, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'la bir barış anlaşması yapılması yönündeki çağrısı. Trump, zirve öncesinde yaptığı açıklamada, 'İran'la kapsamlı bir anlaşma mümkün. Bu, bölgede istikrarı sağlar' ifadelerini kullandı. Ancak İran yönetimi, ABD'nin nükleer anlaşmadan çekilmesi ve yaptırımları artırması nedeniyle Washington'a güvenmediğini belirtiyor.
G7 zirvesinde ayrıca Rusya-Ukrayna savaşı, küresel gıda krizi ve iklim değişikliği gibi konular da ele alınacak. Liderler, Çin'in artan etkisine karşı ortak bir tutum belirlemeye çalışacak. Zirvenin, küresel ticarette yeni düzenlemeler ve teknoloji transferi konularında da önemli kararlar alması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
AB'nin İsrail yerleşim birimleriyle ticareti yasaklama girişimi, Türkiye'nin uzun süredir savunduğu Filistin davasına destek politikasıyla örtüşüyor. Ankara, yıllardır İsrail'in işgal politikalarını kınarken, yerleşim birimlerine yönelik yaptırımları da destekliyor. Bu gelişme, Türkiye'nin uluslararası platformlarda Filistin lehine yürüttüğü diplomasiye güç katabilir. Öte yandan, AB'nin bu adımı Türkiye-İsrail ticari ilişkilerini de dolaylı olarak etkileyebilir. Türkiye, İsrail'le ticaretini sürdürürken, AB pazarına yönelik ürünlerde yerleşim birimi bağlantısı olmamasına dikkat etmek zorunda kalabilir. Bölgesel olarak ise, bu karar Filistin ekonomisini canlandırabilecek bir adım olarak değerlendiriliyor.