ABD Yüksek Mahkemesi, eyaletlerin yarı otomatik saldırı tüfeklerine yönelik yasaklarının anayasal olup olmadığını değerlendirmek üzere önümüzdeki dönemde bir davayı ele alacak. Mahkeme, Kaliforniya'nın 1989 yılından bu yana yürürlükte olan ve belirli yarı otomatik silahları yasaklayan yasasının, İkinci Değişiklik'teki silah taşıma hakkını ihlal edip etmediğini inceleyecek. Bu dava, Amerika Birleşik Devletleri genelinde benzer yasakların geleceğini belirleyebilecek emsal niteliği taşıyor. Davanın sonucu, hem silah hakları savunucuları hem de silah kontrolü yanlıları için kritik bir dönüm noktası olarak görülüyor.
Gelişmenin arka planı
Kaliforniya, 1989'daki Stockton okul katliamının ardından yarı otomatik saldırı tüfeklerini yasaklayan ilk eyalet oldu. Yasak, AR-15 ve benzeri modelleri kapsıyor ve zamanla genişletildi. Ancak silah sahipleri ve sivil toplum kuruluşları, bu yasağın İkinci Değişiklik ile güvence altına alınan bireysel silah taşıma hakkına aykırı olduğunu savunuyor. Yüksek Mahkeme'nin 2022'de New York'taki gizli taşıma kısıtlamalarını iptal eden kararı, bu tür yasaklara karşı yeni bir hukuki zemin yarattı. Şimdi mahkeme, saldırı tüfeği yasaklarının da benzer şekilde anayasaya aykırı olup olmadığına karar verecek.
Davacılar, yarı otomatik tüfeklerin 'yaygın olarak meşru amaçlar için kullanıldığını' ve bu nedenle yasaklanamayacağını ileri sürüyor. Kaliforniya eyaleti ise bu silahların 'aşırı öldürücü güce' sahip olduğunu ve kamu güvenliği için ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirtiyor. Eyalet yetkilileri, yasağın kitlesel silahlı saldırıları önlemede etkili olduğunu savunuyor. Ancak silah hakları grupları, bu tür kısıtlamaların anayasal hakları ihlal ettiğini ve suç oranları üzerinde kanıtlanmış bir etkisi olmadığını öne sürüyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Yüksek Mahkeme'nin bu davada vereceği karar, yalnızca Kaliforniya'yı değil, benzer yasaklara sahip diğer eyaletleri de etkileyecek. New York, New Jersey, Connecticut, Hawaii, Maryland, Massachusetts ve Washington DC gibi bölgelerde de benzer kısıtlamalar bulunuyor. Eğer mahkeme Kaliforniya yasağını anayasaya aykırı bulursa, bu eyaletlerdeki yasaklar da otomatik olarak geçersiz hale gelebilir. Silah kontrolü savunucuları, bu durumun kitlesel silahlı saldırıları artırabileceğinden endişe ediyor. Silah hakları savunucuları ise bireysel özgürlüklerin korunması adına kararı memnuniyetle karşılayacak. Kararın, 2024 başkanlık seçimleri öncesinde siyasi bir tartışma konusu haline gelmesi bekleniyor. Ayrıca, bu dava uluslararası alanda da yankı uyandıracak; birçok ülke ABD'deki silah tartışmalarını yakından takip ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD’deki saldırı tüfeği yasaklarına ilişkin Yüksek Mahkeme kararı, Türkiye’nin iç güvenlik politikaları açısından dolaylı bir önem taşıyor. Türkiye, terörle mücadele ve kamu düzenini koruma amacıyla sıkı silah yasalarına sahip. ABD’de bu tür yasakların gevşetilmesi, küresel silah ticaretini ve yasadışı silah akışını etkileyebilir. Öte yandan, ABD’deki gelişmeler, Türkiye’deki silah kontrolü tartışmalarında iki tarafın da referans olarak kullanabileceği bir emsal oluşturabilir. Türk kamuoyunda silahlanma oranı düşük olmakla birlikte, bu karar özellikle sivil toplum kuruluşlarının silah kontrolü savunusunda uluslararası örneklere atıf yapmasına olanak tanıyabilir.