ABD Yüksek Mahkemesi, bu hafta içinde eyaletlerin seçim gününden sonra ulaşan posta oylarını kabul edip edemeyeceğine ilişkin bir karar vermeye hazırlanıyor. Dava, Kaliforniya gibi eyaletlerde uygulanan sözde "zarafet süresini" geçersiz kılma potansiyeli taşıyor. Yüksek Mahkeme'nin bu kararı, özellikle 2020 başkanlık seçimlerinin ardından posta oylamasına yönelik yoğun tartışmaların yaşandığı bir dönemde geliyor.
Gelişmenin arka planı
Dava, Pennsylvania eyaletinde seçim gününden üç gün sonraya kadar posta oylarının kabul edilmesine izin veren bir uygulamayı hedef alıyor. Muhafazakar gruplar, bu uygulamanın federal yasalara aykırı olduğunu savunuyor. Yüksek Mahkeme'nin kararı, yalnızca Pennsylvania'yı değil, benzer uygulamalara sahip Kaliforniya, Nevada, Kuzey Karolina, Ohio ve Colorado gibi eyaletleri de doğrudan etkileyecek. Kaliforniya'da seçim gününden sonra ulaşan oylar, pul tarihi seçim gününe kadar olduğu sürece kabul edilebiliyor. Bu uygulama, özellikle posta hizmetlerinde yaşanan gecikmeler nedeniyle seçmenlerin oy kullanma hakkını korumayı amaçlıyor.
Yüksek Mahkeme'nin olası bir olumsuz kararı, milyonlarca posta oyunun geçersiz sayılmasına yol açabilir. 2020 başkanlık seçimlerinde yaklaşık 65 milyon Amerikalı posta yoluyla oy kullandı ve bu oyların önemli bir kısmı seçim gününden sonra ulaştı. Mahkeme'nin kararı, gelecekteki seçimlerde posta oylamasının güvenilirliğine ilişkin endişeleri artırabilir.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu dava, sadece ABD iç siyasetini değil, aynı zamanda demokratik süreçlere olan güven açısından küresel bir öneme sahip. Posta oylaması, pandemi döneminde birçok ülkede yaygınlaştı ve seçmen katılımını artırdı. ABD Yüksek Mahkemesi'nin kararı, diğer ülkelerdeki benzer uygulamaları da etkileyebilir. Özellikle Avrupa'da posta oylamasına ilişkin düzenlemeler, ABD'deki bu kararın ardından yeniden değerlendirme konusu olabilir.
Siyasi analistler, kararın Cumhuriyetçi ve Demokrat partiler arasındaki kutuplaşmayı daha da derinleştirebileceğini belirtiyor. Cumhuriyetçiler genellikle posta oylamasının hileye açık olduğunu savunurken, Demokratlar bu yöntemin seçmen katılımını artırdığını ve meşru olduğunu ileri sürüyor. Yüksek Mahkeme'nin muhafazakar çoğunluğu, eyaletlerin seçim gününden sonra oy kabul etme yetkisini sınırlayabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD Yüksek Mahkemesi'nin posta oylarına ilişkin kararı, Türkiye açısından dolaylı da olsa önem taşıyor. Türkiye, ABD ile stratejik ilişkilerini sürdürürken, ABD'deki seçim güvenliği tartışmaları iki ülke arasındaki diplomatik dengeleri etkileyebilir. Karar, ABD seçimlerinin güvenilirliğine gölge düşürürse, Türkiye'nin ABD ile yürüttüğü siyasi ve ticari müzakerelerde belirsizlik yaratabilir. Ayrıca, küresel demokrasi algısına yönelik bu tür gelişmeler, Türkiye'nin kendi seçim sistemini uluslararası platformlarda savunurken referans alabileceği örnekler arasında yer alıyor.