ABD'de, Başkan Barack Obama döneminde hayata geçirilen Uygun Fiyatlı Sağlık Yasası (ACA) kapsamındaki sağlık sigortası planlarından bu yıl yaklaşık dört milyon Amerikalı ayrıldı. Bunun temel nedeni, pandemi döneminde sağlanan ek sübvansiyonların sona ermesiyle primlerin ciddi oranda artması oldu. Sağlık hizmetleri ve politikaları üzerine çalışmalar yürüten KFF'in yayımladığı rapora göre, 2023 başında 21,4 milyon olan ACA kayıtlı sayısı, 2024 başında 17,3 milyona düştü. Bu düşüş, özellikle düşük ve orta gelirli haneleri etkilerken, milyonlarca kişinin sağlık güvencesiz kalmasına yol açtı.
Gelişmenin Arka Planı
Pandemi döneminde, ABD Kongresi tarafından çıkarılan Amerikan Kurtarma Planı kapsamında, ACA primlerini düşürmek için ek sübvansiyonlar sağlanmıştı. Bu sübvansiyonlar sayesinde, özellikle düşük gelirli bireyler için sağlık sigortası primleri neredeyse yarı yarıya düşmüştü. Ancak bu destekler 2023 yılı sonunda sona erdi. Bunun üzerine, 2024 yılı kayıt döneminde primlerde ortalama %30-40 oranında artış yaşandı. Enflasyonun da etkisiyle, sigorta şirketleri daha yüksek fiyatlı planlar sunmaya başladı. Sonuçta, milyonlarca Amerikalı, özellikle Texas, Florida ve Kuzey Carolina gibi primlerin en çok arttığı eyaletlerde, sigortalarını yenileyemedi.
HealthyWomen adlı sağlık kuruluşunun yayımladığı verilere göre, kayıtta en büyük düşüş Texas'ta yaşandı. Texas'ta ACA planı olanların sayısı 2023'te 2,3 milyonken 2024'te 1,7 milyona geriledi. Bu, yaklaşık 600 bin kişinin sigortasız kalması anlamına geliyor. Florida'da ise düşüş 450 bin kişi oldu. Uzmanlar, bu durumun özellikle kronik hastalığı olan düşük gelirli bireyleri vurduğunu belirtiyor. Zira bu kişiler, düzenli sağlık kontrollerini ve ilaçlarını aksatmak zorunda kalıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu gelişme, ABD sağlık sistemindeki kırılganlıkları bir kez daha gözler önüne serdi. Dünyada sağlık hizmetlerine erişimde en büyük sorunu yaşayan gelişmiş ülkelerden biri olan ABD'de, özel sigorta şirketlerinin kâr odaklı yapısı, devlet müdahalesi olmadan krizlere yol açabiliyor. Diğer gelişmiş ülkelere kıyasla ABD, kişi başına düşen sağlık harcamalarında zirvede olmasına rağmen, nüfusun önemli bir kısmı hâlâ sigortasız. Bu durum, sağlık reformlarının ne kadar kırılgan olduğunu gösteriyor. Biden yönetimi, ek sübvansiyonların yeniden uygulanması için Kongre'ye çağrıda bulunsa da, bütçe görüşmelerinde bu talebin karşılanması şu an için zor görünüyor. Önümüzdeki seçimlerde sağlık sigortası konusunun önemli bir tartışma başlığı olması bekleniyor. KFF raporu, sigortalı sayısındaki düşüşün en çok Latin kökenli Amerikalıları ve genç yetişkinleri etkilediğini de ortaya koydu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki bu gelişme, Türkiye'deki sağlık politikaları açısından doğrudan bir etki yaratmasa da, küresel sağlık sigortası modellerine dair önemli bir ders niteliği taşıyor. Türkiye, Genel Sağlık Sigortası (GSS) sistemiyle nüfusun büyük kısmını kapsasa da, prim ödeme güçlüğü çeken kesimler ve enflasyonist ortamda sağlık hizmetlerine erişim sorunları yaşanabiliyor. ABD'deki sübvansiyonların sona ermesiyle ortaya çıkan sigortasız kitlenin durumu, devlet desteklerinin sürekliliğinin önemini gösteriyor. Türkiye'nin, özellikle düşük gelirli vatandaşlarına yönelik sağlık prim desteklerini enflasyon karşısında güncel tutması, benzer bir krizin yaşanmaması için kritik.