Bir zamanlar ABD'de idam cezaları halka açık bir gösteri olarak uygulanıyordu. Ebeveynler ve öğretmenler, çocukları infazlara getirerek onlara bir tür vatandaşlık dersi veriyordu. Ancak 20. yüzyılda infazların kapalı kapılar ardına taşınmasıyla bu uygulama sona erdi. Peki, ABD gerçekten idam cezalarını durdurdu mu? İşte detaylar.
İnfazların Halka Açık Olduğu Dönem
ABD'nin kolonyal döneminden 19. yüzyıla kadar infazlar genellikle halka açık alanlarda yapılırdı. Bu infazlar, toplumun bir araya geldiği, sosyal normların pekiştirildiği etkinliklerdi. Örneğin, 1692'deki Salem cadı mahkemeleri sonrasında birçok kişi asılarak idam edildi ve bu infazlar halka açıktı. 18. yüzyılda ve 19. yüzyılın başlarında, ABD'nin çeşitli eyaletlerinde halka açık infazlar düzenleniyordu. İnsanlar piknik yapar gibi infaz alanlarına gelir, hatta yiyecek satıcıları bile bulunurdu. Ebeveynler çocuklarını, öğretmenler öğrencilerini bu infazlara getirir, böylece onlara suçun cezasını görerek ders almaları sağlanırdı.
19. yüzyılın ortalarından itibaren, halka açık infazların kamu düzeni üzerindeki olumsuz etkileri ve artan kamu tepkisi nedeniyle birçok eyalet infazları hapishane duvarları arkasına taşımaya başladı. 1834'te Pennsylvania, halka açık infazları yasaklayan ilk eyalet oldu. Diğer eyaletler de zamanla bu uygulamayı takip etti. 1936'da son halka açık infaz gerçekleşti; Kentucky'de Rainey Bethea adlı bir siyahi adam, yaklaşık 20.000 kişinin izlediği bir kalabalık önünde asıldı. Bu olay, halka açık infazların sonu oldu ve infazlar tamamen kapalı mekanlara taşındı.
İnfazların Kapalı Kapılar Ardına Taşınması
20. yüzyılda infazlar artık hapishane içinde, sadece belirli tanıkların katılımıyla yapılıyordu. Zamanla, idam cezası uygulamaları da değişti; asılma yerine elektrikli sandalye, gaz odası ve nihayetinde 1970'lerden itibaren zehirli iğne yöntemi kullanılmaya başlandı. 1972'de ABD Yüksek Mahkemesi, Furman v. Georgia davasında idam cezasının keyfi ve ayrımcı uygulandığı gerekçesiyle bir süreliğine moratoryum ilan etti. Ancak 1976'da Gregg v. Georgia davasıyla idam cezası yeniden yasallaştı ve birçok eyalet yeni idam yasaları çıkardı.
Günümüzde ABD'de idam cezası federal düzeyde ve 27 eyalette yasal olarak uygulanmaya devam ediyor. Ancak infazlar artık tamamen kapalı kapılar ardında, sadece kurban aileleri, savcılar, savunma avukatları ve bazı gazetecilerin sınırlı katılımıyla gerçekleştiriliyor. Halka açık infazlar tarihe karışmış olsa da, idam cezası tartışmaları devam ediyor. Son yıllarda birçok eyalet idam cezasını kaldırdı veya moratoryum ilan etti. Örneğin, 2021'de Virginia, idam cezasını kaldıran 23. eyalet oldu. Federal düzeyde ise 2021'de Biden yönetimi federal infazlar için moratoryum ilan etti.
Günümüzde İdam Cezası Uygulamaları ve Tartışmalar
ABD'de idam cezası halen tartışmalı bir konu. Destekleyenler, idam cezasının ağır suçlar için caydırıcı olduğunu ve adaleti sağladığını savunurken, karşıtlar, idam cezasının ayrımcı uygulandığını, masum insanların infaz edilebileceğini ve maliyetinin yüksek olduğunu belirtiyor. Ayrıca, infaz yöntemleri de tartışma konusu; zehirli iğne için kullanılan kimyasalların temini zorlaştı ve bazı eyaletler alternatif yöntemler arayışına girdi.
Son yıllarda ABD'de idam cezası uygulamaları azalma eğiliminde. 2023'te sadece 24 infaz gerçekleştirildi ve bu sayı son 20 yılın en düşük seviyelerinden biri. Kamuoyu yoklamaları da idam cezasına desteğin azaldığını gösteriyor. Pew Research Center'ın 2021 anketine göre, Amerikalıların %60'ı idam cezasını desteklerken, %39'u karşı çıkıyor. Ancak bu oranlar eyaletlere göre büyük farklılık gösteriyor; güney eyaletlerinde destek daha yüksekken, kuzeydoğu ve batı eyaletlerinde karşıtlık daha güçlü.
Türkiye'de idam cezası 2004'te tamamen kaldırılmıştı, ancak son yıllarda bazı siyasi söylemlerde yeniden gündeme getiriliyor. ABD'deki idam cezası tartışmaları, Türkiye'deki ceza adaleti reformları ve insan hakları bağlamında da yankı buluyor. Uluslararası Af Örgütü gibi kuruluşlar, idam cezasının dünya genelinde kaldırılması için çalışmalar yürütüyor ve ABD'yi de bu konuda eleştiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'de idam cezasının tarihsel ve güncel durumu, Türkiye için doğrudan bir dış politika meselesi olmasa da, ceza adaleti ve insan hakları alanındaki uluslararası standartları etkileyen bir gelişme. Türkiye, idam cezasını kaldırarak AB normlarına uyum sağlamıştı; ancak son yıllarda bazı siyasi figürlerin idam cezasını yeniden getirme çağrıları, ABD'deki tartışmalarla paralellik taşıyor. ABD'nin idam cezası uygulamaları, Batı demokrasileri arasında bir istisna olarak görülüyor ve Türkiye'nin Avrupa Birliği ile ilişkilerinde insan hakları kriterleri açısından dolaylı bir referans noktası oluşturabilir. Ayrıca, ABD'deki idam cezası karşıtı hareketin güçlenmesi, küresel insan hakları normlarını etkileyerek Türkiye'nin de bu alandaki politikalalarını gözden geçirmesine zemin hazırlayabilir.