ABD'de federal bir yargıç, eski Başkan Donald Trump'ın ABD Posta Servisi'ni (USPS) kullanarak posta yoluyla oy kullanımını kısıtlama amacı taşıyan idari kararını engelledi. Yargıç, bu kararın özellikle 2026 ara seçimleri öncesinde seçmen haklarını ihlal edebileceği gerekçesiyle yürütmesini durdurdu. Karar, daha önce çoğunluğu Demokrat Parti yönetimindeki 23 eyalette uygulamayı engelleyen ihtiyati tedbir kararını genişletiyor.
Gelişmenin Arka Planı
Temmuz 2025'te Trump yönetimi, USPS aracılığıyla posta yoluyla oy pusulalarının toplanmasını sınırlayan bir idari emir yayınlamıştı. Emir, posta kutularının azaltılması ve teslimat sürelerinin kısaltılması gibi uygulamaları içeriyordu. Ancak sivil toplum kuruluşları ve bazı eyaletler, bu uygulamaların özellikle kırsal ve azınlık bölgelerinde seçmenlerin oy kullanmasını zorlaştıracağını savunarak dava açmıştı.
İlk olarak Ağustos 2025'te verilen ihtiyati tedbir kararı yalnızca 23 eyaleti kapsıyordu. Ancak bu karar, Kaliforniya, New York ve Pensilvanya gibi eyaletlerde yaşayan milyonlarca seçmenin mağduriyetini önlemeyi amaçlıyordu. Yeni karar ise, mevcut düzenlemenin tamamen yürürlükten kaldırılmasını öngörerek 50 eyaletin tamamında geçerli olacak kapsamlı bir yasak getiriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu karar, ABD'de seçim güvenliği ve oy hakkı konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi. Demokratlar, posta yoluyla oy kullanmanın seçimlere katılımı artırdığını ve özellikle salgın döneminde kritik önem taşıdığını vurguluyor. Cumhuriyetçiler ise posta yoluyla oy kullanmanın hile riskini artırdığını öne sürüyor. Bu tartışma, ABD'deki seçim güvenliği reformlarının küresel ölçekte de yankı buluyor; birçok ülke posta yoluyla oy kullanma sistemlerini gözden geçiriyor.
Uluslararası gözlemciler, bu kararın ABD'de demokratik süreçlerin bağımsız yargı tarafından korunması açısından önemli bir emsal teşkil ettiğini belirtiyor. Karar, özellikle seçim güvenliği konusunda siyasi baskılara karşı yargı bağımsızlığının altını çiziyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin demokratik kurumları ve seçim sistemleri açısından doğrudan bir etki yaratmasa da, küresel demokrasi tartışmaları bağlamında önemli bir örnek teşkil ediyor. ABD'deki seçim güvenliği uygulamaları, Türkiye dahil birçok ülkede seçim mevzuatı reformlarına ilham kaynağı olabiliyor. Özellikle posta yoluyla oy kullanma, Türkiye'de yurtdışı seçmenler için tartışılan bir konu; bu karar, bu tür uygulamaların güvenilirliğine dair uluslararası bir referans noktası oluşturabilir. Ayrıca, yargı bağımsızlığının seçim süreçlerindeki kritik rolü, Türkiye'deki hukuk reformları açısından da dikkat çekici bir örnek olarak değerlendirilebilir.