ABD'de ofisler, yakında yaşlı bir yakınına bakmakla yükümlü çalışanlarla dolacak. Ancak mevcut işyeri kültürü, bu çalışanlar için genellikle düşmanca bir ortam sunuyor. Pew Araştırma Merkezi'nin 2023 verilerine göre, Amerikalı yetişkinlerin yüzde 53'ü 65 yaş üstü bir aile üyesine bakım sağlıyor. Bu durum, işgücü piyasasında giderek büyüyen bir sorunu işaret ediyor: yaşlı bakımı ile iş hayatını dengelemek. Bazı şirketler ise bu zorluğu fırsata çevirerek esnek çalışma saatleri, ücretli aile izni ve bakım desteği gibi uygulamaları hayata geçiriyor. Ancak bu örnekler, genel eğilimin aksine bir istisna olarak kalıyor.
Bakım yükü ve işgücü piyasası
Yaşlı nüfusun hızla arttığı ABD'de, bakım ihtiyacı her geçen yıl büyüyor. Amerikan Tıp Derneği'ne göre, 2026'ya kadar 65 yaş üstü nüfusun 73 milyona ulaşması bekleniyor. Bu durum, çalışanların büyük bir kısmını bakım sorumluluklarıyla baş başa bırakıyor. Ulusal Bakım İttifakı'nın 2024 raporu, bakım verenlerin yüzde 70'inin işlerinde aksama yaşadığını, yüzde 40'ının ise işten ayrılmak zorunda kaldığını ortaya koyuyor. Özellikle kadın çalışanlar, bu yükü erkeklerden daha fazla taşıyor; kadınların yüzde 69'u haftada en az 20 saat bakıma ayırırken, bu oran erkeklerde yüzde 47'ye düşüyor.
Buna karşın, bazı büyük şirketler yeni modeller geliştiriyor. Örneğin, teknoloji devi Microsoft, çalışanlarına bakım izni ve esnek çalışma saatleri sunarken, danışmanlık firması Deloitte, yaşlı bakımı için yıllık 5.000 dolara kadar maddi destek sağlıyor. Perakende devi Walmart ise, bakım sorumluluğu olan çalışanlara özel izin ve psikolojik danışmanlık hizmeti sunuyor. Bu uygulamalar, çalışan memnuniyetini artırırken, işgücü devir hızını da düşürüyor.
Küresel boyut ve benzer eğilimler
ABD'deki bu dönüşüm, küresel bir eğilimin parçası. OECD ülkelerinde yaşlı nüfus oranı 2050'ye kadar yüzde 30'a ulaşacak. Japonya ve Almanya gibi yaşlanan ekonomilerde, bakım izni ve esnek çalışma düzenlemeleri yasal güvence altına alınmış durumda. Örneğin Japonya'da 2022'de yürürlüğe giren yasayla, çalışanlara yaşlı bakımı için yılda 93 güne kadar ücretsiz izin hakkı tanınıyor. Almanya'da ise bakım izni 10 iş gününe kadar ücretli olarak kullanılabiliyor. ABD ise bu konuda hala geride; federal düzeyde kapsamlı bir bakım izni yasası bulunmuyor. Massachusetts ve California gibi bazı eyaletler kendi yasalarını çıkarsa da, ulusal bir politika eksikliği sorunu derinleştiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de benzer bir demografik dönüşüm yaşanıyor. TÜİK verilerine göre, 65 yaş üstü nüfus 2023'te yüzde 10,2'ye ulaştı. Ancak Türkiye'de yaşlı bakımı büyük ölçüde aile içinde ve kadınlar tarafından gerçekleştiriliyor. İşyerlerinde bakım desteği veya esnek çalışma uygulamaları yaygın değil. ABD'deki bu örnekler, Türkiye'deki firmalar için bir model oluşturabilir. Özellikle kayıtlı istihdamda kadınların oranının düşük olduğu düşünülürse, bakım yükünü hafifleten politikalar, işgücüne katılımı artırabilir. Ancak yasal düzenlemeler ve teşvikler olmadan, şirketlerin kendi inisiyatifiyle bu adımları atması zor görünüyor.