ABD yönetimi, Perşembe günü yaptığı açıklamada yedi Güneydoğu Asya ülkesinden yapılan bazı ithalatlara yeni gümrük vergileri uygulama kararı aldı. Bu adım, bölgedeki analistlere göre Washington'un ASEAN ülkeleri nezdinde güvenilir bir ortak olmadığı algısını güçlendirecek. ABD Ticaret Bakanlığı, soruşturmalarında tespit ettiğini iddia ettiği zorla çalıştırma uygulamalarını gerekçe göstererek bu ülkelere yönelik ek vergiler getirdi. Karardan etkilenen ülkeler arasında Vietnam, Endonezya, Malezya, Tayland, Filipinler, Kamboçya ve Myanmar bulunuyor. Uzmanlar, bu gelişmenin ticaret savaşlarını derinleştirebileceği ve bölgedeki tedarik zincirlerini yeniden şekillendirebileceği uyarısında bulunuyor.
Kararın arka planı ve etkileri
ABD Ticaret Bakanlığı'nın soruşturmaları, özellikle güneş enerjisi ekipmanları ve tekstil gibi sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerin tedarik zincirlerinde zorla çalıştırma iddialarını mercek altına aldı. Bakanlık, bu iddiaların doğrulanması durumunda ilgili ürünlerin ABD'ye girişine ek vergiler getirilmesini öngören ticaret yasalarına dayanarak harekete geçti. Yeni vergilerin oranları ve kapsamı, önümüzdeki haftalarda Federal Sicil'de yayımlanarak netleşecek. Ancak ilk sinyaller, bu oranların yüzde 25 ile yüzde 50 arasında değişebileceği yönünde.
Bu karar, ABD'nin ticaret politikalarında giderek artan bir şekilde insan hakları ve işgücü standartlarını öne çıkardığı bir döneme denk geldi. Ancak Güneydoğu Asya'daki birçok ülke, bu tür tek taraflı yaptırımların küresel ticaret sistemini olumsuz etkilediğini ve Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) kurallarına aykırı olduğunu savunuyor. Özellikle bölge ekonomileri, ABD'nin bu hamlesinin küresel tedarik zincirlerinde ek maliyetlere yol açacağını ve pandemi sonrası toparlanmayı yavaşlatacağını dile getiriyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Güneydoğu Asya, Çin'den üretim kaydırmak isteyen küresel şirketler için önemli bir üretim merkezi haline gelmiş durumda. ABD'nin bu bölgeye yönelik vergi artırımları, firmaların maliyet hesaplarını yeniden yapmalarına neden olabilir. Uzmanlar, bu durumun özellikle elektronik, otomotiv ve tekstil sektörlerinde tedarik zincirlerinin yeniden yapılandırılmasına yol açabileceğini belirtiyor.
Öte yandan, bu gelişme ABD ile Çin arasındaki ticaret geriliminin Güneydoğu Asya'ya yansıması olarak da yorumlanıyor. Pekin, bölge ülkeleriyle olan ticari ilişkilerini derinleştirirken, Washington'un sert önlemler alması ASEAN ülkelerini Çin'e daha da yakınlaştırabilir. ASEAN ülkeleri, geleneksel olarak büyük güçler arasında denge politikası izlemeye çalışsa da, ABD'nin bu tür tek taraflı adımları bölgede hayal kırıklığı yaratıyor. Singapur merkezli düşünce kuruluşu ISEAS-Yusof Ishak Enstitüsü'nün geçen yıl yayımladığı ankete göre, Güneydoğu Asya halklarının yüzde 47'si Çin'i ABD'den daha güvenilir bir ekonomik ortak olarak görüyor.
ABD Ticaret Bakanlığı yetkilileri ise kararın yalnızca işgücü standartlarına dayandığını ve siyasi bir hedef gözetmediğini vurguluyor. Yetkililer, bu tür önlemlerin adil ticareti teşvik etmek ve Amerikalı işçileri korumak amacıyla uygulandığını, diğer ülkelerle dostane ilişkilerin sürdüğünü ifade ediyor. Yine de bölgedeki gözlemciler, bu tür uygulamaların ABD'nin 'güvenilir ortak' imajına zarar verdiği konusunda hemfikir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye için bu gelişme, küresel ticaret dinamiklerinde yaşanan kaymaların bir göstergesi olarak okunabilir. ABD'nin korumacı politikaları, yalnızca Güneydoğu Asya'yı değil, tüm gelişmekte olan ülkelerin ihracatını etkileyebilecek bir emsal teşkil ediyor. Türkiye, benzer şekilde ABD ile bazı ticari anlaşmazlıklar yaşamış bir ülke olarak, bu süreçte çok taraflı ticaret sistemine olan bağlılığını vurgulamalı ve DTÖ kurallarının korunması yönünde adımlar atmalıdır. Ayrıca, Türkiye'nin ASEAN ülkeleriyle artan ekonomik ilişkileri, bu bölgedeki istikrarın Türkiye'nin ihracat potansiyeli açısından önemli olduğunu göstermektedir. Bu nedenle Ankara'nın, ticaret savaşlarının bölgeye olumsuz etkilerini dengeleyecek diplomatik girişimlerde bulunması faydalı olacaktır.