ABD Yüksek Mahkemesi, Tennessee eyaletinin 200 yılı aşkın süredir ilk kez bir kadın mahkumu idam etme planının önündeki son dakika engelini kaldırdı. Mahkeme, Christa Pike'ın infazını erteleyen alt mahkeme kararını bozarak infazın önünü açtı. Böylece Tennessee, 19. yüzyıldan bu yana ilk kez bir kadını idam etmeye hazırlanıyor. Karar, ABD'de idam cezası tartışmalarını yeniden alevlendirirken, eyalet yetkilileri infazın önümüzdeki günlerde gerçekleşebileceğini belirtiyor.
Davanın arka planı: 1990'lardan bugüne uzanan süreç
Christa Pike, 1995 yılında Tennessee'de işlenen bir cinayetten dolayı idam cezasına çarptırılmıştı. O dönem 18 yaşında olan Pike, kız arkadaşına zarar verdiğine inandığı bir kadını öldürmek suçundan yargılanmış ve mahkûm edilmişti. Pike, ABD'de idam cezasına çarptırılan en genç kadınlardan biri olarak kayıtlara geçti. Yıllar boyunca avukatları, Pike'ın zihinsel sağlık sorunları ve çocukluk travmaları nedeniyle cezai ehliyetinin tam olmadığını savunarak infazı durdurmaya çalıştı. Ancak federal temyiz mahkemeleri ve Yüksek Mahkeme, bu argümanları reddetti.
Son olarak, infazdan kısa süre önce bir alt mahkeme, Pike'ın infaz yöntemine ilişkin itirazları nedeniyle geçici bir erteleme kararı vermişti. Tennessee eyaleti, bu kararı temyiz ederek Yüksek Mahkeme'ye başvurdu. Yüksek Mahkeme, yaptığı değerlendirme sonucunda erteleme kararını bozdu ve infazın yapılmasına izin verdi. Karar, mahkemenin idam cezasına ilişkin tutumunda bir değişiklik olmadığını gösteriyor.
Tennessee'de en son bir kadın 1816 yılında idam edilmişti. O tarihten bu yana eyalette hiçbir kadın mahkum infaz edilmedi. Bu nedenle Pike'ın infazı, eyalet tarihinde bir dönüm noktası olacak. İnfaz yöntemi olarak zehirli iğne kullanılması planlanıyor. Ancak Pike'ın avukatları, zehirli iğnenin "acı verici ve alışılmadık bir ceza" olduğunu öne sürerek infazın durdurulmasını talep etmişti. Yüksek Mahkeme bu talebi reddetti.
ABD'de idam cezası tartışmaları ve küresel boyut
ABD'de idam cezası, eyaletler arasında farklılık gösteriyor. 2023 itibarıyla 27 eyalette idam cezası yürürlükte. Tennessee, idam cezasını aktif olarak uygulayan eyaletlerden biri. Ancak son yıllarda idam cezasına karşı kamuoyu desteği azalma eğiliminde. Pew Research Center'ın 2021 anketine göre, Amerikalıların %60'ı idam cezasını desteklerken, %39'u karşı çıkıyor. Bu oran, 1990'lardaki %80'lik destek seviyesinden önemli bir düşüşü işaret ediyor.
Christa Pike davası, kadınların idam edilmesi bağlamında da dikkat çekici. ABD'de idam cezasına çarptırılan kadınların sayısı erkeklere kıyasla oldukça düşük. 1976'dan bu yana ABD'de sadece 17 kadın idam edildi; aynı dönemde idam edilen erkek sayısı 1.500'ün üzerinde. Bu istatistik, idam cezasının cinsiyet boyutunu gözler önüne seriyor. Uluslararası Af Örgütü gibi insan hakları örgütleri, Pike'ın infazının durdurulması çağrısında bulunmuştu. Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler de idam cezasına karşı tutumlarını yineleyerek ABD'yi infazı durdurmaya davet etti. Ancak ABD federal sistemi içinde eyaletlerin idam yetkisi güçlü bir şekilde korunuyor.
Küresel ölçekte idam cezası uygulamaları azalıyor. 2022'de dünyada 55 ülke idam cezasını kaldırmış durumda. Ancak ABD, Çin, İran, Suudi Arabistan ve Irak gibi ülkeler hâlâ idam cezasını aktif olarak uyguluyor. ABD'de idam cezasının geleceği, Yüksek Mahkeme'nin tutumu ve eyalet yasalarındaki değişikliklere bağlı. Christa Pike'ın infazı, bu tartışmanın sembolik bir örneği haline gelmiş durumda.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, 2004 yılında idam cezasını tüm suçlar için kaldırarak AB normlarına uyum sağladı. Bu gelişme, Türkiye'nin insan hakları alanındaki taahhütlerinin bir parçasıydı. ABD'de idam cezasının hâlâ uygulanıyor olması, iki ülke arasındaki hukuk ve ceza adaleti anlayışı farkını gözler önüne seriyor. Türkiye'nin ABD ile ilişkilerinde idam cezası doğrudan bir gündem maddesi olmasa da, bu tür davalar uluslararası kamuoyunda ABD'nin insan hakları siciline yönelik eleştirileri artırabilir. Türkiye, idam cezasının kaldırılması yönündeki küresel eğilimi destekleyen bir pozisyonda. Christa Pike davası, idam cezasının evrensel olarak kaldırılması gerektiği yönündeki tartışmalara ivme kazandırabilir. Ayrıca, ABD'de eyaletler arası uygulama farklılıkları, federal sistemlerde ceza adaleti politikalarının ne kadar değişken olabileceğini gösteriyor; bu da Türkiye gibi üniter sistemler için karşılaştırmalı bir ders niteliğinde.